Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

ERDOĞAN'IN ÖFKELİ PSİKOLOJİSİ ÜLKENİN KADERİ MİDİR?
 

Başbakan Erdoğan tam bir "Öfkeli Tek Adam Yönetimi" kurdu ülkede:

Yasamanın, yürütmenin ve hatta yargının bütün karar mekanizmalarını kendine bağladı...

Merkezi yönetim gibi elbette yerel yönetimler de bundan nasibini aldı; ülkeyle birlikte kentleri, belediyeleri de yönetiyor...

Sivil ve asker bürokrasi, ayrıntılarda bile, doğrudan ona bağlı; her karar ona gidiyor, ona sormadan hiçbir iş yapılamıyor...

O isterse, yasama organı bir gecede kanunlar çıkarıveriyor, kimseye danışmadan...

Yargı, olaylar karşısında, onun tutum ve davranışına uygun olarak harekete geçiyor...

Medya zaten tam denetimi altında...

Hiçbir demokratik ülkede görülemeyecek, hayal bile edilemeyecek bir merkezi otorite!

Her konuyu biliyor...

Çok da öfkeli...

Her konuda derhal bağırarak tepki veriyor:

Dış politika, iç politika, aile yapısı, çocuk sayısı, kürtaj, sezaryen, giyim kuşam, içki, sigara, eğitim, sağlık, ekonomi...

Kimse onun dediğinden çıkma cesaretini gösteremiyor...

Zaten boş bulunup, önceden de olsa, biraz farklı konuşan Bülent Arınç gibi en yakın arkadaşları bile azarı yiyip susuyor!

* * *

Söylemi sert, üslubu kavgacı, yargıları acımasız; adeta çatışmayla besleniyor.

Peki kamuoyundaki imajı nedir, halk, seçmen onu nasıl algılıyor...

Halkın algısı konusunda iyi bir gözlemci olan Ahmet Hakan, Pazar günü şöyle yazıyordu:

"- O geri adım atmaz.
- O pişman olmaz.
- O böyle olacak dedi mi, öyle olur.
- O sözünün üstüne söz söyletmez.
- O başkalarının ne dediğine bakmaz, kendinin ne dediğine bakar."

* * *

Taksim olayında da aynısı oldu; oluyor:

Ona göre, ağaçları ve yeşili korumak isteyenler, halk, vatandaş, seçmen değil, çapulcu!

Gezi Parkı'na Topçu Kışlası'nı yapmakla kalmayacak...

Atatürk Kültür Merkezi'ni de yıkacak...

Camiyi de yapacak...

Taksim olaylarını görmezden gelen iktidar destekçisi medyaya reklam vermeyen firmaları da cezalandırılacak!

Demokrasi bu mudur...

Barış süreci bu mantıkla mı işleyecektir...

AKP, parti ve iktidar olarak, bu öfkeli, çatışmacı tutum ve davranıştan artık zarar görmeye başladığının farkında değil midir?

Türkiye, tek bir kişinin bu öfke dolu çatışmacı psikolojisine mahkûm mudur?


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 24 Haziran 2019

Valid HTML 4.01 Transitional