Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

ZWEİG SENDROMU
 

Dün 12 Mart 1971 Askeri darbesinin 41'inci yıldönümüydü...

Özgürlükçü 1961 Anayasası'ndan geri dönüş...

Bizi bugünlere getiren bir sürecin esas başlangıç tarihi!

* * *

Bir aydınsınız, gerçek bir entellektüel:

Toplumunuza, insanlığa eleştirel gözle bakıyorsunuz...

Hedefiniz daha iyi, daha güzel, daha güvenli, daha mutlu bir dünya...

İnsan haysiyeti, temel hak ve özgürlükler, demokrasi, laiklik, hukuk devleti ana ilkeleriniz...

İçinde yaşadığınız çağı, toplumu bu ölçütlere göre değerlendiriyorsunuz...

Kendinizi yetiştiriyorsunuz...

Çevrenizi etkilemeye çalışıyorsunuz...

Yazıyorsunuz, konuşuyorsunuz, konferanslar veriyorsunuz.

Fakat bir gün bakıyorsunuz ki...

Bütün çabalarınız boşuna...

Toplumun gidişi tam ters yönde:

Bütün çağdaş ve insani değerler saldırı altında.

Saldırıyı yapanlar iktidarda olanlar...

Çeşitli biçimlerde oynanan siyasal oyunlarla sandıktan çıkmış bir iktidar...

Arkalarında kitlelerin desteği var.

İktidar yavaş yavaş, toplumun, bireylerin özgürlük alanını daraltıyor...

Yasalar çıkarıyor...

Polisi güçlendiriyor...

Yargıyı eline geçiriyor...

İnsanları içeri atıyor...

Sizin evinizi de basıyor...

Yaşamı bir cehenneme çeviriyor!

Çevrenize bakıyorsunuz:

Kanıksamışlık, ilgisizlik, duyarsızlık.

Bir çıkış, bir umut arıyorsunuz...

Dostlarla, başka aydınlarla ilişki kuruyorsunuz...

Yetmiyor...

Kent, ülke, kıta değiştiriyorsunuz...

O da yetmiyor...

Faşizm bir karabasan gibi üzerinize geliyor!

Önünüzde iki yol yol var:

Ya biat...

Ya isyan!

Biat edemeyecek, dönek olamayacak kadar birikimli, vicdanlı, bilinçli, onurlusunuz...

İsyan ediyorsunuz!

* * *

Belki protestoların en etkilisi olduğunu düşündüğünüzden...

Belki ölümün kaçınılmaz olduğunu bildiğinizden ve bunu kendi iradenizle gerçekleştirmek istediğinizden...

Belki mücadele gücünüzü yitirdiğinizden...

Belki umutsuzluğun kara deliği içinde yok olduğunuzdan...

Sevgili eşinizle birlikte intihar ediyorsunuz...

VE YANLIŞ YAPIYORSUNUZ!

Çünkü acele etmişsiniz...

61 yıllık ömrünüze üç yıl daha mücadele ve sabır ekleyebilseydiniz karanlıktan kurtulacaktınız!

Yeni bir aydınlık...

Yeni bir dönem...

Ve bu döneme katkılarınız...

Hayatınıza son verdiğiniz için erişemediğiniz mutluluklar!

* * *

Sevgili okurlarım, yukardaki öykü, ünlü yazar ve düşünür Stefan Zweig'in öyküsüdür.

İnsanlık tarihinin en yetenekli, en insancıl, en mücadeleci yazarlarından biri...

Bize savaş öncesi Avrupa'yı en iyi anlatan, bugünkü Avrupa Birliği idealini daha o zamanlar felsefi planda oluşturan bir yazar...

Öyküleriyle, romanlarıyla, biyografileriyle, denemeleriyle, insanlığa büyük katılarda bulunmuş bir edebiyatçı, bir filozof.

Faşizmin karanlığı...

Geniş kitlelerin duyarsızlığı...

Onu umutsuzluğa sevk ediyor:

Bir aydının asla içine düşmemesi gereken umutsuzluğa!

* * *

Bir aydın asla umutsuzluğa düşmez, düşmemelidir...

Çünkü tarih önünde, bilimin ışığında, insanlığın ve toplumunun karşısında, iyiyi, doğruyu, güzeli, temel insan hak ve özgürlüklerini, barışı, demokrasiyi savunmaktadır...

Ve bir gün mutlaka, ama mutlaka, bu savaş kazanılacaktır!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 19 Ağustos 2019

Valid HTML 4.01 Transitional