Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

TERÖRİSTE ZERDÜŞT VE YEZİDİ DEMEK!?
 

İdam cezasını kaldırmış, üstelik bunu bir terör örgütü liderini asmamak için yapmış olan bir ülkedeki terör, hiçbir "insanî ideoloji ve mantıkla" savunulamaz!

Ben de çok gençken, sadece siyasal nedenlerle uygulanan idama karşıydım; cinayet işleyenlerin idam edilebilmelerini savunurdum:

"Bilinçli olarak, önceden planlayarak insan öldüren bir katili nasıl asmazsınız?" derdim.

Sonra toplumbilim öğrencisi olup biraz bilinçlenince, öldürme eylemini ve bu eyleme yol açan dürtüleri ortadan kaldırmak için, devletin ölüm cezası uygulamaması gerektiğini fark ettim.

İnsanın kendini doğaya ve başka insanlara karşı korumak için kurduğu devletin ölüm cezası uygulaması, o devletin vatandaşları olan insanlara "Bazı nedenlerle, ceza olarak insan öldürülebilir" mesajı veriyordu!

Böylece belki de en etkili bir biçimde bir "cinayet eğitimi" yapılıyordu...

Çünkü en iyi eğitim, yaşayarak ve görerek yapılan eğitimdir!

Bu bilince erişince, bütün gücümle idam cezasının kaldırılmasına çalıştım...

Uzun süre Türkiye'de bu konuda yürütülen çabalar bir sonuç vermedi...

Derken bir gün Amerikalılar PKK'nın kurucusu ve lideri Abdullah Öcalan'ı paketleyip Türkiye'ye teslim ettiler ve bunun için de "idam edilmemesi" koşulunu getirdiler...

İşte bu koşulu yerine getirmek için Türkiye, idam cezasını kaldırdı!

Bugün terör eylemleriyle sivilleri ve askerleri öldüren, son günlerde, okul basarak öğretmenleri ve öğrencileri de hedef almaya başlayan PKK, idam cezasını (üstelik de kendi liderini asmamak için) kaldırmış bir ülkede cinayet işlemeye devam etmekte ve bu nedenle de her türlü insani, ahlaki, hukuksal ve siyasal değerin dışına çıkmaktadır!

* * *

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Elazığ havalimanı açılışında Cumartesi günü yaptığı konuşmada, satırbaşlarıyla şöyle demiş:

"Bunların hedefi benim Kürt kardeşlerimin hukukunu savunmak değildir. Öyle olsaydı içinde yavrularımız varken okula molotof atmazdı. Bunların vaat ettiği kandır.

...Terör örgütünün eylemlerine doğrudan ya da dolaylı destek veren ülkeler bu silahın bir gün kendilerine doğrultulacağını bilsinler.

...Terör ile demokrasi bir arada yaşayamaz.

...Ey Kürt kardeşim bu teröriste tavrını koy ve oralar da abad olsun. Onlar seni insan yerine koymuyor."

Başbakanın konuşması, buraya kadar normal.

Ama konuşmanın devamı nefret söylemine dayalı:

"...Bunların zaten yaradanla ilgisi yok. Yeri belli bu teröristlerin. Bunlar Zerdüşt. Kendileri anlatıyor. Yezidilikten bahsediyorlar. Yezidi de olsa teröre bulaşmadığı sürece insan insan olduğu için yine değer veririz."

Başbakan, her ne kadar son cümlesi ile Yezidiler hakkında söylediklerini düzeltmeye çalışsa da "bunların yaradanla ilgisi yok" sözleriyle "Allahsız" demeye getiriyor, Zerdüştler ve Yezidiler için!

Ayrıca "Yezidi de olsa" söylemi çok sorunlu...

Bir zamanlar yine ırkçı bir nefret söylemi kullanılır, Öcalan'ın Ermeni olduğundan söz edilirdi.

Tam, artık bu nefret söyleminden kurtulduk diye sevinirken, bu kez, (hem de en azından ikinci defa) Zerdüştlük ve Yezidilik kullanılmaya başlandı.

Bir başbakanın nefret söylemi kullanması, bir demokrasi için düşünülemeyecek bir olaydır...

Dilerim bu yanlış bir daha tekrarlanmaz!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 19 Ağustos 2019

Valid HTML 4.01 Transitional