Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

DİN, SİYASET VE ŞİDDET
 

Aslında her ideolojinin, ne denli yumuşak ve barışçı olursa olsun, şiddet eylemleri yapan taraftarları olabilir:

"Sert" ideolojiler, emirleri ve yasakları net ve çok olan ideolojilerdir...

Tek tanrılı dinler, Faşizm gibi, Proletarya Diktatörlüğü gibi siyasal ideolojiler böyledir.

"Yumuşak" ideolojiler, emir ve yasaklardan çok, genel ve tek bir ilke çerçevesinde biçimlenmiş düşünce sistemleridir...

"İnsanlığa inanacaksın" gibi bir genel ilkeye dayalı olan Hümanizm böyledir.

Bu açıdan "sert" ideolojiler, şiddet eylemleri doğurmaya daha uygun bir yapıya sahiptirler, ama hiç bir ideolojinin şiddet eylemleri için araç olarak kullanılmaya karşı bağışıklığı yoktur...

Hiç bir ideoloji ve elbette İslam dini de, onu şiddet aracı olarak kullanan fanatik bireyler veya siyasal örgütlerden dolayı mahkûm da edilemez.

* * *

Konu, dinler açısından ele alındığında, Hıristiyanlık ile Müslümanlık arasında, başlangıç aşamaları hariç, devletin ideolojisi olmak bakımından temel bir fark yoktur:

Hıristiyanlık, ilk yayılma aşamasında barışçı bir yöntem izlemiş, ünlü "Sana bir tokat atana öteki yanağını uzat" anlayışını kullanmış, Müslümanlık ise dinle birlikte devlet kuruluşuna da temel oluşturduğundan, Hz. Muhammed ve sahabenin at üzerinde kılıçla savaşarak savunduğu ve yaydığı bir inanç olarak ortaya çıkmıştır.

Ama asıl belirleyici olan husus, Hıristiyanlığın da yöneticiler tarafından benimsenmesinden sonra, devletin egemen ideolojisi olarak kullanılması bakımından, Müslümanlık ile arasında bir fark kalmamış olmasıdır.

Bunun temel nedeni, dinin siyasette kullanılmaya başlanmasıdır:

Din, siyasal ideoloji olarak kullanıldığında, ne yazık ki, egemenlerin baskı ve zulüm aracı da olmaktadır.

* * *

Dinlerin ve mezheplerin siyasette egemenlik aracı olarak kullanılmalarının şiddete ve zulme yol açtığını bize tarih öğretmektedir:

Hıristiyanlıktaki mezhep savaşları Avrupa tarihini biçimlendiren en önemli süreçlerden biridir...

Müslümanlıktaki mezhep savaşları ise Hz. Ali'nin katledilmesiyle başlamıştır...

Elbette Haçlı Seferleri gibi dinler arası savaşlar da bütün dünyayı etkilemiş ve biçimlendirmiş olan siyasal olaylar arasındadır.

* * *

Gerek El Kaide'nin, gerek Boko Haram'ın gerekse IŞİD'in katliamlarında ve elbette son Charlie Hebdo olayında, dinin bu siyasal egemenlik iddiası görülmezse, konu her yönüyle anlaşılamaz...

Dinsel kaynaklı siyasal şiddetin ilacı, bütün dinlere eşit uzaklıkta duran ve inanç özgürlüğünü güvence altına alan laiklik ilkesidir!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 20 Mayıs 2019

Valid HTML 4.01 Transitional