EMRE KONGAR AYDINLANMA, OSCAR WILDE MI, HELEN ROWLAND MI?

Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

OSCAR WILDE MI, HELEN ROWLAND MI?
 

Cumhuriyet gazetesi bir okuldur!

Sadece okurları için değil...

Yazarları için de!

Bu gazetenin yazarlarıyla okurları arasındaki ilişki karşılıklı bir eğitim, bir alış veriş ilişkisidir...

Siz yazarsınız; okurlar yorumlarını, tepkilerini, katıldıkları, katılmadıkları konuları belirtir ve size yollar...

Böylece karşılıklı bir eğitim süreci sürüp gider.

60 yılı geçen Cumhuriyet okurluğum ve neredeyse 20 yıla yaklaşan Cumhuriyet yazarlığım sırasında, gerek yazarlardan gerekse okurlardan çok şey öğrendim; hâlâ da her gün öğreniyorum ve bundan büyük bir zevk duyuyorum.

* * *

Geçen hafta, değerli televizyoncu Ece Üner'in bir söyleşideki şu ifadesini alıntılamış ve kendisini övmüştüm:

"Evlilikte iki şey öğrendim:

Birincisi, evlilikte mutluluğun sırrı hâlâ bir sır.

İkincisi, kadın erkeği daha az sevmeli daha çok anlamalı...

Erkek ise kadını daha çok sevmeli ve anlamaya çalışmamalıdır."

diyordu.

Yazımın yayınlandığı gün, okurlarımdan hemen ikinci ilkenin bir alıntı olduğunu belirten uyarılar geldi.

Değerli okurlarımın çoğu, bunun Oscar Wilde tarafından söylendiğini, birkaçı, internette dolaşan isimsiz bir deyişten alıntılandığını, yalnız bir tanesi de Amerikalı gazeteci, mizahçı Helen Rowland'a ait olduğunu belirtiyordu.

* * *

Ece Üner, alıntılar konusunda çok hassas olduğunu, söyleşi sırasında, bu sözleri Oscar Wilde'dan alıntıladığını belirttiğini, ama bu ifadesinin yazıda atlandığını söyledi.

* * *

Önce, en güvenilir kaynak olarak, sevgili Şakir Eczacıbaşı'nın Oscar Wilde üzerine yazdığı kitaba baktım, orada bulamadım, içime bir kuşku düştü...

Mecburen internete bakmaya başladım.

Bu internet, nasıl kullandığınıza bağlı olarak, hem bir cennet, hem bir cehennem:

Bir çok kaynak, sözlerin Oscar Wilde'da ait olduğunu belirtiyordu...

Ve bunlar doğru değildi!

Özellikle İngilizce kaynakları taradığımda, nihayet sözlerin asıl sahibinin Helen Rowland olduğunu buldum; (benim için zaten çok özel olan) o tek okurum haklıydı.

Bu satırları, hâlâ okurlarından ve çocuklarından bir şeyler öğrenmenin keyfini yaşayan bir yazar ve bir baba olarak yazdım; sağ olun, var olun!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 22 Nisan 2019

Valid HTML 4.01 Transitional