Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

ÇARPITILAN MİLLİ İRADE KAVRAMI!
 

Dedesi Prof. Turhan Feyzioğlu, Siyasal Bilgiler Fakültesi Dekanı iken, 1956-57 öğretim yılının açılış konuşmasında öğrencilere "Nabza göre şerbet vermeyin" dediği için, Demokrat Parti tarafından görevden alınmıştı!

Şimdi torunu, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Prof. Metin Feyzioğlu, 2013-14 adli yılının açılış töreninde, "Milli İrade" kavramının nasıl çarpıtıldığını açıklayarak, tarihte, dedesinin yanındaki yerini aldı.

* * *

"Dünya ve Türkiye tarihine bakıldığında, milli irade tabiri daha ziyade, seçimle iş başına gelmiş ancak çoğulculuk yerine çoğunlukçuluğu benimsemiş ve giderek otoriter eğilimler sergilemeye başlamış siyasi iktidarların tercihi olmuştur.

Çağdaş demokrasiler ise çoğulcudur.

Başka bir anlatımla çağdaş demokrasiler, sadece o an için çoğunlukta olan siyasi görüşleri değil, sayıca azınlıkta olan başka görüşleri de kucaklar.

Bugün eğer mutlaka milli irade tabiri kullanılmak isteniyorsa, Türkiye Cumhuriyeti'nin çoğulcu bir demokrasi modeline dayandığı unutulmamalıdır.

Bu durumda milli irade tabiri, çoğunluğun azınlığa tahakküm ettiği, siyasi iktidarın her kurumu ele geçirdiği ve yaşamın her alanını düzenlemeye soyunduğu, insanların yaşam biçimine müdahale ettiği dönemlerdeki içeriğinden elbette ki farklı anlaşılmak zorundadır.

O halde çağdaş bir demokraside 'milli irade' tabirini kullanmaya devam etmek isteyenler, bu tabirin içinde siyasi iktidara muhalif düşüncelerin de yer aldığını, hükümetlerin parlamentodaki çoğunluklarına dayanarak her istediklerini yapamayacaklarını ve onlara oy vermeyenlerin de hükümeti olduklarını; insanlığın ortak değerlerini temsil eden hukukun genel ilkelerine, usulüne göre yürürlüğe konulmuş insan haklarına ilişkin uluslararası sözleşmelere ve anayasaya uygun davranılmasının zorunlu olduğunu unutmamalıdır.

Anayasamızın değişmez maddelerinde ifadesini bulan Cumhuriyetin temel niteliklerinin siyasi iktidarı sınırladığı ve çoğunluğun azınlığa tahakkümünü engellediği de hiçbir zaman akıldan çıkarılmamalıdır.

Bu sınırlamalarla kastedilen, bazılarının ileri sürdüğünün aksine, azınlığın çoğunluğa tahakkümü asla değildir...

Kastedilen, demokratik uzlaşma kültürüdür, katılımcı demokrasidir, geçici bir çoğunluğun geçici bir azınlık üzerinde mutlak egemenlik kurmasının önlenmesidir...

Nasıl yaşayacağını, hangi okula gideceğini, hangi inanca sahip olacağını, nerede ibadet edeceğini, hangi ahlak kuralını benimseyeceğini kişilere dayatmaya kalkışmamasıdır."

* * *

Ne acıdır ki Türkiye'deki demokratlar, Çok Partili Düzene geçişten yetmiş yıl sonra bile, sağcı iktidarlara hâlâ, demokrasi ve mlli irade dersi vermek zorunda kalmaktadır!

Demokrat Parti iktidarı, dede Feyzioğlu'nu, görevden alarak cezalandırmıştı...

AKP iktidarı torun Feyzioğlu'nu, Türkiye Barolar Birliği'nin seçim sistemini değiştirmekle tehdit ediyor!

İşte 60 yılda, sağ kesim partilerinin geldiği "ileri demokrasi" noktası!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 17 Haziran 2019

Valid HTML 4.01 Transitional