Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

CEYLANLAR NEREYE KOŞUYOR?
 

Ceylan doğanın en zarif yaratıklardan biridir...

Belki de bu nedenlerle Ceylan ismi bende önyargılı bir sempati oluşturmuştur bu adı taşıyanlara karşı.

Hele bir de bunlar sanatçıysalar...

Hele hele başarıları uluslararası çevrelerde kabul görmüşse...

Ve üstüne üstlük bir de evliyseler...

İşte o zaman orada bir olağanüstülük aramak ve "Ceylanlar nereye koşuyor?" diye sormak gerekir!

* * *

Ceylanlar sanata koşuyor:

Güzelliğe...

Yaratıcılığa...

İnsanlığa katkıya...

Ve başarıya!

* * *

Ebru Ceylan:

Bir fotoğraf sanatçısı.

Nuri Bilge Ceylan:

Sanatı uluslararası jüriler tarafından da kutsanmış bir film yönetmeni.

Türkiye önce, Ceylanlardan Nuri Bilge'yi tanıdı...

Ebru ise onun oyuncularından ve senaristlerinden biri olarak duyuldu.

Oysa Ebru Ceylan, bir oyuncu ve bir senarist olmaktan öte, aynı zamanda çok değerli bir fotoğraf sanatçısı.

Ben kamuoyunun aksine, önce Ebru'yu, sonra Nuri Bilge'yi tanıdım...

Elbette adlarını duymaktan değil, "şahsen tanışmaktan" söz ediyorum:

Çağdaş Eğitim Vakfı'nın, içinde benim de yer aldığım bir projesi için sevgili dostum Berrin Yoleri ile Cumhuriyet'e fotoğrafımı çekmeye gelmişti.

Stajiyer bir üniversite öğrencisini andıran bu genç kızın kim olduğunu ancak gazeteden ayrıldıktan sonra anladım...

Ve tabii çok utandım.

Şimdi her karşılaşmamızda kendimi hâlâ ezik hissediyorum!

En son Teşvikiye'deki Milli Reasürans Sanat Galerisi'nde iki gün önce açtığı sergide karşılaştık...

Ve eserlerine bakarken fark ettim ki, "İnsana odaklanmak" sadece Nuri Bilge Ceylan'ın değil, Ebru Ceylan'ın da sanatının temel ögesi!

* * *

Nuri Bilge Ceylan sinemasını Türk sinemasının gelişme çizgisi içine oturtursak, onu Ömer Lütfi Akad sineması ile Yılmaz Güney sinemasının yenilikçi ve özgün bir sentezi olarak niteleyebiliriz.

Sinematografik açıdan Yılmaz Güney'in görsel zekasını ve Ömer Lütfi Akad'ın etkileyici üslubunu almış, kendi kişiliğinin ve sanatının ögeleriyle bütünleştirmiş, Türkiye gerçeğinde güncelleştirmiş.

Üstelik sinema sanatının simgesi olan Cannes'dan ödüller alarak kendi sinemasının özgünlüğünü ve başarısını tescil ettirmiş.

* * *

Ebru Ceylan'ın "Dünya içimde karanlık oyunlar oynuyor anne!" adını verdiği sergisi esas olarak çocukların dünyasını yansıtıyor:

Ne yazık ki karanlık ve acılı bir dünya bu...

Ama sanatçı belki de bu karanlık ve acılı dünyayı dengelemek için doğa fotoğraflarıyla çeşitlendirmiş sergisini.

Bunlar arasında özellikle dört fotoğraf beni çok etkiledi:

Uzakta bir at, ağaçlar arasında bir köpek, bir köpek silueti ve perdeleri uçuşan bir pencere:

Sanatçı, durağanlıkla hareketliliği bütünleştirmiş doğanın güzelliğinde.

Çocuk fotoğraflarında ise hep bir saklanmışlık, bir kaçış, bir gizemli hava var...

Ve acı!

* * *

Serginin açılışında Nuri Bilge Ceylan'la ayaküstü kısa bir sohbet olanağı buldum:

Keyfi yerindeydi...

Her zamanki "cool" havasıyla (biliyorum yabancı bir sözcük ama, "sakin", "serinkanlı", "soğukkanlı", "ağırbaşlı" "yakışıklı", "hoş" gibi kelimeler onu anlatamıyor) Bir Zamanlar Anadolu'da'nın Fransa'da o gün gösterime girdiğini ve gelen ilk haberlere göre ilginin beklenenden iyi olduğunu söyledi.

* * *

Ceylanlar "Tutkuyla sevdikleri, yalnız ve güzel ülkeleri" adına koşuyor!

Ebru'nun sergisine, Nuri Bilge'nin filmine gidin, Ceylanların bu koşusuna siz de tanıklık edin:

Milli takım maç kazandığında hissettiğiniz duyguları yaşayacaksınız!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 17 Haziran 2019

Valid HTML 4.01 Transitional