Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

KURULTAY KONUŞMASI II: "RECEP BEY, FAŞİZME GEÇİT YOK"
 

Sevgili okurlarım, her hafta yeni ve özgün bir yorum yazdığım resmi internet siteme hemen Kurultay sonrasında koyduğum yazı şöyle bitiyordu:

"Kılıçdaroğlu'nun Kurultay konuşmasında iki çarpıcı söylem vardı:

Biri, Başbakan'a hitap edişi...

Öteki, eski dönemlerden kalan ama bugün içinde bulunduğumuz sorunlar, özellikle de rejim bunalımı açısından büyük bir anlam ifade eden bir sol slogan.

Birincisi "Recep Bey" söylemiydi...

İkincisi "Faşizme geçit yok" sloganı.

Mükemmel bir manşet şöyle olabilirdi:

Kılıçdaroğlu başbakana seslendi:
'RECEP BEY, FAŞİZME GEÇİT YOK!'

Böylece hem çarpıcı, hem Kılıçdaroğlu'nun konuşmasını özetleyen bir manşet kullanılmış olurdu."

Yukardaki satırlarımdan da anlaşılacağı üzere, Kılıçdaroğlu'nun Kurultay'da verdiği çarpıcı mesajların bir bölümünü, göstergebilim açısından, "Recep Bey" hitabı ve "Faşizme geçit yok!" sloganı ekseninde algılamak olanaklı diye düşünüyorum.

Geçen yazımda, "Recep Bey"in semiyolojik açılımlarını irdelemeye çalışmıştım.

O yazının çıktığı gününü akşamı Kılıçdaroğlu, "Recep Bey" hitabını şöyle açıklıyordu:

"'Tayyip Bey' algılaması Anadolu'dan geldi, yırtık ayakkabıları var, yoksulluktan geldi.

Ama bir de 'Recep Bey' var. Siyasete atıldıktan sonra zenginleşen, çocukları da zenginleşen.

'Tayyip Bey' ile 'Recep Bey' arasında fark var.

Bunu görmesi lazım toplumun."

Bu açıklama, Taha Kıvanç takma ismini de kullanan Yeni Şafak gazetesi yazarı Fehmi Koru'nun Recep Tayyip Erdoğan için yaptığı "Obama gibi geldi, Bush gibi oldu" değerlendirmesiyle de çok uyuşuyordu.

Böylece "Recep Bey" semiyolojisine bir anlam daha eklenmiş oldu.

* * *

Konuşmada kullanılan "Faşizme geçit yok" sloganı semiyolojik açıdan, 1970'lerin klasik sol söylemi ile bugün Türkiye'nin içinde bulunduğu koşullar arasında bir köprü görevi yerine getiriyor.

Günümüzdeki en önemli sorunlardan bir olan "Herkesin, yer yerde, her zaman izlenmesi, dinlenmesi, kayda alınması ve bunların medyaya, internete, resmi belgelere aktarılması" korkusu, "Faşizme geçit yok!" sloganını bugünle ilişkilendiren altyapıyı oluşturuyor.

Haberler.com sitesinden alıntıladığım aşağıdaki haber "Faşizme geçit yok" sloganının hangi çerçevede bugüne bağlandığını göstermesi bakımından ilginç:

"Kılıçdaroğlu 'Tam bir korku imparatorluğu yaratıyorlar. Buna meydan vermeyeceğiz. Bunun mücadelesini vereceğiz' dedi.

Salondaki CHP'lilere 'Bu, demokrasi mi faşizm mi?' diye soran Kılıçdaroğlu, CHP'lilerin hep bir ağızdan 'Faşizm' yanıtı vermesi üzerine 'Faşizme geçit vermeyeceğiz' dedi".

Kılıçdaroğlu "Faşizme geçit yok" bağlamında hem AKP'nin günümüzdeki baskıcı uygulamalarını eleştirmek için kullanılan "Korku imparatorluğu" deyimini vurguladı...

Hem de çok önemli bir konuda daha vaatte bulundu:

Pek çok çevre tarafından Devlet Güvenlik Mahkemelerinin devamı olarak görülen ve kamuoyunun vicdanında hukuk ve adalet uygulamaları açısından sorgulanmaya başlanan Özel Yetkili Mahkemeleri kaldıracaklarını söyledi.

Böylece bugünkü demokratik rejim sorunlarını, klasik solun eski "DGM'lere hayır" kampanyasına benzer biçimde, "Faşizme geçit yok" sloganının bir parçası yaptı.

Kılıçdaroğlu Kurultay konuşmasıyla, bugünün demokratik rejim sorunlarını, klasik solun dünkü demokrasi mücadeleleri ve sloganlarıyla da ilişkilendirerek dile getirdi ve halka mal etmeye çalıştı.

Belki kamuoyunda ve solun pek çok kesiminde umut yaratmış olmasının bir nedeni de burada aranabilir.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 9 Aralık 2019

Valid HTML 4.01 Transitional