Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

EDEBİYATIMIZA YENİ BİR SOLUK GEREKİYOR
 

Bilmem edebiyatımızda son yıllarda yaşanan tıkanma dikkatinizi çekti mi...

Yeni yayınlar birkaç kişi ekseninde tartışılıyor...

Yeni yazarların ortaya çıkmalarıyla kaybolmaları bir oluyor.

Bir ara popüler aşk romanları yükselişteydi...

Şimdi onların da dönemi de kapandı...

Medyatik yazarlar gündemde.

Gülen Cemaati edebiyat piyasasında da egemen oldu...

Cemaate yakın yazarların kitapları çok satılıyor...

Bu arada edebiyatımıza yeni soluk getiren bağımsız genç yazarların yapıtları görmezden geliniyor.

* * *

Edebiyatın siyasetten etkilendiği bilinir.

Kimi zaman bu etki bir güdümleme biçiminde kendini gösterir...

Ve kalıcı etkide başarısız olur.

Çünkü güdümlenmiş edebiyat daha çok sansüre ve daha kötü ürünlere yol açar...

Bu iki faktör bir arada edebiyatı öldürür.

Ama edebiyat yine de siyasetten etkilenir...

Çünkü edebiyat "zamanın ruhunu" yansıtır...

Ve "zamanın ruhunu" en etkin olarak belirleyen öge siyasettir. Bu

nedenle ister istemez edebiyat da, dolaylı da olsa, siyasetten etkilenmiş olur.

* * *

Günümüzde zamanın ruhu, siyasetin etkisiyle "geçmişle hesaplaşma", "tarihimizle yüzleşme", "demokratikleşme", ve "demokratikleşme" sahte bir maskeyle sunulduğu için, daha da temelde "muhafazakârlaşma" ve hatta biraz daha keskin bir terimle "dine-İslama kayış" eksenlerinde ortaya çıkıyor.

Bakın son yılların popüler yazarlarına, hepsi bu eksenlerin ana temalardaki egemenliğini yansıtan yapıtlar ortaya koyuyor.

Pek doğal olarak bu popülerleşmeye direnen ve gerçekten değerli yapıtlar verenler de var...

Ama bunların dikkat çekmediğini, belki de bilinçli olarak görmezden gelindiğini belirtmek istiyorum.

* * *

Yukarda belirlediğim zamanın ruhunu yansıtan eksenlerin doğal sonuçlarından biri de "dönem romanları".

Esas olarak ben iyi yazılmış dönem romanlarını seviyorum.

Oya Baydar, hemen aklıma gelen iyi dönem romanı yazarlarındandır...

Hem iyi bir toplumbilimci hem de iyi bir yazardır...

Hemen hemen her yazdığı roman çok başarılıdır. (Bu sütunun okurları onun bazı romanları üzerine yazılar yazdığımı anımsayacaklardır.)

Yazarlar kimi zaman dönem romanlarını kendi yaşanmışlıkları, çocuklukları, gençlikleri üzerine inşa ederler...

İyi bir yazar, kendi çocukluğundaki, gençliğindeki tanıklıkların yüreğinde ve zihninde bıraktığı izlenimleri, toplumsal, siyasal, kültürel antenlerinin algıladığı "dış gerçeklerle" harmanlayıp iyi bir "geçmiş dönem" romanı ortaya koyabilir.

Pek doğal olarak o zaman ortaya "çocuk gözüyle" ya da "genç gözüyle" algılanan bir dünya çıkar.

Ben çocukların "naif" ya da gençlerin "delikanlı" dünyalarını da yansıtan bu tür dönem romanlarını çok seviyorum; elbette iyi yazılmış olmak kaydıyla!

Bu tür romanların en güzel örneklerinden biri İkinci Dünya Savaşı dönemini çocuk gözüyle yansıtan, Gülseren Engin'in "Cehennemde bir Ada" adlı on yıl önce basılmış romanıdır.

Bir başyapıt olan bu eserin bu güne kadar eleştirmenlerin dikkatini yeterince çekmemiş olması hem şaşırtıcı hem de üzücüdür.

* * *

Son günlerde Türkiye'nin askeri baskı dönemlerini yine bir çocuk-genç gözüyle yansıtan bir "dönem romanı" yayınlandı:

Irmak Zileli'nin "Eşik" adlı eseri.

Ben bu genç yazarın ilk romanını zevkle okudum ve çok beğendim.

Oya Baydar gibi, Gülseren Engin gibi Irmak Zileli'nin de, bugünlerde durağanlaşan edebiyatımıza yeni bir soluk getirdiğini düşünüyorum.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 19 Ağustos 2019

Valid HTML 4.01 Transitional