Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

EN GENÇ YAZARIMIZ OKTAY AKBAL YENİDEN YAZILARINA BAŞLADI: YİNE "HAYIR" DİYOR!
 

Oktay Akbal ağır bir ameliyat geçirdi.

Bedeni acılar içindeyken, geçen Pazar yazılarına yeniden başladı...

Çünkü berrak zihni, heyecanlı yüreği, bedenine isyan ediyordu:

Yazmamak olmazdı bugünlerde...

Zihin ve yürek bedene yenik düşemezdi...

Çünkü Oktay Akbal Cumhuriyet'in en genç, en heyecanlı, en dinamik, en yetenekli yazarıydı.

Kendisine bakarsanız 87 yaşındaydı...

Benim gibi okurlarına bakarsanız, sonsuza kadar genç kalmayı başarabilen nadir yazarlardan biriydi.

* * *

İçinden heyecan fışkıran, sorumluluk dolu satırlarındaki şu duygulara, düşüncelere bakar mısınız.

Pazar günü hastalık sonrası yazdığı ilk yazısının başlığı:

"Sonuna Kadar..."

Siz bunu "Son nefesime kadar direneceğim, yazacağım" biçiminde de okuyabilirsiniz.

* * *

Oktay Akbal yazısına önce yazarlık heyecanını aktararak başlıyor:

"Kişi kendini yazma coşkusuna kaptırırsa her şey geride kalıyor. Hastalıklar bile...

Ama gözün kararmış, sesin kısılmış, ateşin yükselmiş, ayakta duracak halin kalmamış, üstelik daha yeni bir ameliyattan çıkmışsın...

Masanın başına geçip daktiloya parmak basınca değişiveriyorsun!.."

Yazarlık işte budur:

Aklın yüreğin, bedene isyanı...

Yazı yazmanın verdiği heyecanın, yaşamın bütün sıkıntılarını unutturan tadı!

* * *

Daha sonra diyalektik yaklaşımı unutmuyor...

Kendi kendini irdeleyerek sürdürüyor yazıyı:

"Öyle mi acaba?

Zorla güzellik olmaz. Zorla da yazı yazılmaz.

Ama sen bunu genç yaşından beri bilirsin.

Binlerce okurun senin görüşünü, duyuşunu beklemişse, bekliyorsa, dayanacaksın, kaçıracaksın hastalık hallerini... mi dersin? İşte ben şimdi o haldeyim."

* * *

Daha sonra hepimizi yasa boğan, ama en çok Oktay Akbal'ı etkilediğini bildiğimiz büyük kaybımızı dile getiriyor...

Bir yalnızlığın karanlığıdır İlhan Selçuksuz yaşam Oktay Akbal için:

"Hele hele en yakın arkadaşın İlhan da bir süre önce seni bırakıp gitmişse, seni yalnızlıkların karanlığında bırakmışsa!.."

* * *

Ama bütün yazıları gibi bir kuyumcu özeniyle işlediği bu yazısının giriş bölümünü bitirirken de yine umudunu, kararlılığın, yazarlık sorumluluğunu vurguluyor:

"Yine de çabalayacaksın, yine de dayanacaksın...

Ülkeni dört yandan sarıp sarmalayan bir düşmanlığı yok etmek savaşına, bu yaşta da olsan katılacaksın."

* * *

Oktay Akbal, yüzde 92 oyla kabul edilen 1982 Anayasasının gayri meşru referandumu sırasında "Hayır" oyu vereceğini yazmıştı.

"Hayır" propagandası yapmak yasayla yasaklandığı için, bu nedenle mahkemeye verildi, yargılandı ve mahkum oldu, hapis yattı.

Aradan otuz yıl geçti.

Halkın yüzde 92'sinin yanıldığını, bu anayasanın gayri meşru ve antidemokratik olduğunu artık herkes kabul ediyor.

Oktay Akbal bugünkü referandumda da "Hayır" diyecek.

Haklı olduğunu anlamak için yine bir otuz yıl daha beklemek mi gerek ülkemizde?

* * *

Anayasa referandumuna gidilen bugünlerde aydın sorumluluğunun, yazarlık hayatının en büyük onuruna kavuşuyor Akbal:

Halkın yüzde 92'sine bile karşı durursun zamanında...

Hapse bile girersin bu uğurda...

Ama otuz yıl sonra bile olsa, haklılığın, direnişin, aydın sorumluluğun tarihe geçer!

Onunla aynı gazetede yazabilmek biz bütün Cumhuriyet yazarları için bir onurdur.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 9 Aralık 2019

Valid HTML 4.01 Transitional