Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

BİREY LAİK OLAMAZ MI? YA ÇOCUK İŞÇİ İSTİSMARI?
 

Anayasa Mahkemesi'nin son 4+4+4 eğitim yasasının iptaline ilişkin red kararı, 12 Eylül 2010 referandumunun yargıda oluşturduğu yeni dengeleri bir kez daha vurguladı...

Dilerim Anayasa Mahkemesi, Türkiye'nin "Demokratik ve Laik Sosyal Hukuk Devleti"ni, AKP'nin çoğunluk diktatörlüğü anlayışını yansıtan "İleri Demokrasi" düzenine kurban etmez!

* * *

Mahkemenin karar metnine bakıldığında derhal göze çarpan bazı sorunlu alanlar var:

Birey laik olamaz mı?

AKP iktidarının ve onun lideri Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın "Laiklik devletin niteliğidir, birey laik olamaz" dediğini biliyoruz...

Bu görüşün arkasında, "Müslümanlar laik olamaz, ya laiksin ya Müslümansın" biçimindeki yanlış bir dayatmanın olduğunu da!

Anayasa Mahkemesi, kararın başlangıcında, Anayasa'nın ilgili maddelerine atıf yaparak "Diğer bir ifadeyle, laiklik, bireyin ya da toplumun değil, devletin bir niteliğidir." diyor; sanki Anayasa başka biçimde bir düzenleme yapabilirmiş gibi!

Sanki, Demokrasi, Sosyal Devlet, Hukuk Devleti gibi kavramlar birey ya da toplum tarafından benimsenemez, birey ya da toplum, bunlardan yana olamazmış gibi.

Anayasa Mahkemesi'nin bu sakat ifadesine göre birey ve toplum demokrat da olamaz; çünkü demokrasi de devletin bir niteliğidir!

Hukuk diline ve Anayasa metnine uygun da olsa, bilimsel olarak yanlış bir yargıyla işe başlaması, Anayasa Mahkemesi'nin "Yeni zihniyetinin" bir yansıması sanıyorum.

Çoğunluk dinine ayrıcalık ne demek?

Türkiye'de Sünni bir çoğunluk baskısı olduğu, "mahalle baskısı" denilen bu yaklaşımın artık gözle görülür, elle tutulur hale geldiği ve ne yazık ki devletçe de benimsendiği son olaylarla iyice belirginleşti.

Böyle bir ortamda, Anayasa Mahkemesi, bu çoğunluk baskısını devletin de benimsemesini, "Hemen her ülkenin din eğitim ve öğretimi, hâkim dine belli bir ağırlık vermekte, diğer dinler karşısında çoğunluk dininin mensuplarına bazı öncelikler tanımaktadır." diyerek meşrulaştırmaktadır!

Ayrıca kararın, laiklik anlayışı konusundaki başka tartışmalı görüşleri yanında, çocuk işçi çalıştırılmasının önünü açması konusunda da çok sakıncalı yanları var.

Sanıyorum, bu karar daha çok tartışılacak:

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk bayramında, hem "ulusal egemenlik" hem de "çocuk" kavramlarının yozlaşmasına yönelik tohumlar taşıyor içinde!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 19 Ağustos 2019

Valid HTML 4.01 Transitional