Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

NEYİN "SÜRECİ?" NEYİ "ÇÖZÜYORUZ?"
 

İmralı tutanaklarının yayınlanmasının çözüm sürecine katkıda bulunacağını savunduğum Salı günkü yazım üzerine değerli ve sevgili okurlarımdan L.A.E.'den, bir mektup aldım.

"Bugünkü yazınızın son paragrafının son cümlesinin son kısmını anlayamadım. 'böylece kabul edilmesine' hangi 'böylece'ye işaret ediyor. Açıklayabilir misiniz?" diyordu; yani "kabul edilecek" çözümün ne olduğunu soruyordu.

Keşke bilsem!

* * *

Karmaşık sorunlar insanın aklını da karıştırır:

Önümüzdeki sorunlar yumağı nedir...

Hangi önemde, hangi aciliyette kaç sorunla karşı karşıyayız...

Hangi sorun ya da sorunlar temel sebeplerdir...

Hangi sorun ya da sorunlar aslında bir sebep değil, bir sonuçtur, bir görüntüdür...

Sorunlar arasındaki ilişkiler, tek yönlü sebep-sonuç ilişkisi midir, birbirini etkileyen diyalektik ilişki midir...

Sorunların ne kadarı bizden kaynaklanmaktadır...

Sorunlarımızı üreten dış faktörler, güçler var mıdır...

Ve, bütün bir karmaşık sorunlar yumağını ele almaya, çözmeye nereden başlamalıyız?

* * *

Karmaşık sorunları anlamak, çözümler üretmek için, hem analitik hem de sentetik yöntemleri kullanmalıyız:

Önce önümüzdeki sorunlar yumağını analiz etmeli, ögelerine ayırmalı, her bir ögeyi tek tek irdelemeli, sonra da vardığımız sonuçlardan bir senteze ulaşmaya çalışmalıyız.

Bu çerçevede, "Neyin süreci?" "Neyi çözüyoruz?" sorularını somuta indirgeyerek iç içe geçmiş olan, ya da kamuoyuna yansıdığı kadarıyla birlikte ele alındığı izlenimi veren sorunları, sorular halinde özetleyelim:

1) Terörü mü çözüyoruz?

2) Etnik ve siyasal anlamda Kürt sorununu mu çözüyoruz?

3) PKK'nın ve Öcalan'ın sivil siyaset ve liderlik yapma sorunlarını mı çözüyoruz?

4) Yargı sorunları, KCK ve Silivri davaları, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'daki azgelişmiş feodal yapı, Partiler Yasası, Seçim Yasası, Anayasa gibi, Türkiye'nin demokratikleşmesi bağlamındaki sorunları mı çözüyoruz?

5) Öcalan'ın sözleriyle, "Tanzimat"tan, Meşrutiyet'ten, Cumhuriyet'ten ve Çok Partili Döneme Geçiş'ten daha önemli" bir dönüşümle, Cumhuriyetin yeniden yapılandırılması sorununu mı çözüyoruz?

6) Ortadoğu'nun yeniden biçimlendirilmesinde, sınırların ve devletlerin değişmesi, bölgedeki enerji kaynakları ve İsrail-Arap anlaşmazlığı sorununu mu çözüyoruz?

7) AKP'nin "Başkanlık rejimi" projesiyle, Başbakan Erdoğan'ın zaten kişiselleştirdiği iktidarı, siyasal ve hukuksal olarak kurumlaştırma sorununu mu çözüyoruz?

Yoksa iç içe geçmiş görünen veya gerçekten öyle olmasa bile birbirine bağlıymış görüntüsü verilen bütün bu sorunları birlikte ele aldığımızdan dolayı, işleri iyice çıkmaza sürükleyerek çözümsüzlüğe mi gidiyoruz?

Her biri ayrı ayrı ele almamız, sonra da aralarındaki ilişkileri belirlememiz gereken soru ve sorunlar bunlar!

* * *

Bu "süreçte" artık iyice görünür hale gelen ve herkesin aklını kurcalamaya başlayan yeni soruları da sorarak yazıyı noktalayalım:

Türkiye'nin barış ve güvenlik içinde, demokratik ve müreffeh bir ülke olarak yaşaması ve gelişmesi, (hangi taraftan, her kim olursa olsun) birilerinin kişisel iktidarlarının güçlendirilmesine ve kurumlaştırılmasına mı bağlıdır?

Barış, güvenlik ve demokrasi umudu, kişiselleştirilmiş iktidarlarla sağlanabilir mi?

Türkler, Kürtler, etnik kökeni ne olursa olsun tüm vatandaşlar, otoriter rejimlere ve otoriter başkanlara "Evet" der mi?


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 22 Nisan 2019

Valid HTML 4.01 Transitional