Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

ATATÜRK'Ü ANARKEN...
 

Hiç kuşkusuz, Türkiye Cumhuriyeti'nin temelleri Mustafa Kemal Atatürk öncülüğündeki Kurtuluş Savaşı ile atılmıştır.

Kurtuluş Savaşı'nın kazanılması sadece bağımsız bir Türk Devleti'nin ortaya çıkmasına yol açmamış, aynı zamanda bu savaşın muzaffer komutanı olarak Mustafa Kemal'i de karizmatik bir lider seviyesine yükselterek, Cumhuriyet'i kurma yolunda ona büyük bir güç vermiştir.

Bir başka deyişle, topraklarımızı işgal eden Birinci Dünya Savaşı'nın galip devletlerinin işgal ordularına karşın, Batı'dan saldıran Yunan'a, Doğu'dan saldıran Ermeni ordularına, içerde isyan eden Halife'nin çetelerine karşı kazandığı zafer, Mustafa Kemal'in liderlik gücüne güç katmış, hem Cumhuriyet'i ilanını hem de bir din-tarım imparatorluğundan çağdaş bir devlete geçiş için gerekli devrimleri yapmasını kolaylaştırmıştır.

* * *

Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun altında bir askeri zaferin yatmasına karşın, hatta belki de bundan dolayı, Mustafa Kemal Atatürk, orduyu siyasetin dışında tutmaya özel bir özen göstermiştir.

Hiç kuşkusuz bu politikasında, İttihat Terakki döneminde, ordunun siyaset içinde yaratığı sorunlar ve bunun getirdiği sıkıntıları bizzat yaşamış olması da etkiliydi.

Nitekim bu politikanın bir sonucu olarak, yakın çalışma arkadaşları siyaset yapmak istedikleri zaman onlara, ya orduda kalmaları ya da ordudan ayrılarak siyasete atılmaları için iki seçeneği birbirini dışlayan bir biçimde sunmuştur.

Bu politikasındaki en büyük yardımcılarından biri de Mareşal Fevzi Çakmak olmuştur.

* * *

Ne yazık ki Çok Partili Düzen'e geçiş döneminde Demokrat Parti'nin demokrasiyi geliştirmek yerine rafa kaldıran politikası, ordunun genç subaylarının 27 Mayıs 1960'ta müdahale etmesinin de yolunu açmış ve bu müdahale, demokrasi yolundaki büyük bir adım olan 1961 Anayasası'na karşın, Menderes, Zorlu ve Polatkan'ın idamıyla kana bulanmış, kana bulanmakla da kalmamış, günümüze kadar gelen bir kan davasına yol açmıştır.

Üstelik yine aynı ordu, bu kez kurumsal kimliğiyle, hem de Atatürkçülük adına, 12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980 müdahalelerinde, 1961 Anayasası'nın getirdiği özgürlükçü sistemi tümüyle ortadan kaldırmış, yeniden baskıcı rejimlerin önünü açmıştır.

* * *

Atatürk'ün yolu akıl ve bilim yoludur.

Atatürkçülük, aklın ve bilimin günümüzde işaret ettiği çağdaşlıktır, onun hedeflediği çoğulcu ve özgürlükçü demokrasiden, insan haklarından, özellikle de kadın haklarından yana olmaktır.

Ama ne yazık ki artık çağdaşlıktan, çoğulcu demokrasiden, temel hak ve özgürlüklerden yana olmak da zorlaşmıştır ülkemizde!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 22 Nisan 2019

Valid HTML 4.01 Transitional