Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

"BİTARAF OLAN BERTARAF OLUR!"
 

Sevgili okurlarım, aslında belki de bu yazıyı bugün yazmamalıyım:

Çok kızdığım, çok korktuğum, çok sevindiğim zamanlar yazı yazmak istemem.

Çünkü güçlü duygular insanı yazı yazarken yanlışa sürükler...

Sonradan üzüleceğiniz, "Yahu biraz aşırı kaçmışım" diyeceğiniz ifadeler kaleminizden (bilgisayarınızdan) dökülüverir...

Çok sevindiğiniz bir olayın sonuçlarının hiç de öyle memnuniyet verici olmadığını görür ve üzülürsünüz...

Çok kızdığınız bir insana "Acaba haksızlık mı ediyorum" duygusu yakanızı bırakmaz...

En azından benim, köşe yazarı olarak "etkili, çarpıcı yazı yazmak" ile, bilim insanı olarak "soğukkanlı, ağırbaşlı değerlendirme yapmak" kaygılarım arasındaki denge bozulmuş gibi gelir bana böyle zamanlarda.

Şu anda böyle büyük bir korku içindeyim...

Dilerim bu korku seli, kalemimden, amacımı aşan ifadelerin dökülmesine, aşırı ifadelere yol açmaz!

İnanın bugünkü yazımı kendimi denetlemek için büyük bir güç sarfederek, sözcüklerimi özenle seçerek yazmaya çalışıyorum.

Ben zaten çok zor yazı yazarım.

Yazımı gazeteye yollamadan önce, araya zaman koyarak, en az on-onbeş kez daha okurum.

Yine de çoğu, zaman ertesi gün yazımı gazetede okurken pek çok eksik ve fazla, hatta kimi zaman hata bile bulurum.

Şimdi bu yazdıklarımı da tekrar tekrar, sakinleşmeye çalışarak ve aşırı ifadeleri törpüleyerek defalarca okudum, okuyorum.

Dilerim kimseye karşı bir yanlış değerlendirme içinde değilimdir!

* * *

Sevgili okurlarım, bilmiyorum, aranızda teröre kurban veren ailelerden gelenler var mı?

Bilmiyorum, kaçınız Türkiye'deki sağ-sol terörünün aldığı gencecik canlara tanıklık ettiniz, onların acısını yüreğinizde hissettiniz?

Benim akademik hayatım, bir anlamda, Türkiye'deki şiddet ve terörün tanıklığıdır.

1966'da Amerika'dan döndüm, 1968'de gençlik olayları başladı.

Bu olaylar bahane edilerek yapılan 1971 12 Mart Askeri Darbesi'ne tanıklık ettim, rüzgarından savruldum.

1975-1980 arasındaki cinayet çılgınlığını, patlayan bombalar arasında, tekmeyle kapısı açılıp basılan sınıflarda, en parlak öğrencilerimin ölüm haberlerini alarak yaşadım.

Cavit Orhan Tütengil gibi meslektaşlarım, Bedrettin Cömert gibi en yakın arkadaşlarım öldürüldü.

Ben ve ailem yıllarca yakın koruma eşliğinde cehennem azabı yaşadık.

O dönemin travmalarını belki de hâlâ atlatamadım.

İnanın şu anda bile yine o günleri anımsarken ellerim titriyor, gözlerim yaşarıyor.

1980 12 Eylül Askeri Darbesi'ni yaşadım.

Üniversiteden istifa etmek zorunda bırakıldım.

Derken 1990'lar geldi...

Muammer Aksoylar, Uğur Mumcular, Ahmet Taner Kışlalılar katledildi...

Ben bütün bu süreçler sırasında demokrasiden yana, şiddete karşı tavır koydum:

Şiddete karışan öğrencilerimi şahsen, şiddet stratejilerini savunan örgütleri elimden geldiğince kamuoyu aracılığı ile uyardım...

Şiddet yöntemlerinin Türkiye'yi ancak faşizme, otoriterliğe, felakete götüreceği söyledim.

Biliyor musunuz bana o zamanlar ne yanıt verirlerdi şiddet yanlıları:

"Bitaraf olan bertaraf olur" derlerdi.

Beni pasifistlikle suçlarlardı.

Biliyor musunuz, soldan ve sağdan militan taraftar toplamak için vatansever gençleri devşirenler hangi sloganı kullanırlardı:

"Bitaraf olan bertaraf olur" derler ve onları belki de hayatlarını yitirecekleri ve buna karşın Türkiye'yi de karanlıklardan başka hiçbir yere götürmeyecek olan şiddet eylemlerine katılmaya davet ederlerdi.

* * *

Şimdi aynı sloganı Türkiye Cumhuriyeti'nin seçilmiş Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, sermaye sahiplerini temsil eden TÜSİAD gibi "Evet deyin" diye AKP'den yana tavır ilan etmeyen, sessiz kalan sivil toplum kuruluşlarına gözdağı vermek için kullanmış:

"Bitaraf olan bertaraf olur" demiş.

Bu sloganı kullanan Başbakan'ın tutumu beni sadece demokrasi adına, bir toplumbilim öğrencisi olarak değil, aynı zamanda bir birey, bir vatandaş, bir aile babası olarak da gerçekten çok ama çok korkuttu.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 19 Ağustos 2019

Valid HTML 4.01 Transitional