Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

OKTAY EKİNCİ, YAĞMA, 12 EYLÜL VE BUGÜN
 

Oktay Ekinci'yi dün toprağa verdik.

Cenazesine katılanların gözyaşları yürektendi...

Çünkü onlar, kendileri için, kendi refah ve mutlulukları için, daha iyi bir dünya, daha yaşanası bir ülke için mücadele eden bir savaşçının arkasından ağlıyorlardı.

* * *

Yaşamını toprak yağması ile mücadeleye adayan Oktay Ekinci gerçek bir Atatürkçüydü...

Bütün gerçek Atatürkçüler gibi, demokrattı...

Elbette laikti de; laiklik demokrasinin önkoşulu olduğu için...

Çevreciydi...

Doğaseverdi...

Bir arkeolog kadar tarih düşkünüydü...

Kent planlamacılarına parmak ısırtacak kadar yaşanabilir kent dokusunun üzerine titrerdi...

Ve bütün gerçek Atatürkçüler gibi, kendilerini "Atatürkçü" ilan eden ve ülkeye bu etiket altında büyük kötülükler yapan 12 Eylülcülere de karşıydı!

Sadece demokrat olduğu için, siyasal ve ideolojik bakımdan değil, mesleki ve ahlaki açıdan da 12 Eylül darbecilerini eleştirirdi:

Tüm Türkiye'de ama özellikle de İstanbul'da yağmanın önünü 12 Eylül darbecilerinin açtığını söylerdi.

* * *

Gerçekten de ülkenin tarihini, doğasını ve kent dokusunu koruyan yapıyı 12 Eylül 1980 cuntacıları yok etmişlerdi!

Koruma kurulları ilk ve en önemli darbeyi cunta yönetiminden yemişlerdi...

Daha sonra İstanbul nazım planı da rafa kaldırılmış, yağmacılara gün doğmuştu!

Öyküsü uzundur, meraklısı Oktay'ın kitaplarında ayrıntıları bulur.

* * *

Tüm Türkiye'nin özellikle de, kıyıların, yeşil alanların ve İstanbul'un yağmalanması, askeri yönetimden sonra Özal döneminde de büyük bir hızla, yasal değişiklikler de yapılarak sürdü...

* * *

Bugün İstanbul, yaklaşık 20 yıldır AKP yönetimi altında, yağmacılığın son dönemini yaşıyor:

Artık yeşil yok...

Her yer beton...

Her yer alış veriş merkezi, rezidans, ofis, otel...

Trafik durmuş!

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan medyayı trafik sorununu büyütmekle suçluyor...

Felç olmuş bir kentin trafik faturasını "Gezi direnişçilerinin trafiği tıkamasına bağlayan" dalkavuklar ise Başbakanın şikayet ettiği o medyadaki köşelerinden ahkam kesiyor...

Ve Oktay Ekinci yukardan bunlara bakıyor:

"Ben demiştim" diyor!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 15 Nisan 2019

Valid HTML 4.01 Transitional