Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

MÜJDAT GEZEN'İ LİNÇ ETMEK
 

Türkiye'de linç kültürü gittikçe yaygınlaşıyor:

İster politikacı ol, ister sanatçı, ister yazar, ister gazeteci, ister vatandaş...

Haddinse AKP iktidarı veya iktidardaki politikacılar için bir laf söyle...

Derhal Başbakan devreye giriyor...

Eleştiri yapanları doğrudan hedef gösteriyor.

Bunun üzerine devletin, hükümetin bütün mekanizmaları harekete geçiyor...

Bu yetmiyor...

Yandaş medya kolları sıvıyor...

Manşetler, haberler, köşe yazarları, televizyon yorumcuları veryansın ediyor...

Linç eylemi bütün gücüyle hükmünü icra etmeye başlıyor.

* * *

Müjdat Gezen bir televizyon programında AKP'nin oy oranını konuşurken Aziz Nesin'in ünlü yüzde 60 sözünü anımsatıyor...

Vay sen misin mizah yoluyla eleştiri yapan...

Ne darbeciliği kalıyor, ne seçkinciliği.

Bu saldırılara karşı gerilemiyor Müjdat Gezen.

"Müjdat Gezen Tiyatrosu" adlı siteye ve Sözcü gazetesine yazdığı yazı "Ben bir aptalım" başlığını taşıyor.

Yazının girişi şöyle:

"Ben bir aptalım. Buna karar verdim.

Çünkü akıllı biri olsam:

AKP'nin yanında olduğumu, Recep Tayyip Erdoğan'dan başka büyük olmadığını, ülkemde onikimilyondan fazla açlık sınırında insan bulunmadığını, üç milyon işsiz olmadığını, emekli ve işçilerin refah içinde olduğunu, yakında Avrupa Birliği'ne gireceğimizi, AKP hükümetinin muhteşem bir hükümet olduğunu söyleyip...

İstediğim kanalda en iyi parayla istediğim işi bulup, reklam filmlerinde boy göstererek, acayip para kazanır gül gibi geçinirdim.

Oysa ben bankadan kredi alabilmek için oturduğum evi ipotek ettirip, bu parayla okul yaptırıyorum ve AKP karşıtı olduğum için de tehditler alıyorum..."

* * *

Yazı daha sonra, linç girişiminde bulunanlara verdiği yanıtla ve kendisinden yana çıkanları anmasıyla devam ediyor:

"Bu ülkede gerçek Atatürkçü gençler varmış. Gerçek onurlu insanlar varmış. Öğrencilerim dışında yürekli pek çok öğrenci varmış...

Elli yıldır kimseyi kandırmadığımı, düşüncelerim uğruna hapis yattığımı ve tek çıkarımın onların çıkarı olduğunu bilen kitleler varmış.

"Mış" demem haksızlık olur. Biliyordum.

Ama bu denli atik davranacaklarını bilmiyordum...

Aldığım riyasız telefonlar, fakslar, mailler satılmışları çok azınlıkta bıraktı..."

Size başbakan sofrasında yemek yiyip "haklısınız efendim" diyen sanatçılar mı lazım?... Ben onlardan değilim. Size popo yalayıcı, suya sabuna dokunmayan "siz bilirsiniz efendim" diyen sanatçılar mı lazım? Ben onlardan değilim. Size korkak ürkek "aman parama dokunmayın" diyen sanatçılar mı lazım? Ben o değilim. Size muhalefet etmeyen, el etek öpen, "padişahım çok yaşa" diyen sanatçılar mı lazım? O ben değilim.

Ben, kendini bildi bileli fikirlerini açıkça söylemekten korkmayan, dümdüz biriyim..."

* * *

Türkiye'de gittikçe yaygınlaşan baskı ve zulüm, artık sadece siyasetin ve medyanın değil, sanatçıların, komedinin, mizahın da yaşama alanını daralttı.

"Ucube" denilen ve kaldırılması istenen heykeller, sansürlenen diziler, basılan konserler, taşlı sopalı saldırıya uğrayan sergi açılışları tam bir "Linç kültürünü" yansıtıyor.

Başbakan, sadece üslubuyla ve söyledikleriyle değil, tutum ve davranışlarıyla da bu linç kültürünü kışkırtıyor.

Bugün Mehmet Aksoy'a, Müjdat Gezen'e...

Yarın kime?


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 17 Haziran 2019

Valid HTML 4.01 Transitional