Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

BAŞKALARININ KADERLERİNE HÜKMEDENLER
 

Güç, kuvvet, kudret, iktidar...

Hükmetme gücü...

Başka insanların canları, malları, özgürlükleri hakkında karar verme gücü:

Ne kadar korkutucu bir sorumluluktur bu!

* * *

Para, pul, siyaset, seçim, oy, anayasa, yasa, kaba kuvvet, silah gibi iç içe geçmiş güç, kudret kaynaklarının sahipleri, temsilcileri:

İktidar sahipleri...

Mutlu mudurlar?

Başka insanların kaderlerine hükmeden insanlar ne hisseder?

Sonsuz bir kudret ve üstünlük duygusu mu...

Yoksa sonsuz bir sorumluluk mu?

* * *

Emirle iş görenler, sorumluluklarından, emir verenleri suçlayarak kurtulabilirler mi...

Emir verenler, sorumluluklarından, verdikleri emri dayandırdıkları gerekçelerle kurtulabilirler mi...

Bir insanın, başka insanları öldürmesi, hapse atması, işkence yapması, dövmesi, baskı altında tutması, nasıl bir duygusal ve düşünsel dünyanın sonucudur?

* * *

Genellikle siyasal cinayetler hep "yüce amaçlar" için işlenir...

İşkenceciler kendilerini "yüce amaçların hizmetkarı" maskesiyle kamufle eder...

İktidar sahipleri bütün haksızlıkları, adaletsizlikleri, yolsuzlukları hep "yüce amaçlar" uğruna yaptıklarını öne sürer...

Ama "yüce amaçlar" gerekçesi, tarihin önünde bunları yapanları temize çıkarmaz...

Kitlesel cinayetler...

Kitlesel tutuklamalar...

Kitlesel işkenceler...

Kitlesel haksızlıklar...

Ne adına, ne gerekçeyle yapılmış olursa olsun, bir gün mutlaka mahkum olur.

* * *

Siz gelin de bu "yüce amaçları"...

Yakınları katledilenlere...

Parmaklıklar ardında çile dolduranlara...

İşkence görenlere...

Anlatmaya, açıklamaya çalışın...

Bakalım ne yanıt alıyorsunuz!

* * *

İnsanlığın en yüce amacı:

Bireyin canının, malının, özgürlüğünün ve refahının güvence altında olmasıdır.

Bireylerin canlarına, mallarına, özgürlüklerine ve refahlarına kasteden hiçbir eylem, herhangi bir "yüce amaç" uğruna savunulamaz, haklı gösterilemez.

* * *

Ne din uğruna, ne milliyet uğruna, ne başka ideolojiler uğruna, hiçbir "yüce amaç", insanların "ötekileştirilmesini", haksızlığa ve adaletsizliğe uğramasını, öldürülmesini, hapse atılmasını, işkence görmesini haklı çıkaramaz.

Biliyorum iktidar sahipleri için bu sözler, "boş laflardır".

Biliyorum onlar zaten vicdanlarını, "yüce amaçlar" uğruna, "ötekileştirdikleri" insanlara her türlü haksızlığı ve adaletsizliği reva görmek için susturmuşlardır.

Ama olsun ben yine de vurgulamak istiyorum:

"Önce hapse tık, ondan sonra yargıla" ilkesi Ortaçağ uygulamasıdır.

Günümüzde Türkiye'de yaşanan hukuk bunalımının, milli irade krizinin altında esas olarak bu Ortaçağ uygulaması yatmaktadır.

İnsanların bir iddia üzerine hapse atılıp yıllarca orada tutulduğu bir düzende ne hukuktan ne de milli iradeden söz etmenin olanağı vardır!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 17 Haziran 2019

Valid HTML 4.01 Transitional