Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

MUHTEŞEM YÜZYIL SORUNU DEĞİL, REJİM SORUNU!
 

Başbakan Erdoğan'ın "Muhteşem Yüzyıl" hakkındaki sözleri gündeme yine bir bomba gibi düştü...

Ne Gazze, ne Boğaz'ın yeni bir yağmasına yol açan imar yönetmeliği, ne okullardaki "türban" serbestliği, ne AKP'nin yazdığı binlerce sahte üye iddiası, ne terör, ne BDP'lilerin dokunulmazlıklarının kaldırılması, ne Silivri davaları...

Varsa yoksa "Muhteşem Yüzyıl" tartışmaları!

Olayın vahim tarafı, Erdoğan'ın bu dizinin yapımcılarını ve onu yayınlayan kanalın sahiplerini suçlaması ve yargıyı göreve çağırmasıdır:

"Ama bunlar sanıyorum ecdadımızı televizyon ekranındaki Muhteşem Yüzyıl'daki gibi zannediyorlar.

Biz öyle bir Kanuni bilmiyoruz. O Kanuni'nin ömrü 30 yıl at üstünde seferlerde geçmiştir.

Ben o dizilerin yönetmenlerini de o televizyonun sahiplerini de milletimin huzurunda kınıyorum.

Bu konuda ilgilileri uyarmamıza rağmen yargının da gereken kararı vermesini bekliyoruz.

Bu değerlerle oynayanlara milletçe gereken dersin hukuk içinde verilmesi gerekir."

* * *

Başbakan'ın bu tavrı ilk değil...

Daha önce de dokunulmazlıklardan, idam cezasından, medyaya, kültür ve sanattan, doğum biçimine, çocuk sayısına kadar pek çok konuda fikir belirtmiş, yargıyı ve ilgilileri göreve çağırmıştı...

El değiştiren gazeteler, format değiştiren televizyon kanalları, işlerinden atılan yazarlar, yıkılan heykeller, sezaryen yapılmadığı için ölenler, tutuklamalar ve benzeri uygulamalar, bu tavrın sonucudur.

Şimdi bu tavrın, tam da AKP'nin "Başkanlık rejimi" önerisi ile çakıştığı bir dönemi yaşıyoruz:

Başbakanın tavrı ve AKP'nin önerisi, tam anlamıyla bir tek adam yönetimi, bir diktatörlük anlayışında buluşuyor!

* * *

Uzun süre AKP'ye ve Erdoğan'a destek veren, Başbakan'ın zaman zaman "Hasan Abi" diye hitap ettiği Hasan Cemal, 27 Kasım 2012 tarihli yazısında şöyle diyordu:

"Mesele nedir?

Erdoğan'ın zihniyetidir...

Erdoğan'ın iktidarı, gücü kullanma tarzıdır...

Erdoğan'ın demokrasi anlayışıdır.

Ve demokrasi kültürüdür...

...Ama bir başbakan çıkar da uluorta fetva verirse...

Heykel ucubedir, yıkın derse...

Yazar saçmalıyor, atın derse...

Dizi ecdadımıza, milli manevi değerlerimize hakarettir, durdurun derse...

Savcılara dönüp, hâlâ ne duruyorsunuz, neden harekete geçmiyorsunuz derse...

Gazete patronlarına dönüp, yazıklar olsun size, hâlâ onlara köşe yazdırıyorsanız derse...

Televizyon patronlarına dönüp, yazıklar olsun size, böyle dizilerin çekilmesine izin verdiğiniz için derse...

Ve yüce milletimiz, ecdadımıza hakaret edilmesine izin vermeyecek diyerek el aleme bir de gözdağı verirse...

O zaman ne demokrasi kalır.

Ne özgürlük kalır.

Ne hukuk devleti kalır.

Ne hukukun üstünlüğü kalır.

Ne kuvvetler ayrılığı kalır."

* * *

Hasan Cemal'in Başbakan'ın kişiliğinde somutlaştırdığı mesele, aslında çok daha derin ve vahimdir:

Mesele, bir televizyon dizisi meselesi değil, Başbakan'ın kişiliği meselesi de değil, bir rejim meselesidir...

Demokrasiden diktatörlüğe dönüşen bir rejim meselesi!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 9 Aralık 2019

Valid HTML 4.01 Transitional