Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

DOKTORLARA ZULMEDEN İKTİDAR...
 

Hekimlik, hakimlikle birlikte bir toplumdaki en yüce mesleklerden biridir...

Sağlık, adaletle birlikte insanlığın en önemli sorunudur...

Bana kalırsa insanlığın gelişme ölçüsü, bir toplumun uygarlık düzeyi, adaletin yanında, bireylere sağladığı sağlık hizmetlerinin kalitesi ve yaygınlığı ile ölçülür.

Doktor olmak zordur...

Bir uzman doktor, her şey yolunda gitse bile ancak otuz yaş dolayında hayata atılabilir...

O zamana kadar da tüm yaşamını kendini yetiştirmeye, eğitime adamış olmak zorundadır!

* * *

Hayatımızı emanet ettiğimiz doktorların işlerini severek, canla başla, en yetkin biçimde yapması için gerekli bütün önlemleri almak, onlara en iyi eğitimi, en iyi olanakları, en iyi mevzuat, teknoloji ve yardımcı personel desteğini vermek hepimizin yararınadır.

Ama ne yazık ki Türkiye'de en çok horlanan, en çok itilip kakılan, en fazla haksızlığa uğrayan meslek mensuplarının başında doktorlar gelir:

Bütün meslekler arasında sadece doktorluk mesleğini icra etmek için devletin emrinde mecburi hizmet yapmak gerekir.

Oysa Türkiye, serbest piyasa ekonomisi ile yönetilen, devletçiliği rafa kaldırmış, sözde "özgürlükçü" bir siyasal ve ekonomik sisteme sahiptir.

Ama doktorlar, sadece doktorlar, mesleklerini yapabilmek için bu sistemin dışındaki bir zorlama ile karşı karşıya bırakılırlar.

Sakın kimse belli yerlerde görev yapmakla yükümlü olan asker gibi, polis gibi, öğretmen gibi devlet memurları ile doktorları karıştırmasın:

Devlet memuriyetine giren doktorlar da elbette bu zorunluluklara, bu tayinlere uyacaktır!

Burada söz konusu ettiğimiz haksızlık, devlet memuru olmayacak doktorlar için bile zorunlu tutulan hizmettir.

Sırf bu nedenle, yurt dışında yetişmiş ve başarılı olmuş pek çok uzman doktorumuz istedikleri halde ülkelerine dönememekte ve Türkiye büyük bir kayba uğramaktadır.

Tabii bu arada bir başka garip çelişki olarak Türkiye'nin, doktor açığını kapatmak için dışardan doktor ithal etmeye çalıştığını da vurgulayalım!

* * *

Doktorların durumunun yeniden gündeme gelmesinin nedeni, AKP iktidarında artık doruğa çıkan bu doktor düşmanlığının ve buna ek olarak büyük bir sorun yaratmaya başlayan yandaş kadrolar yaratma çabasının, Türkiye'deki sağlık hizmetlerinin hem kalitesini hem de kapsamını tehdit eden bir yaklaşımla "Tam gün çalışma" adı altında yeniden ele alınmış olmasıdır.

İyi ki Anayasa Mahkemesi özellikle eğitime ve sağlık hizmetlerine büyük katkıda bulunan üniversite mensubu doktorları iyice mağdur edecek olan bu yasanın bazı hükümlerini iptal etti de zararın bir bölümü önlenebildi.

Şimdi AKP iktidarından beklenen, doktorlarla inatlaşmak değil, özellikle üniversitelerin ve meslek kuruluşlarının görüşlerini de dikkate alarak yeni bir düzenleme oluşturmaktır.

Ama acaba iktidarın amacı, ülkenin sağlık hizmetlerini geliştirmek ve halkın refah düzeyini yükseltmek midir?

Yoksa her konuda olduğu gibi bu konuda da asıl amaç, kadrolaşmak, halkın gözünü boyamak ve doktorları da köleleştirmek midir?

Sosyal Devlet ilkelerini yok ederek, Sadaka Devleti anlayışını egemen kılmaya çalışan bu iktidardan böyle bir beklenti acaba fazla mı iyimserliktir?

Bilmiyorum...

Zaman gösterecek!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 26 Ağustos 2019

Valid HTML 4.01 Transitional