Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

"İLERİ DEMOKRASİYE" "İNCE AYAR": MEDYA VE KADIN
 

Tehlikeye ilk kez Orhan Erinç Cumhuriyet'te işaret etti...

Sonra tekrar yazdı...

Geçenlerde Melih Aşık da Milliyet'te değindi.

"İleri Demokrasi!" bağlamında medyaya bir "ince ayar" daha geliyor:

"Devlet Sırrı Kanun Tasarısı."

Orhan Erinç'in medyaya getirdiği ağır cezalar dolayısıyla eleştirdiği tasarının özelliklerini CHP Milletvekili Oğuz Oyan, şöyle açıklıyor:

"Tasarı sadece devlet sırrı olan bilgi ve belgeleri değil, aynı zamanda 'devlet sırrı niteliği taşımayan bilgi ve belgeleri' de kapsıyor.

Bu durumda iktidarı rahatsız edecek her türlü bilgi ve belge rahatlıkla yasaklanabilecektir. Üstelik de öyle birkaç ay veya yıllığına değil, en az 50 yıllığına...

Tasarı yasalaşırsa öngörülen cezalar nedeniyle basında yeni bir otosansür başlayacaktır."

Hangi konuların "Devlet sırrı" olduğuna da, Başbakanlık Müsteşarı'yla birlikte 5 müsteşardan oluşan "Devlet Sırrı Kurulu", yani iktidarın emrindeki bürokratlar karar verecek.

Bu kurulun vereceği karara itiraz ancak yine hükümete, başbakan ve 4 bakandan oluşan "Devlet Sırrı Üst Kurulu"na yapılabiliyor:

* * *

Bu arada Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın "Kadın ve Aile Bireylerinin Şiddetten Korunmasına Dair Yasa Taslağı" üzerindeki çalışmaları olumlu hükümlerin taslaktan çıkarılmasıyla, geriye doğru devam ediyor:

Cumhuriyet'ten Sevil Arınan'ın haberine göre, Başbakanlığın, sevgilileri, imam nikâhlıları ve aynı evi paylaşanları kapsayan "yakın ilişki yaşayanlar" ifadesinin taslaktan çıkarılmasını istemesi üzerine yeni formüller devreye girmiş.

Elektronik kelepçe ve panik kolyesinden vazgeçilmiş, panik kolyesi yerine cep telefonu verilmesi önerilmiş.

Taslakta eşcinsellere de yer yok.

* * *

Bütün bu "ince ayarlar", yüze yakın gazetecinin içerde olduğu, elliden fazla emekli ve muvazzaf general ve amiralin tutuklu bulunduğu, politikacıların, yazarların, bilim insanlarının yıllardır, hüküm giymeden hapis yattığı "cennet ülkemizde" yapılıyor.

Tam bu arada Avrupa İnsan Hakları Komiseri Thomas Hammerberg'in Ekim ayında Türkiye'de yaptığı incelemelerin ardından hazırladığı rapor yayımlandı.

Mehmet Y. Yılmaz Hürriyet'te bu rapordan bazı satır başlarını şöyle aktarmıştı:

"Komiser, özel yetkili ağır ceza mahkemelerinde savunma hakkına olağan ceza usulüne kıyasla çok ciddi kısıtlamalar getirildiğini göz önünde bulundurarak, yetkili makamları bu mahkemelerin gerekliliğini gözden geçirmeye teşvik etmektedir."

"Komiser, savcıların ve hâkimlerin, özellikle terörist eylemler ile düşünce, ifade, toplantı ve dernek özgürlüğü hakları kapsamına giren eylemler arasındaki sınırı ilgilendiren AİHM içtihatları konusunda daha hassas hale getirilmeleri gerektiğini düşünmektedir."

"Komiser, özellikle AİHM içtihadı göz önüne alındığında, tutukluluğa çok sık başvurulmasına ve uzun tutukluluğa ilişkin kaygılarını tekrarlamaktadır. Komiser, yetkili makamları, kişilerin mahkûm olmadan önce tutuklu olarak geçirdiği sürelerin makul sınırlar dışına çıktığı durumlardan kaçınmaya acilen davet etmektedir, çünkü bu uygulama, tutukluluğun cezaya dönüşmesi" anlamına gelebilmektedir."

Ve bu rapor üzerine Financial Times "Türkiye'nin lideri, otoriter bir yönetime doğru sürükleniyor" diye manşet attı.

Anlaşılan cahil Batılılar, Türkiye'nin bu "İleri Demokrasisinin" "ince ayarlarını" anlamıyorlar!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 22 Nisan 2019

Valid HTML 4.01 Transitional