Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

BAŞBAKANIN LİDERLİK VE İCAZET ANLAYIŞI
 

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, hem liderlik ve icazet anlayışını, ve hem de bu anlayış çerçevesinde, kendisine destek veren eski solcu, eski darbeci, örtülü dinci ve sözde liberal aydınlara nasıl baktığını Salı günü üst üste yaptığı iki konuşmada açıkça dile getirdi.

Biri partisinin Meclis grubunda, biri de Kırgızistan'a giderken yaptığı bu iki konuşmada söylediklerini alt alta koyarsak Başbakan'ı daha iyi anlayabiliriz.

Bakın Kırgızistan'a giderken Başkanlık rejimi tartışmaları hakkındaki bir soruya verdiği yanıtta ne diyor:

"Liderler tektir zaten.

Bunun yanında liderliği paylaştığı ikinci bir kişi olmaz.

Ama 'takım ruhu' denilen bir olay vardır, 'takım oyunu' denilen bir olay vardır, 'kolektif aklı oluşturmak' denilen bir olay vardır.

Ben, Başkanlık sistemiyle alakalı, ülkemde halk bu kavramları tartışmalıdır, bilmelidir ve şahsen başkanlık sisteminin daha faydalı neticeler doğuracağına inanıyorum.

Bu benim kanaatim.

Sayın Bahçeli başka türlü düşünebilir, bir başkası başka türlü düşünebilir.

Onların düşüncesine de benim saygım var, ama lütfen benim düşüncemdir, benim düşünceme de saygıları olsun"

Bu sözlerden birkaç saat önce partisinin Meclis grubunda kendisine destek veren, eski solcu, eski darbeci, gizli dinci, sözde liberal yazarlar için de şunları söylüyordu:

"Biz hep dik durduk; bundan sonra da dik duracağız.

Bizim bu dik duruşumuzu birkaç entelektüel veya birkaç köşe yazarı şekillendiremez.

Bunun da böyle bilinmesi lazım.

Biz hiçbir yerden icazet alarak bu yolda yürümüyoruz.

Bizim icazetimizin temelinde halk vardır, Hak vardır."

Konuşmasında "Tunus ve Mısır üzerinden AKP'ye mesaj gönderen köşe yazarları" olduğunu belirtiyor ve şöyle devam ediyordu:

"O mesajı asıl kendileri alması gerekir, o mesajı kendilerinin okuması gerekir.

Bizim o mesajı okumaya ihtiyacımız yok.

Biz mesajımızı milletten alırız...

Bazı entelektüeller, bazı köşe yazarları zannediyorlar ki 'bizim gayretimizle birçok şey oldu.'

Sizin gayretiniz işaret fişeği olabilir.

Bunları sümen altına iten iktidar olsaydı siz yazdığınızla kalırsınız.

Biz her şeyi kendi periyodu, takvimi içinde işleten, bu şekilde neticeye ulaşma içinde olan iktidarız."

* * *

Dün Utku Çakırözer, bu sözlerin verdiği mesajı şöyle yorumladı:

"Siz bizi destekliyorsanız bize ne?

Biz bildiğimizi yaparız.

Fikirlerinize de desteğinize de ihtiyacımız yok.

Biz sandıktan aldığımız oya bakarız"

Çakırözer, haklı olarak, "Acaba mesaj alındı mı?" diye de soruyordu.

* * *

Benim derdim, iktidara destek veren yazarlarla Başbakan arasındaki ilişki değil...

Benim derdim, Başbakan'ın "Otoriter liderlik anlayışı".

Liderin tek olduğunu ve liderliğini kimseyle paylaşmayacağını açıkça söylüyor.

Bu arada "takım ruhu" "takım oyunu" ve "kolektif akıl" gibi kavramlara işaret ediyor...

Ama, hemen ardından kendine destek veren yazarlara karşı sarfettiği sözler, bu kavramları:

"Benim takımım"

"Benim oyunum"

"Benim liderliğimdeki kolektif akıl"

Biçiminde algıladığını gösteriyor.

Bu sözler, "Bitaraf kalan bertaraf olur" anlayışının bir başka biçimde ifadesi:

"Ya benim kaptanlığımda, benim takımımda oynarsın, ya da takımdan atılır, oyun dışı kalırsın" demek istiyor Başbakan.

Bir lider bu anlayışla bir parti yönetebilir.

O parti mensupları böyle bir liderlik anlayışına boyun eğiyorlarsa, kimsenin de bir diyeceği kalmaz.

Ama bir başbakan, bu anlayışla Demokratik bir ülkeyi yönetmeye kalkarsa, o zaman bu otoriter liderlik anlayışı, bütün ülkenin, bütün vatandaşların, bütün Demokratik kurum ve kuruluşların sorunu olur!

Hele hele sadece kendi partisine oy verenlere "Halk" der ve üstelik onların da tek temsilcisi gibi davranırsa, o zaman rejim de tehlikeye girer!

Ayrıca, iktidarının icazet yani onay yeri olarak, sadece kendisine oy verenleri kastettiği "Halk" kavramının yanında "Hak" kavramını da kullanması, "Kendisinin Allah tarafından mı görevlendirildiğini düşünüyor" sorusunu akla getiriyor.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 19 Ağustos 2019

Valid HTML 4.01 Transitional