Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

"YETMEZ AMA EVET"ÇİLER ACABA NELER HİSSEDİYOR?
 

"İktidar içindeki ittifaklar arasında savaş" denilen son olaylar, en azından bir somut gerçeği açıkça ortaya koydu:

Türkiye'de yargı erki bütünüyle yürütmenin etkisine girmiştir!

* * *

Burada daha önce de yazdım:

Zaten esas olarak yargı erki yasalar üzerinden kullanıldığından, bu yasaları Meclis yaptığı ve Meclis de hükümet partisinin çoğunluğu tarafından kontrol edildiğinden, yargı erki yürütmenin istediği ilkeler çerçevesinde işler...

Yargının hem esas üzerindeki kararları hem de usul kuralları açısından bu işleyiş Meclis'te çoğunluğa sahip olan iktidar partisi tarafından belirlenir.

Bu, bildiğimiz bir gerçek!

Devletin temel yapısındaki işleyiş bakımından iktidarın düzenlemeleri sorun yaratmasın diye de yasaların Anayasa'ya uygun olması kuralı vardır ve bu kuralı Anayasa Mahkemesi denetler...

Denetler ama iktidar, yasama gücünü kullanarak, Anayasa Mahkemesi'nin yapısını da değiştirebilir...

Nitekim, değiştirmiştir de!

Özet olarak, zaten mevcut yargı ve onun arkasındaki tüm yasal sistem, iktidar tarafından belirlenmiştir...

Üstelik AKP iktidarı bu sistemde çok radikal değişikliklere gitmiş, hem Özel Yetkili Mahkemeler gibi bir kurum güç kazanmış, hem de yeni yasalarla temel hak ve özgürlükler genişletileceğine daha da daraltılmıştır.

Bütün bunlarla yetinmeyen iktidar, 2010 yılında 12 Eylül tarihinde yaptığı yargı referandumuyla, yargının sadece temel işleyişini değiştirmekle kalmamış, günlük işleyişine doğrudan müdahale edecek bir yapı da oluşturmuştur.

Bu referandumda "Yetmez ama, Evet!" diyen bir grup vardı:

Kendilerini "liberal" diye tanımlayan ama liberallikleri çok tartışmalı olan bu grubun görüşüne göre, Türkiye'de ceberrut bir yargı erki vardı...

Bu yargı, çok geniş yetkilerle donatıldığı için siyasetin de alanını sınırlıyor ve kısıtlıyordu...

Bu nedenle de yargı erki yeniden düzenlenmeli, siyaset yargı denetimden kurtarılmalı ve daha özgürleştirilmeli, böylece demokrasi güçlendirilmeliydi!

Karşı görüştekiler ise, 2010 referandumunun yargıyı tümüyle siyasal iktidarın emrine vereceğini ve yargı bağımsızlığından artık söz edilemeyeceğini öne sürüyorlardı.

Referandum, AKP iktidarı ve müttefiklerinin, elbette başta da "Yetmez ama, Evet"çilerin yüzde 58 oranında oy almalarıyla sonuçlandı.

Bugün yaşanan kriz, adına ister "yargı-yürütme" çatışması, ister, "AKP-Gülen Cemaati çekişmesi", isterseniz "İktidar içi paylaşım kavgası" deyin, esas olarak 12 Eylül 2010 referandumunun doğrudan sonuçlarından biridir.

Hem Özel Yetkili Mahkemelerin tasarruflarını iktidar kanadında bile tartışmaya açmıştır...

Hem siyasal iktidar, hoşuna gitmeyen işler yapan bir savcıyı hemen görevden aldırmış...

Hem de Meclis'te bu olaya özgü, kişiye özel bir yasa yapılmasına başlanmıştır.

Üstelik ortaya saçılan iddialara en son bir yenisi de eklenmiş, Silivri'de yıllardır süren "sahte belge üretimi" ve sanıkların bu belgeler üzerinden yargılanması tartışmasına, Gülen Cemaati kanadından, "Savcının dış güçler tarafından üretilen sahte belgelerle yanıltılmış olabileceği" olasılığı dile getirilerek yeni bir boyut kazandırılmıştır.

Şimdi merak ettiğim konu şu:

Acaba "jüristokrasiden", "yargıçların egemenliğinden", "ceberrut yargıdan" şikayet eden "Yetmez ama, Evet!"çiler...

Referandum öncesi HSYK'nın rutin düzenlemelerine, "Süren davalara müdahale edilecek" diye ekranlarda ve sütunlarında canhıraş haykırışlarla karşı çıkanlar...

Bu durumdan herhangi bir vicdan azabı, bırakın vicdan azabını, herhangi bir rahatsızlık hissediyorlar mıdır?

Referandum sonrasında ortaya çıkan yapıyı, tayinleri, terfileri bir yana koysak bile, bu son kriz sırasında olup bitenleri, "Türkiye'de demokrasinin gelişmesi" olarak değerlendiriyorlar mıdır?

Vicdanları hiç sızlamıyor mudur?

Özeleştiri yapanlar var mıdır?

Çok merak ediyorum doğrusu, bu "demokrasi şampiyonlarının(!)" şu andaki hissiyatları nedir acaba?


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 12 Ağustos 2019

Valid HTML 4.01 Transitional