Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

YAZARKEN UTANIYORUM
 

Bazı öyle olaylar, eylemler ve söylemler vardır ki, yapanlar utanmamıştır ama siz eleştirmek için bile onlardan söz ederken utanırsınız!

Bu gün aslında Ortadoğu bataklığındaki kaos ve bu kaosun Türkiye'ye yansıması hakkında, gözden kaçan bir kaç nokta üzerinde yazacaktım...

Yazının önemli bir bölümünü de hazırlamıştım...

Ama sabah sabah öyle bir haberle karşılaştım ki...

"Artık bu kadar da olmaz!" dedim.

* * *

Yazıyı yazdığım bu gün 10 Ekim 2014, Cuma...

Türkiye bu sabah, Kobani trajedisi, PKK-HDP siyaseti ve AKP iktidarının politikaları sonucunda çıkan olaylarda, hayatını kaybedenlerin sayının 35'e yükselmiş olması haberiyle uyandı...

Ne yazık ki haberler bu kadarla da kalmıyordu:

Gaziantep'te "karşıt grupların" (ne demekse?) çatışmaları, Bingöl'de Emniyet Müdürü'ne yapılan saldırı ve şehit olan polisler, çeşitli kentlerde süren yağma ve yıkım olaylarının artık İstanbul gibi büyük kentlere de sıçramış olması, bazı kentlerde emniyet güçlerinin kendi binalarından bile dışarı çıkamadıkları, sokakları palalı ve sopalı adamların işgal etmiş olması gibi, insanın tüylerini ürperten haberler, ölümlere eşlik ediyordu...

Ortadoğu'da süren savaş ve bu savaşta Türkiye'nin alacağı rol de herkesi tedirgin etmekteydi...

Özet olarak Türkiye Cuma günü, tam bir iç ve dış savaş ortamına uyandı.

Ama medyada Cuma günü öyle bir haber daha vardı ki, insana gerçekten "Artık bu kadar da olmaz" dedirtiyordu!

* * *

Tam bu ortamda, yani iç ve dış savaş ortamında, Türkiye'yi yönetmekle görevli olanlar, sanki başka işleri güçleri yokmuş gibi, oturmuşlar, Etiler Polis Meslek Okulu'nun arazisine Alış Veriş Merkezi yapmak üzere, bu okulu kapatma kararı almışlar ve bu kararı, uygulanmak üzere, Resmi Gazete'de yayınlatmışlardı...

Kamuoyu, bu okulu ve arsasını, bu arsanın nasıl yollarla kimler tarafından kullanılmak istendiğini, Rüşvet ve Yolsuzluk Operasyonu sırasında ortaya saçılan konuşma ve toplantı tutanaklarından çok iyi anımsayacaktır...

Türkiye, içte ve dışta canıyla uğraşırken, ülkeyi yönetenler, arazi rantıyla, ceplerini doldurmakla meşgul...

Hani "Koyun can derdinde, kasap mal derdinde" derler ya...

İşte o hesap!

* * *

Ortadoğu'nun ve Türkiye'nin bu kritik günlerinde böyle bir yazı yazmak zorunda kaldığım için utanıyorum.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 22 Nisan 2019

Valid HTML 4.01 Transitional