Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

YARGI KİMDEN YANA?
 

Başlıktaki sorunun sorulması bile ortada bir terslik olduğunu gösterir!

Türkiye'nin son birkaç yıllık yargı tarihine bakıldığında "Yargı kimden yana?" sorusunu aşağıdaki eksenlerde sormak olanaklı gibi görülüyor:

İktidarın gücünden yana mı...

Muhalefet hakkından ve özgürlüğünden yana mı?

Tecavüz edilen kadınlardan, kızlardan, çocuklardan yana mı...

Tecavüz eden erkeklerden yana mı?

Doğayı korumak isteyenlerden yana mı...

Doğayı yağmalayanlardan yana mı?

Gençlerden, çocuklardan yana mı...

Yetişkinlerden, yaşlılardan yana mı?

Devletin bütünlüğünden yana mı...

Devletin ayrışıp, parçalanmasından yana mı?

Teröristlerden yana mı...

Teröristlerle mücadele edenlerden yana mı?

Türklerden yana mı...

Kürtlerden yana mı?

Alevilerden yana mı...

Sünnilerden yana mı?

Sivillerden yana mı...

Askerlerden yana mı?

* * *

Soruları özellikle farklı ölçütlere göre sordum:

Kimilerinde soyut ilkeleri, kimilerinde ise toplum içindeki somut grupları karşı karşıya getirdim.

Çünkü bu yazıdaki amacım Türkiye'deki uygulamalara dikkat çekmek!

* * *

Aslında bu soruların hepsi yanlış ya da en azından tartışmalıdır:

Çünkü yargı soyut olarak yukardaki ikili gruplardan hiç birinden yana değildir...

Hiç birine karşı da değildir:

Yargı soyut olarak adaletten yanadır!

* * *

Peki o zaman soruyu şöyle soralım:

Adalet nedir?

Adalet kimden yanadır, kime karşıdır, kimi veya neyi korur?

Masum ile suçlu...

Haklı ile haksız...

Birbirinden nasıl ayrılacaktır?

Yukardaki ikili soruları bu kez adalet için de sormaya başlayabiliriz...

Ve yine yanılabiliriz!

Çünkü bir ülkedeki adalet, yukardaki bütün o ikili gruplar açısından da eşit davranmak zorundadır.

Neye göre eşit?

Hangi evrensel insan haklarına göre?

Hangi felsefi ilkelere göre?

Aslında bir ülkedeki adalet de somut olarak ne evrensel kurallara göre, ne de felsefi ilkelere göre işler:

Bir ülkedeki adalet, somut olarak, o ülkedeki mevcut hukuk düzenine göre işler!

* * *

O zaman soru başka bir biçim alır:

Mevcut hukuk düzeni kimden yanadır?

İşte bu soru, yukarda ikili gruplar çerçevesinde formüle edilen bütün yanlılıkları, felsefi ilkeleri, evrensel insan haklarını gündeme getirir ve onlara haklılık kazandırır!

Sorun, mevcut hukuk düzeninin kime ve neye göre yapılandırıldığıdır.

* * *

"Mevcut hukuk düzeni kimden, neden yanadır?" sorusuna yanıt verebilmek için, önce bu düzenin ülkenin her yerinde her zaman aynı biçimde işleyip işlemediğine bakmak gerekir!

Acaba son birkaç yıldır ülkemizde hukuk, yukardaki bütün gruplar için, her zaman her yerde aynı mı işlemektedir?

Ve asıl soru:

Meclis veya referandum yoluyla, Anayasa'da ve yasalarda yapılan değişiklikler, yukardaki ikili sorular çerçevesinde, hangi bağlamlarda gerçekleştirilmiştir?

Nasıl bir hukuk düzeni hedeflenmiş...

Nasıl bir düzen kurulmuştur?

* * *

Hukuk düzenimiz kimden yanadır?

Kimi korur?

Bu sorulara "Masumlardan yanadır"...

Ve "Hak arayanları korur" diye yanıt verebiliyor musunuz?


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 19 Ağustos 2019

Valid HTML 4.01 Transitional