Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

İSLAM VE DEMOKRASİ-4
 

2011'deki tartışmada benim birinci sorumu "dayatmacı ve kıstırıcı" bulan Karaman şöyle devam ediyordu:

"Türkiye şartlarında bana göre doğru soru şudur: 'Türkiye'de Müslümanların, laik düşünceye sahip insanlarla bir arada, barış içinde, hak ve özgürlüklere saygı göstererek yaşamaya ve demokrasiye rızaları var mıdır?'"

Karaman bu satırlarıyla "Müslümanların rızası" kavramını ortaya atıyordu.

Biraz sonra göreceğimiz gibi günümüzdeki son yazılarında bu kavramı "çoğunluk" kavramı ile özdeşleştirerek, olayı "mahalle baskısına" bağlayacaktır.

Şimdi eski yazılarından devam edelim:

"...İnancı ve ideolojisi farklı olan fertler ve gruplar -başka türlüsü mümkün olmadığında- inançlarını, dünya görüşlerini muhafaza ederek farklı olanlarla ortak alanı düzenleyen bir sözleşme (mesela anayasa) çerçevesinde birlikte yaşayabilirler, bir ülkenin vatandaşları olabilirler..."

Böylece Karaman biraz karmaşık bir yoldan da olsa, Müslümanları ve laikleri ayrıştırıyor...

Ama, "başka türlüsü mümkün olmadığında", birlikte yaşayabileceklerini söylüyor.

Bu anlamda bir "tahammül" olayını devreye sokuyor ve böylece, insanların temel hak ve özgürlüklerini çoğunluğun merhametine bırakıyor!

* * *

Şimdi 8 kasım 2013 tarihli "Çoğunluğu kale almamak" başlıklı çok daha yeni bir yazısına bakalım:

"...Liberallere göre onsekiz yaşını doldurmuş insanlar; öğrenci, memur, sivil, yaşlı, genç ne olurlarsa olsunlar, evli olmasalar bir mekanda evli gibi yaşayabilirler. Üstelik bir mekanda yalnız bir çiftin çiftleşmesine (nikahsız bir çift teşkil etmelerine) değil, birden fazla çiftin yaşamasına da bir engel yoktur.

Diyelim ki bu bireysel haktır, toplum içinde azınlık da olsalar demokrasi bunlara bu hakkı tanır. Çoğunluğa göre bu durum ahlaksızlık, rezillik, onursuzluk, ayıp, günah (zina), düşüklük... olarak kabul ediliyorsa durum ne olacak.

Ben söyleyeyim: Toplum (apartman, mahalle, çevre...) buna tepki gösterecek, çirkin duruma bir şekilde müdahale edecek, mahalle baskısı yapacaktır. Baskıya maruz kalanlar medyayı ve devlet kurumlarını kullanarak yardım isteyecekler, medya karışacak, devlet kurumları da baskıyı engelleme bakımından gevşek davranacaktır."

* * *

Görülüyor ki, Sayın Karaman eski yazılarıyla gayet tutarlı bir biçimde, demokrasi adına çoğunluğa atıf yapıyor ve "mahalle baskısını" devreye sokuyor...

Bireyin temel hak ve özgürlükleri yerine çoğunluğun baskısını savunuyor!

Arkası Salı gününe.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 22 Nisan 2019

Valid HTML 4.01 Transitional