Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

ERDOĞAN'IN İKİ MİSLİ OY ALAN DARBECİ DİKTATÖR
 

AKP yönetiminin, 12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980 askeri darbe zulümlerini aştığına ilişkin pek çok tanıklık yapılıyor son günlerde...

Ali Sirmen gibi, Ataol Behramoğlu gibi, her üç dönemi de yetişkin olarak yaşamış, haklarında davalar açılmış, hapislere düşmüş insanlar, karşılaştırmalı yazılarında, 12 Mart ve 12 Eylül askeri dönem uygulamalarının bugünkülerin yanında hafif kaldığını, AKP'nin bir "Sivil darbe" yapmış olduğunu belirtiyor...

AKP'nin sivil darbesi, zulüm ve demokrasiden sapmalar hakkındaki eleştiriler, özellikle Gezi Direnişi'nden sonra, artık ulusal sınırları aştı, uluslararası boyutlara ulaştı.

Bu eleştirilere, örneğin The Times'da yayınlanan ve kendisini diktatör diye niteleyen metne imza atanlara karşı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan şöyle diyor:

"Bunlar düşüncelerini fikirlerini kiraya vermiş tipler.

Eğer bunlar demokrasiye gerçekten inanmış tipler olsa, bu ülkede düşünün artık yüzde 50 oyla iktidar olmuş bir partinin liderine diktatör deme ahlaktan yoksunluğunu gösteremezlerdi."

Temel hak ve özgürlüklerde her türlü sınırlama ve kısıtlamayı, her türlü demokrasi ihlalini "İleri Demokrasi" adına yaptığını öne süren bir Başbakan'ın, kendini eleştirenlere "fikirlerini kiraya vermiş tipler" ve "ahlaktan yoksun" demesi normal...

Normal olmayan "yüzde 50 oyla iktidar olmuş bir partinin liderine diktatör deme ahlaktan yoksunluğu" ifadesi:

AKP'ye demokratik olarak muhalefet eden, barışçı yollarla karşı çıkan insanlara bile "darbeci" damgasını basacak kadar gözü dönmüş olan...

"Darbeci" sözcüğünü, bütün muhaliflere karşı yerli yersiz kullanan Erdoğan ve allame danışmanları, Türkiye'deki en büyük darbecinin ve diktatörün Kenan Evren olduğunu unutmuş mudur?

Kenan Evren'in yüzde 92 oy alarak seçildiğini bilmezler mi?

Demek ki neymiş efendim:

Yüzde 50 değil, yüzde 92 oy bile, bir insanı darbeci, diktatör olmaktan kurtaramıyormuş...

Çünkü darbecilik ve diktatörlük, alınan oyla değil, yapılan icraatla ölçülür!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 22 Nisan 2019

Valid HTML 4.01 Transitional