Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

CHP'NİN DEMOKRASİ PROJESİ KAFAKARIŞTROLOGLARA KARŞI
 

Bu sütunda kafakarıştrologlara ilişkin çok yazım çıktı. (Meraklısı internet sitemdeki eski yazılarıma bakabilir.)

Kafakarıştrologlar belli bir siyasal ve ideolojik amaçla bazı kavram ve terimleri saptıran insanlardır; politikada, medyada ve hatta üniversitelerde görülürler.

Kafakarıştrologların üstün(!) çabalarıyla, milliyetçilik, ulusalcılık, Atatürkçülük, Kemalizm, laiklik, ideoloji, sosyal devlet, demokrasi, özgürlük, liberalizm gibi terim ve kavramların önce içleri boşaltılmış...

Sonra da bu kavram ve terimler, insanları suçlamak veya yanlış tanımlamaları empoze etmek için kullanılan etiketler haline getirilmiştir.

Aslında kavram ve terimlerin saptırılması, olumlu değerlerin yozlaştırılması, otoriter siyasetin çok eski bir yöntemidir; bütün totaliter rejimlerde görülür.

Bu yozlaştırma "siyaset dili" aracılığıyla yapılır.

Kullanılan dil aracılığıyla insanların zihinlerinin nasıl denetlendiğinin ve biçimlendirildiğinin en güzel örneği Orwell'in 1984 adlı kara ütopyasında verilmiştir.

* * *

Kılıçdaroğlu'nun, sağına Prof. Sencer Ayata'yı, soluna da Dr. Mehmet Karlı'yı alarak açıkladığı, onlara da söz vererek ve sonra da soruları yanıtlayarak ayrıntılandırdığı Demokrasi Projesi, teori ile pratiği çok iyi bütünleştirmişti.

Proje, beni hem çok mutlu eden hem de çok üzen bir yaklaşımı yansıtıyordu:

Bu yaklaşım beni çok mutlu etti çünkü kırk yılı aşkın bir süredir öğrencilerime aktarmaya çalıştığım demokrasi ve siyaset kavramları üzerine oturtulmuştu.

Ama aynı zamanda üzdü de...

Çünkü temelleri 1961 Anayasasıyla atılmış olan bu yaklaşımın, yarım yüzyıl sonra, Türkiye'de hâlâ rejimin demokratikleştirilmesi adına savunulmak zorunda kalınışı, son elli yılımızın boşa mı gittiği sorusunu aklıma getirdi!

* * *

Projede, somut demokrasi ihlalleri ve resmi sayılarla desteklenmiş olan, "rejim bunalımının" nasıl yaratıldığı...

"Korku toplumunun", "ucube demokrasinin", "tutuklu demokrasinin", "sopalı demokrasinin" topluma nasıl dayatıldığı...

Kafakarıştrologların "siyasal dilde" yaptıkları saptırmaları vurgulayarak...

Ve bu saptırmaların nasıl önleneceğine ilişkin öneriler sunularak...

Açık açık anlatılmıştı.

Önce teşhis konulmuştu:

"Günümüzde, AKP yönetimindeki Türkiye gittikçe 'otoriter' nitelikleri ağır basan bir siyasal sisteme doğru evriliyor.

Sınırlı bir çoğulcululuk görüntüsü altında iktidar gücünü baskıcı bir şekilde kullanıyor.

Muhaliflerin her an tehdit altında olduğu bir korku toplumu yaratılıyor.

Basın, sivil toplum, üniversiteler, sendikalar susmaya veya yandaşlaşmaya zorlanıyor.

Hukuk devleti her geçen gün zayıflıyor.

Yargı, yürütmenin emrine sokuluyor.

Devlet partileşiyor.

Fiili tek parti iktidarı kurulmaya çalışılıyor.

Saygın uluslararası kuruluşların incelemelerinde Türkiye 'kısmen özgür', 'melez ülke' gibi nitelendirmelerle anılır duruma geliyor." (s.5)

Ve bu teşhisten sonra, 'siyasal dil' açısından kafakarıştrologların oyunlarını bozacak önlemler sıralanıyordu:

"Sivilleşme, güvenlik bürokrasisinin kavram ve ilkeleri ile düşünmenin de terk edilmesi anlamına gelmelidir.

Örneğin, siyasetin 'tehdit', 'düşman' gibi kavramlarla yapılması...

Muhalif hareketlerin kolaylıkla 'illegal' olarak adlandırılması...

Muhalefete karşı sıklıkla polisiye tedbirlere başvurulması...

Sivil demokrasi anlayışı ile bağdaşmamaktadır.

CHP, tüm anayasal siyasi hareketlere ilişkin olarak, bu tarz nitelendirmelerden uzak barışçıl bir dil kurmuştur.

Mevcut iktidarın ise kendisine muhalif her hareketi 'terör', 'illegal' gibi kavramlarla ilişkilendirerek siyasi alanı militerleştirdiği, güvenlik dilini hakim kıldığı görülmektedir." (ss.9-10)

* * *

CHP'nin "Demokrasi, Eşit Yurttaş, Özgür Toplum" projesi, bütün demokrasiye ve insan haklarına inananlar için bir ders, bir el kitabı niteliği taşıyor.

İlerde yine değineceğim.

Not: Yarın, Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü 50. Yıl Kutlaması yapıyor.

Bu vesile ile başta öğrencilerim olmak üzere tüm hemşirelere, sağlık sektörünün bu fedakâr çalışanlarına başarılar diliyorum.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 26 Ağustos 2019

Valid HTML 4.01 Transitional