Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

ADALET VE HAYALET
 

Medyada haberler...

Yargının üstünde hayalet:

AKP ya da Ak Parti...

Cemaat, Camia ya da Hizmet...

Ya Adalet?

Yargının üstünde dolaşırken hayalet

Neredesin ey Adalet?

* * *

Demokrasi...

Laiklik...

Hukuk Devleti...

Tarafsız yargı...

Bağımsız yargı...

Anayasal yargı...

Yargıtay...

Danıştay...

Sayıştay...

Sulh Hukuk...

Asliye Hukuk...

Sulh Ceza...

Asliye Ceza...

Ağır Ceza...

Özel Yetkili Mahkeme...

Yargıç...

Savcı...

Hayaletlere mi tutsak...

Neredesin ey Adalet?

* * *

Vicdandır önce Adaletin kaynağı...

Sonra gelir anayasa ve yasalar!

Yasalar adaletsizliğe çanak tutuyorsa...

Vicdanlar kararmışsa...

İstediğin kadar ara...

İstediğin kadar bağır...

Neredesin ey Adalet!

* * *

Önce vicdanlar yargılar...

Sonra tarih.

Hem sanıkları...

Hem yasaları...

Hem mahkemeleri!

Delilleri...

Sahte delilleri...

Tanıkları...

Yalancı tanıkları...

Yargıçları...

Savcıları...

Önce vicdanlar yargılar...

Sonra da tarih!

* * *

Sevgili okurlarım, ben bütün yaşamım boyunca, bütün yazılarımda, konuşmalarımda, her dönemde, daima Adalete ve onun somut görevlisi olan mahkemelere, yargıçlara inancımı, güvenimi belirttim...

Sadece yüksek yargı organlarına, yüksek yargıçlara değil, ülkenin en ücra köşelerinde görev yapan mahkemelere ve onların yargıçlarına da!

Acaba bütün yaşamım boyunca bir boş inancın, bir hurafenin mi peşine takılmışım?

* * *

Bu yazıyı felsefi bir tartışma bitirmek istiyorum:

Önce birinci soru:

Baskıya, zorbalığa adaletsizliğe boyun eğmek mi kolaydır...

İsyan etmek mi?

Şimdi ikinci soru:

Baskıya, zorbalığa adaletsizliğe boyun eğen kişi, sadece kendi yazgısını karartıyorsa bu boyun eğişten sorumlu tutulabilir mi?

Ve en hayati olan üçüncü soru:

Baskıya, zorbalığa, adaletsizliğe boyun eğen kişi, bu boyun eğişiyle başka kişilerin yazgılarını karartıyorsa, "Elimden gelen bir şey yoktu" diyerek vicdani ve tarihi sorumluluktan kurtulabilir mi?

* * *

Ben yargıç ve savcıların, Adalet dağıttıkları için, felsefeye en yakın insanlar olduklarını düşünürüm.

Dilerim bütün savcı ve yargıçlarımız bu felsefi soruların yanıtlarını kendi kendilerine vermişlerdir!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 22 Nisan 2019

Valid HTML 4.01 Transitional