Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

SOYUT ADALET SOMUT SORUMLULUK
 

Bilimin yasalarına ulaşmak için somuttan soyuta gidilir:

Tek tek olaylar, maddeler, insanlar incelenir, gözlemler deneyler yapılır, tarih araştırılır...

Elde edilen sonuçlardan bazı hipotezler üretilir...

Bu hipotezler tekrar tekrar kontrol edilir, doğru olup olmadıkları hakkında pek çok test yapılır...

Sonunda bilimsel yasalara ulaşılır.

Bu yasalar elbette, ancak aksi ispat edilene kadar geçerlidir.

Yani test edilebilir, yanlışlanabilir yasalardır.

Yaşamın her anı, herkes, bunları sürekli test eder aslında.

İşte bu yöntemle ulaşılan bilimsel yasalar soyuttur:

Yer çekimi yasası da böyledir...

İnsanların ölümlülüğü de...

Toplumların değişmesi de...

* * *

Kimi insan bu soyut yasalara akıl erdiremez...

Soyut düşünme yeteneği yoktur.

Yer çekimi yasasını kafasına taş düşünce algılar.

Bir yakını öldüğünde insanların ölümlülüğünü idrak eder.

Yaşam biçimi farklılaştığında, yöneticileri değiştiğinde, zenginleştiğinde, yoksullaştığında, hapse girdiğinde toplumun değiştiğini fark eder.

* * *

Adalet de soyut bir kavramdır.

Ancak bir toplum düzenine dayandığında ve bu düzeni sürdürmek için uygulandığında somut nitelik kazanır.

Adalet kavramı ve uygulaması tarih içinde önemli değişiklikler geçirmiştir.

Dinlerin adaleti din mahkemeleri tarafından uygulanır:

Hıristiyan adaleti engizisyon mahkemeleriyle...

Müslüman adaleti şeriat mahkemeleriyle sağlanır.

Totaliter rejimlerin adaleti rejimin ideolojine göre uygulanır:

Komünist rejimlerde insanlar komünizm ilkelerine göre, faşist rejimlerde faşizme göre yargılanır.

Nazizmin, her Alman yargıcının kendini Hitler'in yerine koyarak karar vermesini istediği unutulmaz bir örnektir.

Her toplumsal düzen, her siyasal rejim kendi adalet mekanizmasını kurar ve uygular.

* * *

Türkiye Cumhuriyeti'nin adaleti, bağımsızlık ilkesi çerçevesinde demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti anlayışına-ideolojisine göre düzenlenmiştir...

Evrensel hukuk kurallarına, insan hakları ve demokrasi ideolojisine uygun olarak bağımsız bir biçimde işlemesi ve yargılamaları böyle yapması beklenir.

Türkiye'deki adalet mekanizmasının bu nitelikleri 12 Eylül 2010 referandumu ile "yeniden düzenlenmiştir".

Referandum sonrası hem yargının tüm atamalarını ve uygulamalarını belirleyen Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu hem de yüksek yargı organları yeniden yapılandırılmıştır.

Bu yeni düzenleme ve yapılandırmanın mevcut iktidarın önerileri doğrultusunda olduğu kuşku götürmez bir gerçektir.

Bu yeni düzenleme ve yapılandırma sonrasında adaletin işleyişi açısından tanık olunan uygulamalar, kamuoyu vicdanında zaten oluşmakta bulunan bazı tereddütleri iyice arttırmış görünmektedir.

Bütün bu olaylar karşısında soyut adalet anlayışının somuta dönük uygulamaları açısından sorumluluk kimindir?

Siyasal iktidar mensupları ve sözcüleri, "Bu adaletin işi" diyerek hiçbir sorumlulukları olmadığını vurgulamaktadır.

Yargı mensupları, yapılan uygulamaların "yasalar çerçevesinde" olduğuna işaret ederek, kendilerini sorumluluktan azat etmekte, yasaları işaret etmektedir.

Emniyet mensupları da kendilerine yargı tarafından verilen görevi yerine getirdiklerini belirtmektedir.

Böylece soyut adalet kavramının somut uygulamaları açısından ortada hiçbir sorumlu kalmamaktadır.

Oysa soyut adalet kavramının somut uygulamalarından birinci derecede sorumlu olanlar hiç kuşkusuz yargının yapılanmasını ve işleyişini düzenleyen siyasal iktidardır.

Bir başka deyişle adalet mekanizmasını düzenleyen "kanun koyucu" birinci derecede sorumludur.

Tabii bu uygulamaları gerçekleştirenler de soyut adaletin somut işleyişinden sorumludur.

Uygulamalar evrensel hukuk ilkelerine, insan haklarına, demokratik, laik ve sosyal hukuk devletine aykırı ise, ne siyasal iktidar ne de bu uygulamaları yapanlar "Sorumluluk bende değil" diyerek vicdanlarını susturamaz, kamuoyu vicdanını da ikna edemez!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 2 Aralık 2019

Valid HTML 4.01 Transitional