Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

NEFRET SÖYLEMİ
 

"Nefret söylemi" şiddetin, zulmün en büyük kaynaklarından biridir...

Bu söylem adeta yaşayan bir organizma gibidir:

Hem zalimler tarafından kullanılır...

Hem de zalimleri kullanır!

İster Amerika'da olsun, ister Avrupa'da, ister Ortadoğu'da, isterse Türkiye'de...

Öldürücü bir virüs gibi...

Her yerde insanları böler, düşmanlıklar oluşturur, trajik olaylara, cinayetlere yol açar...

Onu iyi tanımadan zulmü ortadan kaldırmak pek olanaklı değildir.

* * *

"Nefret söylemi" belli grupların duyarlılıklarını kullanır...

Mukaddes değerleri istismar eder.

Bir insana...

Ya da bir gruba karşı:

Dinsel, mezhepsel...

Etnik, milliyetçi...

Siyasal, ideolojik...

Ahlaki, cinsiyetçi...

Bir "nefret" ifade eder.

Bu nefreti önce yaratır...

Sonra körükler...

Daha sonra da onu somut hedeflere yöneltir.

* * *

"Nefret söylemi" bazı homojen gruplarda, alt kültürlerde oluşur...

Siyaset tarafından kullanılır...

Medya ile beslenir, büyütülür...

Sonunda tüm toplumu pençesine alır.

Nasıl sevgi, sevgiyi çoğaltırsa...

"Nefret söylemi" de başka "nefret söylemlerini" teşvik eder ve çoğaltır.

Böylece toplumlar bir yandan birbirinden nefret eden gruplara bölünürken, öte yandan herkes bu nefretten nasibini alır:

Günlük yaşam...

Normal etkileşim...

İnsani iletişim...

Aile...

Okul...

Arkadaş grupları...

Medya...

Kamu hizmetleri...

Siyaset...

Ve sonuç olarak tüm toplum zarar görür!

* * *

Türkiye'yi 1980 askeri darbesine götüren şiddet olayları böyle "nefret söylemlerinin" bir sonucuydu:

"Komünizmden nefret", "komünistlerden nefrete" dönüştürülmüş...

"Faşizmden nefret", "faşistlerden nefrete" dönüştürülmüş...

Belli gruplar ve belli bireyler üzerinde somutlaştırılmış...

Günde yaklaşık on kişinin öldürülmesine yol açmış...

Ve sonunda ülkeyi askeri müdahalenin kucağına atmıştı.

* * *

"Nefret söylemi" ne yazık ki evrensel bir olgu:

Örneğin 2011 yılının ilk günlerinde Amerika Birleşik Devletleri'nde Arizona eyaletinde Kongre üyesi Gabrielle Giffords bir silahlı saldırıya uğradı.

Biri 9 yaşında bir kız çocuğu olmak üzere 6 kişi öldü.

Bölgenin emniyet görevlisi bu eylemin bir "Zehirli bir siyaset ortamından kaynaklandığını" belirtti.

"Nefret söyleminin" Amerikan siyasetini de zehirlediği pek çok yorumcu tarafından dile getirildi.

Cumhuriyetçi Parti'nin 2008'deki Başkan Yardımcısı adayı, eski Alaska Valisi, muhafazakarlığın radikal görüntüsüyle bir halk hareketi olarak ortaya çıkan "Çay Partisi" grubunun lideri konumundaki Sarah Palin'in, Giffords'un ismi üzerine hedef sembolü koyup "Nişan al" diye yazdığı biliniyor.

Palin tarafından hedef gösterilenler arasında yer alan Giffords'a saldıran kişinin meczup olduğu söyleniyor.

Bu olay ve yorum bana bir dinci gazetenin zaman zaman birinci sayfadan resmini basarak hedef gösterdiği Ahmet Taner Kışlalı, Ali Günday, Mustafa Yücel Özbilgin gibi kişilerin öldürüldüğünü anımsattı.

* * *

"Nefret söylemini" toplumsal ve kültürel yaşamımızdan, özellikle de siyasetten ve medyadan söküp atamadığımız sürece, zulmü ve cinayetleri durdurmak, yeni zalimlerin ve katillerin oluşumunu engellemek olanaksızdır.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 10 Haziran 2019

Valid HTML 4.01 Transitional