Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

"ADALET KAN KUSTURUR MU?"
 

Soruyu Malatya İnönü Üniversitesi Eski Rektörü Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu soruyor mahkemeye!

Medyada "İkinci Ergenekon" adıyla anılan davanın 13 Mayıs 2011 tarihinde Silivri'de yapılan 119. duruşmasında tutuklu sanık Prof. Hilmioğlu, tarihi bir konuşma yapıyor:

Bir hekim olarak ettiği hipokrat yemini nedeniyle konuştuğunu belirterek, geniz kanseri olan sanıklardan avukat Yusuf Erikel'in durumuna değiniyor.

"Hekim meslektaşlarım üzerinde bir korku ortamı yaratıldı. Adalet kan kusturur mu? Ben Yusuf Erikel'in kan kustuğunu gördüm. Bu korku ortamı devam ettirildiği sürece adalet kan kusturur" diyor.

Genizdeki tümörün çapının 6-7 santim olduğunu, Erikel'in 1 yıl boyunca şikayetleri olmasına rağmen Silivri Devlet Hastanesi'nden daha büyük bir yere nakledilmediğini dile getiren Hilmioğlu, Mehmet Haberal'ın da ventriküler taşikardisi nedeniyle doğrudan ölüm riski altında bulunduğunu söylüyor.

Harvard Üniversitesi'ne ait 'Ventriküler taşikardi ve ani kalp ölümü' başlıklı bir makaleyi göstererek, "Bunun başlığı bile bu ritm bozukluğu hastalığının ölümcül hastalık olduğunu gösterir. Bu yazının önünde bütün hekimlerin eğilmesi gerekir" diyor.

Erikel için de şunları söylüyor:

"6-7 santim tümör demek, 'yaşam ömrün birkaç yılla sınırlıdır' demek. Bu tümör Erikel'in 30 yılını elinden almıştır. Erikel ölüm yolculuğuna çıkmış, Haberal da doğrudan ölümle karşı karşıyadır. 30 gün değil, 30 saniye içinde bile adamı götürebilir. Neden hekimler sevk etmiyor? Neden 'ventriküler taşikardisi' olan bir hastayı buraya göndermek zorundan kalıyor?

Daha sonra kendi gözlemlerini aktarıyor:

Ben 4 hastanede yattım. Meslektaşlarımın gözündeki korkuyu gördüm. Bunu sadece mimikleriyle değil doğrudan sözlü de ifade ettiler. Bu korku ortamı devam ederse, bu ölümler, hastalıklar, kan kusmalar bitmeyecek. Korku ortamının yok edilmesi konusunda heyetinize görev düşmektedir. Yusuf Erikel duruşmada kan kustu. Adalet kan kusturuyor. Bir hukuk insana kan kusturuyorsa, diyebilir miyiz ki içinde adalet var?"

Aslında Hilmioğlu'nun kendisi de ağır hasta.

Düzenlenen raporlara göre 2 ayda 1 kere MR, tomografi gibi tetkiklerini yapabilmesi için İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesinde polikliniğe gitmesi gerekiyor, ama sanıklara kan kusturan adalet acaba onu Cerrahpaşa'ya sevk edecek mi?

Hilmioğlu'nun sözünü ettiği, Silivri'deki adalet anlayışından kaynaklanan korku, bir süre önce saygın tıp profesörlerinin Haberal'ın tedavisi dolayısıyla gözaltına alınmasıyla doruk noktasına ulaşıyor…

Artık profesörler bile meslektaşlarına el sürmeye korkuyor!

Ve bütün bunların üstüne Uluslararası Af Örgütünün Yıllık Raporu:

Türkiye'de yapılan yasal ve anayasal değişikliklerin hak ve özgürlüklerde gerekli temel ilerlemeyi sağlamaya yetmediği vurgulanıyor…

Türkiye'de ifade özgürlüğünü ihlal eden cezai kovuşturmaların da sürdüğü belirtiliyor...

İşkence ve kötü muamele olaylarına karıştığı iddia edilen kolluk kuvvetlerine yönelik kovuşturmanın da eksik kaldığı ifade ediliyor...

Adil olmayan yargılamaların devam ettiği belirtiliyor...

"Bu davalarda, adli makamlar, alternatif geliştirmek yerine, aşırı uzun tutuklulukta ısrar etti; avukatların elinde ise, bu tür tutuklulukların yasallığını sorgulamaya yarayacak etkili bir mekanizma bulunmuyordu" deniyor.

Uluslararası Af Örgütü "adli makamların" sorumluluğunu anımsatıyor ama asıl sorumluyu, yasama gücünü elinde tutan siyasal iktidarı es geçiyor.

İşte sevgili okurlarım, böylece benim dün yazdığım "Bir Siyasal Oksimoron Örneği Olarak Adalet ve Kalkınma Partisi" başlıklı yazının içeriği açısından bir başka oksimoron ifade Türkiye'nin hukuk tarihinde yerine alıyor:

"Kan kusturan adalet!"

Başta Hilmioğlu ve Haberal olmak üzere bütün tutuklu ve tutuksuz yargılanan hastalara acil şifalar, yargılanırken yaşama veda eden İlhan Selçuk ve Kuddusi Okkır'a Allahtan rahmet diliyorum.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 19 Ağustos 2019

Valid HTML 4.01 Transitional