Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

[B=f(YOLSUZLUK)]?
[Y=f(BASKI)]?
[(Y=B)=(B=Y)]?

 

Hem baskılar artıyor hem de yolsuzluklar...

Ya da tam tersi; hem yolsuzluklar artıyor hem de baskılar!

* * *

Sevgili okurlarım, toplumsal ve siyasal bilimlerde sebep-sonuç ilişkisi çok karmaşıktır:

Hangi sebepler hangi sonuçları doğurur...

Bir sonucu doğuran pek çok sebep arasında en etkili olan veya olanlar, hangisi ya da hangileridir...

Sebepler arasındaki ilişki, hiyerarşi hangi yöndedir...

Bazı sonuçlar, ortaya çıktıktan sonra, kendilerini doğuran sebepleri de yeniden doğurmaya başlayabilir mi?

* * *

Sebepler ve sonuçlar arasındaki yer değiştirme konusunda en klasik örnek, eğitim düzeninin mi iktidarı, yoksa iktidarın mı eğitim düzenini belirlediğidir.

Aslında buradaki ilişki tek yönlü değil, karşılıklıdır ve çok karmaşıktır:

Eğitim düzeni ve iktidar birbirini etkiler; ayrıca arada başka belirleyici faktörler de vardır.

Ne yazık ki politikacılar burada da bir yanılsama içine girer ve iktidara geldiklerinde eğitim düzenini değiştirince kendilerine uygun seçmen yaratacaklarını ve ilelebet iktidarda kalacaklarını sanırlar!

Ama siyasal iktidarların bilmediği asıl konu, toplumsal ve siyasal olaylarda sonuçların tek sebebe bağlı olmadığıdır.

Yani bir iktidar sadece eğitimi belirleyerek kendi seçmenini üretemez...

Arada çok başka faktörler yani sebepler de vardır!

Yine klasik bir örnek, ülkemizdeki 4+4+4 biçiminde formüle edilen sözde eğitim reformundan verilebilir:

Bu reformu öneren mevcut iktidar ve onu iktidara getiren seçmenler, yine bu iktidarın şiddetle eleştirdiği "Kemalist eğitimin" ürünü değil midir?

Eğer eğitim, seçmen kitlesini tek yönlü belirleyebilseydi, AKP, kendi ideolojisine karşı olduğunu iddia ettiği o "Kemalist eğitim düzeninde" ortaya çıkabilir, gelişebilir ve iktidara gelebilir miydi?

Konunun karmaşıklığını böylece belirledikten sonra, başlıktaki sorulara gelebiliriz.

* * *

Başlıktaki formülleri sırasıyla ele alırsak:

Bir iktidarın yolsuzlukları mı baskıyı doğurur?

Bir iktidarın baskısı mı yolsuzlukları doğurur?

Yoksa zaten yolsuzluk eşit baskı, ya da baskı eşit yolsuzluk mudur?

* * *

Dünyada ve ülkemizde olup bitenlere baktığımızda baskı ve yolsuzluk arasında tam bir pozitif korelasyon görüyoruz:

Biri artınca öteki de artıyor, biri azalınca öteki de azalıyor.

Baskı rejimlerinde yolsuzluk yaygın...

Çünkü yasal ve toplumsal denetim düşük...

Bu nedenle her baskı rejimi yolsuzlukları arttırıyor.

Diğer yandan, yolsuzluk artınca baskı da artıyor.

Çünkü iktidarlar yolsuzluklarını ört-bas etmek için, temel hak ve özgürlükleri kısıtlamaya ve sınırlamaya başlıyor.

Böylece ortaya bir sonsuz sarmal çıkıyor:

Birbirini doğuran ve sürekli artan baskılar ve yolsuzluklar...

Nereye kadar?

"İleri demokrasi" adı altında dayatılan baskılar bitip, ülke Anayasasında yazan evrensel demokrasiyi uygulayana...

Temel hak ve özgürlüklerin güvence altında olduğu, Meclis'in, muhalefetin, yargının, medyanın ve sivil toplum kuruluşlarının denetim görevini yapabildiği, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletinin kuralları işleyene kadar!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 12 Ağustos 2019

Valid HTML 4.01 Transitional