Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

TÜRKİYE'NİN SORUNU VE EMPERYALİZM
 

İçerdeki ve dışardaki, sivil ve asker sevgili okurlarım...

Biliyorsunuz, onları unutmadığımızı, sorunlarını, acılarını, maruz kaldıkları adaletsizlikleri izlediğimizi, onlarla birlikte yaşadığımızı, isyanlarını iliklerimize kadar hissettiğimizi vurgulamak için en az haftada bir Pazar günleri, yazılarıma genellikle "İçerdeki okurlarıma" da özel olarak hitap ederek başlıyorum...

Silivri davaları konusunda olup bitenlere eğilmeye çalışıyorum.

Biliyorum benim bu çabam, "devede kulak" ve yetersiz...

Ama en azından bir ölçüde de olsa vicdanımın sesini dinliyor, elimdeki olanakları kullanmaya çaba sarf ediyorum.

Dün, 1 Eylül Dünya Barış Günü kapsamında Türkiye Gazeteciler Sendikası'nın çıkardığı "Tutuklu Gazete"nin üçüncü sayısı yayınlandı ve Cumhuriyet'le birlikte verildi.

Bu sayının ana teması "Barış"; çok güzel yazılar var...

Elbette,aralarında emperyalizme değinenler de olmuş.

Ayrıca Silivri davaları konusunda, bir sabah Gülen Cemaati'ne yakınlıklarıyla bilinen yazar ve yorumcular hep birlikte, bu davaların arkasında Amerika Birleşik Devletleri'nin olduğu iddiasıyla medyada boy göstermişlerdi.

Ben de bu günlerde, okurlarımın fark ettiği gibi, "Türkiye'nin Sorunu" üzerine bir dizi yazı yazıyorum.

Geçen yazımda İstiklal Savaşanı, Cumhuriyet'in kuruluşunu ve Tek Parti Dönemi'ni irdelemeye başlamıştım.

Bugün, Silivri davalarının da arkasında olduğu iddia edilen emperyalizm olgusunu ele alarak devam etmek istiyorum...

Böylece hem konuya devam etmiş, hem de Pazar geleneğime uygun davranmış olacağımı düşünüyorum.

* * *

Emperyalizmin Anadolu toprakları üzerindeki emelleri Osmanlı döneminden kaynaklanır.

Bu büyük cihan imparatorluğu zayıflamaya başlayınca, İngiltere, Rusya, Fransa Almanya gibi büyük dünya güçleri gözlerini bu topraklara ve onun çekirdeğinde yer alan İstanbul merkezli Anadolu'ya diktiler.

Emellerini gerçekleştirmek için de o dönemde egemen olan (bu dönemde de yeniden canlandırılan ve kullanılan) din aidiyeti öne çıkarıldı, uluslararası baskılar Osmanlı üzerinde bu bağlamda kuruldu.

Endüstri Devrimi sonrasında ortaya çıkan Milliyetçilik akımları da (aynen yine bu dönemde de olduğu gibi) bir kaldıraç noktası, bir koz olarak Batılı emperyalistler tarafından din ve mezhebe ek olarak kullanılmaya başlandı.

Hıristiyan azınlıklar, Ermeniler, Rumlar üzerinden giden bu hareketler, Müslüman oldukları için Kürtlere fazla önem vermedi en başta...

Yirminci Yüzyılın başında, özellikle Birinci Dünya Savaşı sırasında ve sonrasında ise Kürtler de keşfedildi.

* * *

Osmanlı topraklarının ve Anadolu'nun paylaşılması Onsekizinci yüzyıldan itibaren adeta bir Rus-İngiliz rekabetine dönüşmüştü; bu rekabet Osmanlı'nın kaderini belirledi.

Ruslarla yapılan 1774 Küçük Kaynarca andlaşması ve Ruslara karşı olan 1853-1856 Kırım Savaşı, bu rekabetin dönüm noktalarıdır.

Birincisinde Osmanlı üzerinde Rus nüfuzu kurulmuş, ikincisinde bu nüfuz İngiltere tarafından bitirilmiştir...

Üstelik bu savaş dolayısıyla Osmanlı tarihinde alınan ilk dış borç ile sadece İngiliz nüfuzu değil, aynı zamanda imparatorluğun çöküşü de garanti edilmiştir.

Birinci Dünya Savaşı'nda Osmanlı yenik düşünce yüzyıllara yayılan ve uzun süredir planlanan paylaşma, Sevr andlaşması ile gerçekleştirildi.

* * *

Yıllar içinde Almanlar, toplumdaki azınlıklar yerine Osmanlı yönetimiyle işbirliği yapmayı yeğledi.

Ruslar ise Sovyet Devrimi ile kendi dertlerine düştüler ve sonunda hem antiemperyalist olduğu, hem de İngiltere'nin yayılmasını önleyeceği için, Mustafa Kemal Atatürk'e, İstiklal Savaşı'na ve yeni Türkiye Cumhuriyeti'ne destek verdiler.

Böylece paylaşma konusundaki baş rolü, Fransızların da yardımıyla, İngiltere yüklendi.

Ondokuzuncu yüzyılın sonlarında, bu kaotik ortamda, Ortadoğu petrolleri de keşfedilmiş, emperyalistlerin gündemine iyice oturmuştu.

Böylece "Türkiye'nin sorununu" bugünlere taşıyan emperyalist senaryoların ana çizgileri belirlenmiş oluyordu.

Ama unutmayalım ki hiçbir emperyalist senaryo, iç koşullarla desteklenmedikçe başarıya ulaşamaz...

Zaten emperyalist güçler denetim altına almak istedikleri ülkeleri bu nedenle çok çok yakından izler!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 26 Ağustos 2019

Valid HTML 4.01 Transitional