Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

SÜRAT ŞAŞIRTIYOR, ÜSLUP KORKUTUYOR
 

Medyadaki dönüşüm müthiş!

İlerde siyasal tarihi ve medya tarihini yazacaklar için muazzam bir malzeme çıkıyor:

İktidarın önceden kestirilemeyen (çünkü genellikle dışardan yönetilen) politika değişikliklerine ayak uydurmaya çalışan gazete patronları, yöneticiler, yazarlar, büyük bir hızla tutum değiştiriyor...

Dün yaptıklarının, yazdıklarının, söylediklerinin tam tersini bugün savunuyor...

Herkesi şaşırtıyorlar.

* * *

İç ve özellikle dış politikadaki değişmeler herkesin başını döndürüyor...

İktidarın büyük virajları, insanları ters köşeye yatıran zigzagları, sadece politikacıların demeçlerinde değil, gazete manşetlerinde, televizyon haberlerinde, internet sitelerinde görülüyor:

Dün "Ak" dediklerine bugün "Kara" diyorlar...

Dünkü düşmanlar bugün dost...

Dünkü dostlar bugün düşman oluyor!

Dün, "NATO'nun Libya'da ne işi var..."

Bugün, "NATO'nun Libya'daki en büyük destekçisi Türkiye..."

Dün, Kürt siyasal hareketi ve hatta terör örgütü bile "Özgürlükçü, demokrat..."

Bugün, Kürt siyasal hareketi terör örgütü ile aynı kefede "Özgürlük ve demokrasi düşmanı".

Dün, Mısır, Suriye, Mübarek, Esad en büyük dostlar...

Bugün, Mübarek "Düşük diktatör", Esad "Halkına zulmeden diktatör".

Dün, Şengen vizesi uygulamalarına karşı Suriye ile yapılan anlaşma "Şamgen..."

Bugün, "Şamgen oldu yengen".

Dün, Kaddafi'den ödül alınıyor...

Bugün, Kaddafi lanetleniyor.

* * *

Tutarsızlıklar, politikasızlıklar, günü kurtarmaya yönelik çelişik demeçler, zıtlıklar gırla gidiyor...

Politika değişiklikleri baş döndürüyor.

İlerde tarih yazacaklar için çok zengin bir malzeme!

İşin ilginç yanı, iktidarın ve özellikle Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın (zaten artık siyasal iktidar tümüyle kişiselleşmiş durumda) çizgisine "tam uyum sağlamaya" özen gösteren medya, sadece haber bazında değil, yorum, çözümleme ve destek bazında da bu değişim ve tutarsızlıkları canhıraş bir biçimde destekliyor...

Medya yöneticileri, yazarları, dün ileri sürdükleri yaklaşımların, düşüncelerin, politikaların, tezlerin tam tersini bugün savunuyor...

Evet tam bir şaşırtıcı dönüşüm hızı!

Ama beni korkutan bir başka öge daha var bu değişimde:

Üslubun son derece saldırganlaşması:

Medyada ötedenberi gördüğümüz meslektaşlara saldırının, ihbarcılığın, başka yazarlar üzerinden "pozisyon almanın" eriştiği korkunç düzey!

Artık ne meslek ahlakı, ne kişisel ahlak, ne terbiye, ne nezaket, ne efendice eleştiri, kimsenin umurunda...

Dün bizzat savundukları yaklaşımlara düşüncelere karşı acımasız eleştiriler, kişisel saldırılar, belden aşağı vuruşlar ve meslektaşlarını ihbar eden yaklaşımlar!

İnsan bir yandan şaşırıyor, bir yandan utanıyor, bir yandan da korkuyor...

Korkuyor, çünkü bu ortamda demokrasinin olmazsa olmaz önkoşulu olan medya özgürlüğünün nasıl istismar edildiğini gözlemlemek, sadece medyanın ve siyasetin değil, doğrudan doğruya rejimin seviyesi ve kalitesi hakkında da umutları sarsıyor!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 19 Ağustos 2019

Valid HTML 4.01 Transitional