Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

BOŞ TARTIŞMALARA BOŞ YANITLAR
 

Feodal dönemin sözlü kültürüyle koşullanmış...

Endüstri döneminin yazılı kültürünü özümleyememiş...

Feodal dönemin sözlü kültüründen, Bilişim döneminin elektronik kültürüne sıçramış bir toplumuz.

Okumak fili, gazetelerde manşet, kitaplarda arka kapak, araştırmalarda google'dan maddeler okumakla sınırlı.

Popüler kültür ve onun en etkili aracı televizyon her yere egemen...

Tartışmalar, konu başlıkları, uzman görüşleri sadece görüntüler üzerinde...

Kimse olayların derinine inmiyor...

Temel süreçleri sorgulamıyor...

Asıl nedenlerin üzerinde durmuyor.

* * *

Ama haksızlık da etmeyelim:

Bu boş tartışmalar furyasına katılmayanlar, ya da bu tartışmaları anlamlı sorulara yönlendirenler de var...

Süreçleri, temel nedenleri irdelemek isteyenler de...

Ama onları kim okuyor...

Kim dinliyor...

Kim önemsiyor?

Belki küçük bir azınlık...

Ama onların da sesi, soluğu, kalabalıkların kakafonik gürültüsü içinde yok olup gidiyor.

* * *

Madem boş tartışmalar artık bir toplumsal olgu halini aldı, "Bari ben de bunlara katılayım" dedim...

İşte boş tartışmalara boş yanıtlarım:

Boş Tartışma:

Muhteşem Yüzyıl'da Türk televizyonlarının en pahalı sahnesi olarak lanse edilen Mohaç Meydan Muharebesi'nin görüntülerinde, 17 dakika süren ve 500 bin dolara malolan sahne için Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu ve tarihçi-yazar Yavuz Bahadıroğlu ağır eleştirilerde bulunurken, Doç. Dr. Erhan Afyoncu "Büyük emek harcanmış. Eleştirilmemeli, desteklenmeli" dedi.

Boş yanıtım:

Sen tarihini, okullarda sıkıcı derslerle okutup vatandaşlarını cahil bırakırsan, millet de tarihini abuk sabuk televizyon dizilerinden öğrenir...

Ve tabii yanlış öğrenir.

Peki oradan öğrendiği yanlış tarih, senin derslerde öğrettiğin yanlış resmi tarihten daha mı kötüdür ki bunu sorun yapıyorsun?

Boş Tartışma:

Dizilerde neden türbanlı kadınlar yok...

Türbanlı kadının neden reytingi yok?

Boş yanıtım:

Sen kızının, kardeşinin, ablasının, karısının, gelininin, akrabalarının, konuştuğu kızın ve hatta komşu kızının başını zorla örttüren erkek egemen maço kültürü tartışmazsan, bu sorunun yanıtını bulamazsın elbette.

Boş tartışma:

Ülkede kan gövdeyi götürürken, Başbakan PKK terörü yerine neden Filistin sorununa öncelik veriyor?

Boş yanıtım:

Kardeşim sen ne ülkeyi, ne AKP'yi, ne AKP'nin iç ve dış politikasını, ne uluslararası camiayı, ne Kürt sorununu, ne PKK'yı, ne Filistin-İsrail savaşını, ne de Türkiye'nin "komşularla sıfır sorun" politikasını izliyorsun!

Koskoca Başbakanı eleştirmeden önce kendine bir çeki düzen ver, "komşularla sıfır sorun" politikasını öğren bakalım!

Boş tartışma:

Bütün gazeteler ve televizyonlar artık aynı konularda ve neredeyse aynı başlıklarla yayın yapıyor; ne olacak Türkiye'deki gazetelerin ve televizyonların hali?

Boş yanıtım:

Gazete ve televizyon sahiplerinin asıl işleri ve asıl kârları başka alanlarda olduğu sürece bu soru zaten anlamsızdır; ne olursa olsun, onlara ne!

Boş tartışma:

Neden sadece Ahmet ve Nedim için yürüyüş yapılıyor, öteki gazetecilerin canı yok mu; ya öteki tutuklu yargılananlar?

Boş yanıtım:

Bir eyleme katılmamak için her zaman bin tane bahane bulunur; ayrıca unutmayın "ateş düştüğü yeri yakar!"


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 22 Nisan 2019

Valid HTML 4.01 Transitional