Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

BAYIK, AKP'NİN OYUNUNU İFŞA EDİYOR
 

Ahmet Şık, PKK'nin fiili liderlerinden Cemil Bayık'la Kandil'de uzun bir söyleşi yaptı.

Pazar ve Pazartesi günleri Cumhuriyet'te yayınlanan bu söyleşide, kamuoyu önünde AKP iktidarının oynadığı bir "Barış süreci" oyununun oyalayıcı ve tutarsız niteliği açıkça ortaya çıktı.

* * *

Bayık aslında "Barış süreci" hakkındaki tutarsızlıklarla birlikte Erdoğan'ın diktatörlüğü, Öcalan'ın serbest bırakılması, Paris suikastı, "Barış sürecinin" aktörleri, Cemaatle lişkiler ve benzeri konularda çarpıcı açıklamalar yapıyor...

Ama ben sadece, sürecin temel niteliği üzerinde söylediklerini yorumlayacağım.

Çünkü bu konuda söyledikleri, AKP'nin, PKK ile görüşürken "Görüşüyorsunuz diyen şerefsizdir" demesi gibi, daha dün "Ne Kürt sorunu yaaa" ifadesi gibi samimiyetsiz ve tutarsız politikaların nedenlerini yeterince açığa çıkarıyor.

* * *

Önce Bayık'ın şu teşhisine bakalım; ben bunları daha önce defalarca söylediğim için, sanki kendi yazdığım bir "Aydınlanma" makalesini okuyorum sandım:

"Bir kere Kürt sorunu sadece Türkiye'nin bir sorunu değil. Kürtlerle Türk devletinin ve hükümetlerinin arasındaki bir sorun da değil. Ortada bunu aşan bir sorun var.

Türkiye'yi ilgilendirdiği kadar Ortadoğu'yu ve hatta uluslararası alanı ilgilendiren bir sorun var.

Kürdistan parçalanmış bir ülke ve halktır. Her bir parçası da bir başka devletin egemenliği altındadır. Hepsi de sahip olduğu parça üzerinde politika yürütüyor. Bu devletlerin uluslararası alanda çeşitli güçlerle de ilişkisi var.

Hem bu açıdan herkesi ilgilendiriyor hem de bu sorunu ortaya çıkaran, ağırlaştıran uluslararası bölgesel nedenler var.

Bölgede önderliği alan ABD var.

NATO ülkesi olan Türkiye Avrupa Birliği adayı ve İslam Birliği Teşkilatı'na üye.

Dolayısıyla bu sorun bütün bu yapıları ilgilendiren bir mesele haline gelmiştir.

Türkiye ile herhangi bir sorunu çözmek ABD, NATO, AB ve İslam Teşkilatı ile bir sorunu çözmek anlamına geliyor.

Kısacası dünyanın bütün güçleri bu sorunun içindeyken Türkiye'nin milli ya da yerel çözüm demesi gerçekçi değil."

* * *

Bence bu sözler, AKP'nin kamuoyunu (her seçim öncesi) seçimlere kadar oyalamayı amaçlayan tutarsız ve samimiyetsiz politikalarını yeterince afişe eden gerçekçi teşhisler...

Dışarıyla doğrudan bağlantılı ve büyük ölçüde dışardan yönetilen bir sorunu sadece içerden ne derece çözebilirsiniz?

* * *

Bayık, PKK ile AKP iktidarı arasındaki görüşmelerde, üçüncü bir tarafın katılmasını önerdiklerini ama bunun reddedildiğini de açıklıyor:

"Türkiye parlamentosu olabilir veya Türkiye sivil toplum örgütlerinden oluşturulabilecek bir komite de olabilirdi. Birçok seçenek sunduk.

Kabul etmeyerek "İki taraflı olarak bunu çözelim" dediler.

"Yerel, milli bir çözüm olmasını istiyoruz" dediler.

Aslında ipe un sermekti bu. Çünkü dünyada böylesi bir çözüm örneği yok. Ama Türkiye bu yönde adım atmadı. "Üçüncü taraf olursa süreç bozulur, ilerlemez" dediler.

* * *

Sanıyorum durum yeterince açık:

AKP, daha doğrusu Erdoğan, yıllardır, bir yandan PKK'yı bir yandan Türk ve Kürt kamuoyunu bir yandan da uluslararası camiayı, hepsine mavi boncuk dağıtarak oyalayıp duruyor ve bu arada zaman kazanarak otoriter iktidarını pekiştiriyor.

Bayık'ın söyleşisi, benim yıllardır demokrasi, şeffaflık ve uluslararası ilişkiler bağlamında eleştirdiğim bu oyunu, tam seçim öncesinde açığa çıkarıyor!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 20 Mayıs 2019

Valid HTML 4.01 Transitional