Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

YENİ YIL, YENİ HUKUK, YENİ SİYASET!
 

Yeni yılınız kutlu olsun, içerdeki ve dışardaki sevgili okurlarım:

2011'in son günlerinde, İçişleri Bakanı'nın terör konusunda, sanat, edebiyat, bilim ve STK dünyasını hedef alan sözleri gündeme bomba gibi düştü...

Söyledikleri, 2012 yılında neler yaşanacağının habercisi gibi...

İktidar mensuplarının "Yeni demokrasi paketi geliyor" müjdesi(!) ile birlikte, yeni yılda neler olacağını kestirmek çok da zor değil!

* * *

Medyada bakanın sözleri yeterince irdelendi.

Örneğin Radikal'in haberine göre bazı sanatçılar ve edebiyatçılar tepkilerini, özetle, şöyle dile getirmiş:

Bedri Baykam: "Bir ülkenin İçişleri Bakanı'nın böyle bir cümleyi ağzına alabilmesi o ülkede demokrasi kelimesiyle ilgili her türlü gerçeğin bir çöplükte yakılmış olduğu anlamına gelir... Önümüz hiç aydınlık değil."

İnci Aral: "Şahin'in açıklamalarını okuduğumda irkildim, korktum. Artık sanata, edebiyata, şiire kadar vardıysa kontrol ve baskı, önümüzdeki günlerin hiç de aydınlık olmayacağını düşündüm. Umutsuzluğa kapıldım bu açıklamalar karşısında. Topluca biz hapse girelim bari."

İpek Çalışlar: "Şiirde, romanda, resimde, kitapta, şarkılarda terörist avına yabancı değiliz.... Yalnız bu durumda askeri darbe suçlamasıyla yargılanan generaller neden hapiste? Onlar çıksın, topluca bizler girelim bari de her şey 'normalleşsin."

Ayla Kutlu: "...Sanatı tehdit eden bir görüş."

Hakan Günday: "...Düşünceyi ve sanatı tehdit olarak değerlendiren bir hayat görüşü. Öyle bir görüş ki tamamen kör! Makaleyle terör olur mu?"

Ayfer Tunç: "...Sanattan terör anlamı çıkarabilen bir İçişleri Bakanının olduğu bir ülkede nasıl bir gelecek kurgulayabiliriz hiçbir fikrim yok. Ressamlar da düşman ilan edildi."

Fuat Keyman: "...Hukuku askıya alan ve bu eylemi güvenlik adına yapan bir devlet yapısına bugün sahipsek, bırakalım ileri demokrasiyi, hukukun olmadığı bir otoriter rejim içinde yaşıyoruz demektir. Çok endişe verici..."

Meltem Yılmaz'ın dünkü Cumhuriyet'teki haberinde, "Barış İçin Sanat Girişimi"nin, Beyoğlu'ndaki Maya Sahnesi'nde yaptığı toplantıda Bakan Şahin'in söylemini kınadığı, istifaya davet ettiği ve sanat eleştirmeni, küratör Beral Madra'nın "Bakanın söylemleri Hitler'in 1938'deki modern sanatı yok etmek üzere kullandığı cümlelerin bire bir aynısı" dediği belirtiliyordu.

Ayrıca başka haberler de vardı:

LGBTT (lezbiyen, gey, biseksüel, transeksüel, travesti) dernekleri ile cinsel yönelim ayrımcılığına karşı faaliyet gösteren kurumların oluşturduğu "Ayrımcılığa Karşı Gökkuşağı Koalisyonu" da yayımladığı bildiriyle Bakan Şahin'in istifasını istedi, hükümeti özür dilemeye davet etti.

Bildiriye LGBTT kuruluşlarının yanı sıra Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi de imza koydu.

Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Ankara Şube Sekreteri Gülşen Uzuner, "Özel yargılama terörünün, hiçbir boşluk bırakmayacak şekilde, sisteme muhalefet eden, demokrasi ve özgürlük mücadelesi veren kişi ve kurumlara saldırdığını" ileri sürdü.

* * *

Aslında iktidar mensupları tarafından söylenen sözler, yapılan işler, hapistekiler ve Türkiye'deki özgürlüklerin sefaleti tüm açıklığıyla ortada...

Fazla söze hacet yok!

Ama benim dikkatimi İçişleri Bakanı'nın özellikle şu sözleri çekti:

"Terörle mücadelede görev almış askeri ve polisi, sanatına, çalışmasına konu yaparak demoralize etmeye çalışıyorlar. Terörle mücadele edenle, bir şekilde mücadele ediliyor."

Terörle mücadele edenleri sanat ve yazın etkinliklerinde eleştirmek "terörle mücadele edenle mücadele etmek" diye niteleniyorsa, terörle dağlarda savaşan asker ve sivilleri tutuklayıp hapse atmak acaba hangi eylem biçimiyle, ya da sıfatla tarif edilebilir?

2012, bu tür soruların ortaya koyduğu çelişkilerle geçecek gibi görünüyor...

Ama yine de iyimserliğimizi koruyalım:

Mucizeler beklemeyelim, mucizeler yaratmaya çalışalım!

Özellikle, 31 Aralık gecesini ailelerinden ve sevdiklerinden ayrı geçirenlerin, bu yeni yılın ilk Pazar'ı kutlu olsun...

Hepsinin acısını yüreğimizde hissediyoruz!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 9 Aralık 2019

Valid HTML 4.01 Transitional