Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

ŞİKEDE YANLIŞLIKLAR LABİRENTİ!
 

Türkiye garip bir ülke...

Örneğin yakın siyasal tarihimize bakarken şöyle bir cümle kurabilirsiniz:

"ABD'nin Türkiye üzerinden Irak'a girmesini öngören 1 Mart 2003 tezkeresi TBMM'de kabul oylarının daha fazla çıkmasına karşın reddedilmişti!"

Anımsatalım:

İktidardaki AKP resmen bu tezkereyi destekliyor görünüyordu ama Bülent Arınç gibi bazı ağır toplar öneriye karşı açıkça tavır almışlardı.

TBMM'de yapılan oylamaya 533 milletvekili katıldı; 250 ret, 264 kabul, 19 çekimser oy kullanıldı.

Yani kabul oyları red oylarından fazlaydı ama salt çoğunluğa ulaşılamadığı için tezkere kabul edilmemiş sayıldı.

AKP, Meclis Grubu'nu bağlayıcı karar almamıştı!

Recep Tayyip Erdoğan'ın tezkerenin geçmesinden yana tavır koymasına karşılık, o sırada Başbakan olan Gül'ün isteksiz olduğu biliniyordu.

* * *

AKP, CHP ve MHP Meclis gruplarınca desteklenen yeni şike yasanının Cumhurbaşkanı tarafından Meclis'e geri yollanması bana bu eski olayı anımsattı.

Hiç kuşkusuz Cumhurbaşkanı'nın, adına yanlışlıkla "Veto" denilen, yasa önerisini Meclis'e geri yollaması, önemli bir davranıştır.

Aslında Cumhurbaşkanı'nın veto yetkisi yoktur:

Sadece kendisine gönderilen yasa önerisini bir kez daha görüşülmek üzere Meclis'e geri yollama yetkisi vardır; Meclis öneriyi yeniden aynen benimserse imzalamak zorundadır.

Ama Gül'ün yasayı Meclis'e geri yollaması, bu konuda kamuoyunda oluşan rahatsızlığı dile getirmesi bakımından üzerinde durulması gereken bir davranıştır.

* * *

Bu noktaya pek çok yanlış sonunda gelinmiştir:

  1. Özel Görevli Mahkemelerin kuruluşu yanlıştır.
     
  2. Necmettin Erbakan, Recep Tayyip Erdoğan, Kemal Unakıtan için özel yasalar çıkarılması yanlıştır.
     
  3. Masumiyet karinesinin ihlali, "önce suçla ve tutukla, sonra yargıla" ilkesi yanlıştır.
     
  4. Habur'da seyyar mahkemenin kurulması yanlıştır.
     
  5. Yıllarca süren tutukluluk süreleri yanlıştır.
     
  6. 12 Eylül 2010 referandumu ile yargının siyasal iktidara bağımlı hale getirilmesi yanlıştır.
     
  7. İktidara yakın görünen sanıklara ilişkin savcı değişiklikleri yapılarak bu sanıkların salıverilmesi yanlıştır.
     
  8. Silivri davalarındaki yargıç ve savcı değişikliklerinden sonra sanıkların bir bölümünün yeniden tutuklanması ve tutuklu olanların salıverilmemesi yanlıştır.
     
  9. Kısa bir süre önce şike suçlarına ilişkin olarak çıkarılan ve cezaları çok ağırlaştıran yasa yanlıştır.
     
  10. Şike olayının terör suçlarını yargılayan Özel Görevli Mahkemelere havalesi yanlıştır.
     
  11. Yargılama usulleri ve tutukluluk süreleri bütün kamuoyunu rahatsız ederken sadece şike olayına özgü bir yasanın gündeme getirilmesi yanlıştır.

* * *

Bu yanlışların bir bölümünün altında imzası da olan Cumhurbaşkanı ne yapsın...

Bu kadar yanlıştan bir doğru çıkar mı?

Bu yanlışlardan biri olarak belirttiğim, iktidara yakın olan Deniz Feneri davası sanıklarının, savcı değişiklerinden sonra salıverilmesi, uzun tutukluluk süresini hiç olmazsa bir olayda engellediği için, bu satırların yazarı da dahil olmak üzere kamuoyu tarafından genel olarak olumlu karşılanmıştır.

Ama yapılmış olan yanlışları başka yanlışlarla düzeltmek olanaklı mıdır?

Şike sanıklarının uzun tutukluluk mağduru olmalarının önlenmesi, hiç kuşkusuz münferit olarak doğrudur...

Ama herkesi mağdur eden bir genel yanlışın, aynen Deniz Feneri davasında olduğu gibi, tek bir grup için münferit olarak düzeltilmesi de bir yanlış değil midir?

Artık AKP iktidarının evrensel hukuk kurallarına göre bir genel düzeltme yapma vakti çoktan gelmemiş midir?

Cumhurbaşkanı'nın şike yasa tasarısını Meclis'e geri yollaması bu yanlışların Meclis'te düzeltilmesi için bir fırsattır:

Meclis, yasa tasarısını aynen kabul ederek Cumhurbaşkanı ile inatlaşacağına, bu konuları enine boyuna tartışsa ve hızla bazı çözümler üretse, başta AKP iktidarı olarak bütün Türkiye bu olaydan kârlı çıkmaz mı?


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 15 Nisan 2019

Valid HTML 4.01 Transitional