Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

AŞİRETLEŞME SÜRECİ III: NASIL ÖNLENİR? (ŞEHİT CENAZELERİ GELİRKEN)
 

Sevgili okurlarım, bu sütunda ne zaman bir genel konuyu ele alsam, mutlaka onun somut bir yansıması da gündeme düşüyor:

Tabii bu üst üste çakışmada, ülkenin gündemine doğru teşhis koyabilmek kadar, zaten somut bireysel olaylardan hareket ederek genel çözümlemeler yapma çabamın da rolü var.

Tam Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin "aşiretleşme" sürecine işaret ederken, Güneydoğu'dan gelen şehit cenazeleri ülkeyi bir kez daha yasa boğdu.

* * *

Devlet, vatandaşlık bağı üzerine kuruludur.

Vatandaşlarının din, mezhep gibi inanç veya, aşiret, milliyet, etnik köken gibi ırk farklarını dikkate almaz.

Aşiret ise, kan, ırk ve inanç bağına dayalıdır.

Üyelerinin hepsi aynı kandan, aynı aileden, aynı etnik kökenden, aynı inançtan gelir.

Bir devletin anakronik (tarih içinde yerini şaşırmış olan, tersine işleyen) aşiretleşme süreci, din, mezhep, ırk aidiyetlerinin, vatandaşlık aidiyetinin önüne geçmesiyle hız kazanır.

Böylece devlet, aşiretleşir, bölünür, parçalanır.

Aşiretlerden devlete geçiş süreci ise, çok uzun süren tarihsel oluşumlar sonunda, temel insan haklarına dayalı demokratik örgütlenmenin gerçekleştirilmesi ve bu örgütlenme içinde herkes için eşitliği öngören bir vatandaşlık bilincinin gelişmesiyle olanaklı olur.

Dolayısıyla, tersine işleyen bir tarihsel süreç olan devletin aşiretleşmesinin durdurulması, her şeyden önce vatandaşlık bilincinin her türlü aidiyetin önüne geçebilecek düzeyde güçlendirilmesine bağlıdır.

Tabii vatandaşlık bilincinin güçlendirilmesi asla, din, mezhep, etnik köken aidiyetlerinin reddedilmesi anlamına gelmez.

Tam tersine, güçlü bir vatandaşlık bilinci, farklı dini ve etnik kökenleri bütünüyle tanıyan, aralarında ayrım yapmayan, ama hepsine vatandaşlıktan kaynaklanan refah ve güvenlik sağlayan demokratik bir devlet yapısıyla gerçekleştirilebilir.

Bu nasıl olacak?

Devletin vatandaşlarına refah sağlaması:

Aşiret ilişkilerinin sağlayamayacağı düzeyde yüksek bir refah...

Sırf vatandaş olmaktan kaynaklanan üstün refah standartları...

Bütün vatandaşları kapsayan tam bir sağlık hizmeti...

Herkes için tam ve eşit fırsatlı bir eğitim hizmeti...

Bütün nüfusu kapsayan tam bir sosyal güvenlik...

Çalışmak isteyen herkese eşit fırsat...

Sonuç olarak, devletin bütün vatandaşlarına üstün yaşam standartları ve olanakları sunması!

Devletin tam bir adalet ve güvenlik sağlaması:

Hiçbir aşiretin sağlayamayacağı düzeyde bir adalet...

Hiçbir aşiretin sağlayamayacağı düzeyde bir güvenlik...

Bütün vatandaşlara eşit ve adil yargılanma hakkı...

Bütün vatandaşların, inanç ve etnik köken farkı olmaksızın can ve mal güvenliğinin güvencede olması!

Ancak vatandaşlarına sahip çıkan, onların temel gereksinmelerini karşılayan bir devlet, çağdaş ve demokratik bir devlet olabilir.

Vatandaşlarını serbest piyasanın merhametsiz koşullarına terk eden, bireyleri temel gereksinmelerini karşılamak için tarikatlara, cemaatlere, etnik ve dini aidiyetlere mahkum eden bir devlet, aşiretleşmekten kurtulamaz!

* * *

Bir devletin aşiretleşme sürecinin önlenmesinde temel fonksiyonlar olan refah, sağlık, sosyal güvenlik, eğitim, istihdam, güvenlik ve adalet hizmetlerinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti sekiz yıldır ileri mi gitti, geri mi?

Yanıtınızı seçim sandığında vermeniz dileğiyle!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 12 Ağustos 2019

Valid HTML 4.01 Transitional