Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

BİLGE BİR İSTİHBARATÇIDAN GÜLEN CEMAATİNE ÖĞÜTLER
 

Felsefe yapmak...

Yaşamın anlamını, insanın, dünyanın, evrenin sırrını sorgulamak.

* * *

İnsan genel olarak yaşamı, özel olarak kendi yaşamını ne zaman sorgular?

Ne zaman entellektüel bir meraktan değil de, içinde bulunduğu koşulların zorlamasıyla bir iç ve dış hesaplaşmaya yönelir?

Vicdanıyla barışık olduğu zaman mı...

Vicdanıyla ters düştüğü zaman mı?

Yaşamın başında mı...

Ortasında mı...

Sonunda mı?

Ölüme çok uzak olduğunu sandığı anlarda mı...

Ölümü hiç düşünmediği zaman mı...

Ölümün yaklaştığını duyumsadığı zaman mı?

* * *

Bir ideale inanmak...

Bir yola baş koymak...

Bir cemaatin, bir grubun, bir hücrenin, bir örgütün içinde yetişmek...

Onun mütevazı bir hizmetkârı olmak...

Dünya nimetlerine değil, cemaatin, örgütün hedeflerine, manevi değerlere, insanlık ideallerine önem vermek...

Yaptığı işlerin, daha adil, daha mutlu, daha müreffeh bir düzen için Allah'a, insanlığa, kendi toplumuna hizmet olduğuna iman etmek...

En yüksek mevkilere, iktidarın en yetkin biçimde kullanılabildiği, insanların kaderlerini etkileyen görevlere gelmek...

Emniyetçi, hukukçu, istihbaratçı, yargıç, savcı, polis olmak...

İnsanların canlarına, mallarına, özgürlüklerine ilişkin kararlar vermek...

İnsanları karalamak, aklamak, mahkum ettirmek, beraat ettirmek, hapse atmak, özgürlüğüne kavuşturmak...

Bütün bunlara ortam hazırlamak, ya da bizzat uygulama kararları vermek...

Adeta, Hakk'ın, adaletin, ideallerin yeryüzündeki temsilciliğine soyunmak...

Ve bir gün bütün bunların boş olduğunu, yalan olduğunu, hiçbir işe yaramadığını ve hatta kötüye kullanıldığını görmek...

Vicdanın sesini yükselttiği o anı yaşamak...

Ve sorgulamaya başlamak!

İşte Hanefi Avcı'yı istihbaratçı bir polis müdürlüğünden, bir bilgeliğe taşıyan sürecin kısa tarihi budur.

* * *

Avcı'nın kitabı çeşitli düzlemlerde okunabilir:

Bir istihbaratçının anıları, itirafları, iddiaları olarak da...

Kendini sorgulayan bir bilgenin yazdığı bir felsefe metni olarak da!

Ben iki türlü de okudum...

İki kez.

Bu kitap hakkında yazdığım üçüncü yazı bu.

İlerde yine yazacağım.

Bugün kitabın 573'üncü sayfasındaki "Cemaati Yönetenlere..." ara başlığını taşıyan bölümden bazı satırlar aktarmak istiyorum...

Gülen Cemaati'nin bunları dikkate alacağını tahmin ettiğim için değil...

Cemaate inanmış olan ve bu inancını bir çok alanda hâlâ sürdürdüğünü söyleyen ama vicdanının sesine kulak tıkayamayan bir insanın söylediklerine örnek olarak...

Vicdanlı pek çok emniyet mensubunun, savcının, yargıcın dikkatini çekmek için:

"Fakat komplo kurmak, suç uydurmak, iftira atmak, tuzağa düşürmek vicdana sığar mı?

Bunları yapmıyoruz diyemezsiniz.

Birçok kişi hatta en güvenilir olanlar size bunları yazdılar, anlattılar, kendi mensuplarınız alenen iftira edildiğini söylüyorlar.

Söylenenin on katı fazla şey olduğunu ben biliyorum, siz benden fazlasını biliyorsunuz.

Ayrıca insanların yanlışı da olsa onları gizlice dinleyip gizli kameraya kaydederek utandırmak, açığını bulmak, hayatının tamamını değil, bir anını, tek bir cümlesini çıkarıp ona saldırmak ne ölçüde insanlığa ve adalete sığar."

* * *

Vicdan, insanlık ve adalet...

Avcı'nın üzerinde durduğu üç kavram...

Bütün emniyet mensuplarımıza, savcılarımıza, yargıçlarımıza saygıyla duyurulur!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 17 Haziran 2019

Valid HTML 4.01 Transitional