Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

ABD'NİN SİYASAL İSLAMLA TEHLİKELİ DANSI-III
 

Sovyetler Birliği'nin simgesel çöküş tarihi Berlin Duvarı'nın yıkıldığı 1989 yılıdır.

Ardından 1991'de Moskova antlaşması ile yeni devletler kuruldu ve Sovyetler Birliği hukuken de dağıldı.

Soğuk Savaş sona erdi...

Komünizm tehdidi siyasal olarak ortadan kalktı...

Böylece Siyasal İslam'ın, ABD (ve Batı) tarafından antikomünist amaçlarla kullanılması da işlevini yitirdi!

Oysa ABD ve Batı yıllarca antikomünist amaçlarla kullanmak üzere Siyasal İslam'a büyük yatırımlar yapmış, siyasal, ideolojik, örgütsel ve parasal olarak büyük kaynaklar harcamıştı.

Bu yatırımların sonuçları ortadaydı...

Uluslararası ilişkilerde ve siyasal-kültürel-toplumsal olaylarda, eğilimler öyle bıçakla kesilir gibi durmaz, sonuçlar birdenbire ortadan kalkmazdı.

Nitekim, ABD'nin ve Batı'nın yıllarca yatırım yaptığı dincilik ve milliyetçilik akımları da olanca güçlerini yeni dönemde de sürdürdü.

Sovyetlerin çöküşü bir anlamda Endüstri Devrimi'nin bitişini ve insanlığın Bilişim Devrimi diye adlandırılabilecek yeni bir döneme girişini de simgeliyordu.

Bu yeni dönemin yükselen ideolojisi, Tarım Devrimi'nin getirdiği din ve mezhepler ile Endüstri Devrimi'nin getirdiği milliyet ve sınıf kavramlarını da aşan bir biçimde Demokrasi ve İnsan Hakları olarak ortaya çıktı.

Böylece ABD'nin ve Batı'nın Sovyetler Birliği'ne karşı yaptığı ideolojik ve siyasal yatırımlar mikrodincilik ve mikromilliyetçilik bağlamında varlıklarını ve işlevlerini yeni dönemin egemen ideolojisi olarak takdim edilen Demokrasi ve İnsan Hakları çerçevesinde sürdürdü...

Ve bu ideolojiler, özellikle Sovyetler Birliği'nin Doğu Avrupa'daki, Balkanlardaki ve Kafkaslardaki kalıntılarının temizlenmesi için kullanıldı...

Eski devletler, birlikler bölündü...

Yeni küçük devletler ortaya çıktı.

* * *

Elbette ABD'nin yarattığı siyasal-askeri amaçlı örgütlenmeler de varlıklarını sürdürdü.

Ama hedefleri olan Komünizm çöktüğü, Sovyetler Birliği dağıldığı için, varlıklarının sürdürülmesi yeni düşmanların bulunmasına bağlıydı.

Ortadoğu'daki Filistin-İsrail savaşları ve anlaşmazlığı böylece din, mezhep ve milliyetçilik bağlamında yeniden gündeme geldi:

Artık Komünizmin ve Sovyetler Birliği'nin yerini, düşman olarak Filistinlilere, yani İslam'a karşı savaşan İsrail ve onun baş destekçisi ABD almıştı.

Siyasal-askeri nitelikli örgütlerin en güçlüsü olan El Kaide tam bir Dr. Frankenştayn ve yarattığı canavar öyküsünde olduğu gibi, kendi yaratıcısına, ABD'ye yöneldi.

Önce dünyanın her yerindeki ABD üslerine saldırılarla başlayan bu yeni yönelim, 11 Eylül 2001'deki "İkiz Kuleler Saldırısı" ile doruk noktasına ulaştı.

İlginç bir biçimde bu yeni Siyasal İslam-Batı savaşının teorisyeni de ünlü bir Amerikalı siyasal bilimci, Prof. Samuel P. Huntington oldu.

* * *

Pek doğal olarak dine ve milliyetçiliğe, siyasal ve askeri bağlamda yapılan yatırımların tek ürünü El Kaide değildi.

Filistin Kurtuluş Örgütü'ne rakip olarak yaratılan Hamas, İran'ın desteklediği Hizbullah ve irili ufaklı pek çok İslami silahlı örgüt uluslararası siyaset arenasında cirit atmaya başlamıştı.

Örneğini Türkiye'deki Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı cinayetlerinin arkasında da bu örgütlerin olduğu mahkeme zabıtlarıyla ispat edilen gerçekler arasındaydı.

ABD'nin Irak'ı işgali bütün bu oluşumları tırmandırdı.

Ama aynı zamanda mikrodinci, mezhepçi çatışmaları da şiddetlendirdi...

ABD işgali altındaki Irak'ta Sünnilerle Şiiler birbirlerini öldürmeye başladı.

Bu sırada Siyasal İslam da insanlığın yeni döneminin egemen ideolojisi olduğu öne sürülen Demokrasi ve İnsan Hakları bağlamında yeni atılımlara girişti.

Pek çok ülkede mevcut siyasal yapı çerçevesinde örgütlendi.

Devamı Salı günü!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 22 Nisan 2019

Valid HTML 4.01 Transitional