Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

ÇÖLAŞAN'IN SÖZLERİ ÜZERİNE: DGM'LER VE ÖZEL YETKİLİ MAHKEMELER
 

Bir zamanların en önemli tartışma konusuydu kısaca DGM denilen Devlet Güvenlik Mahkemeleri.

12 Eylül döneminin simgesi haline gelmişlerdi.

Kamuoyunda, hem kuruluşları ve varlıkları hem de verdikleri kararlar açısından çok tartışıldılar.

12 Eylül askeri darbesinden bir süre sonra Sıkıyönetim Mahkemelerinin görevi sona erdirilmiş ve 1983 yılında DGM'ler kurulmuştu.

Sivil Toplum Kuruluşları tarafından esas amacın toplumsal muhalefeti sindirmek olduğu öne sürülüyordu.

"Olağan yargıç", "Doğal yargıç" ilkesine aykırı olarak oluşturulan bu mahkemelerde üç üyeden biri askerdi.

Sonunda kapatıldılar.

Daha doğrusu kapatıldıkları söylendi.

Ama işlev olarak acaba gerçekten kapatıldılar mı?

Çünkü yerlerine "Özel Yetkili" mahkemeler kuruldu.

Bugün gerek Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner'in yargılandığı mahkeme, gerekse Silivri'deki mahkeme böyle "Özel Yetkili" mahkemeler.

* * *

5 Mayıs tarihinde Wall Street Journal gazetesinde Marc Champion'un "Türkiye'nin Kansız İç Savaşında Entrika" (Intrigue in Turkey's Bloodless Civil War) başlığıyla yer alan makalesi, İlhan Cihaner'in Özel Yetkili savcı Osman Şanal tarafından tutuklanması olayı üzerine kurgulanmıştı.

Champion, bu olay ile anayasa değişikliklerini ilişkilendiriyor ve konuyu AKP iktidarı bağlamında, Türkiye'deki İslamcı siyaset ile laik yapı arasındaki çekişmeye bağlıyordu.

Değerli okurlarımız anımsayacaklardır:

Şimdi Meclis'te kabul edilen Anayasa değişiklikleri ile yapısı değiştirilen ve siyasal iktidarın etki alanına sokulan Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, HSYK, Cihaner'in tutuklanması üzerine onu tutuklatan Şanal'ın yetkilerini almış, yerine yeni görevlendirmeler yapmıştı.

Ama iddialara göre Cihaner'in yargılanması Yargıtay'ca yapılması gerekirken, dava Erzurum Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülüyor.

Cihaner de tutuklu.

Avukatı Turgut Kazan bu duruma isyan ediyor ve dilekçe üzerine dilekçe veriyor ama durum değişmiyor.

* * *

Ben hukukçu değilim.

Konunun inceliklerini de bilmiyorum.

Ama bu konu, Danıştay eski Başsavcısı Tansel Çölaşan'ın Akşam gazetesinde 9 Mayıs'ta yayınlanan sözleri üzerine dikkatimi çekti:

Çölaşan şöyle diyor:

"AKP, laik, demokratik Cumhuriyet'le kavgalı bir misyon partisi. Önce demokratikleşme, AB dediler. 2007'de büyük bir oy patlamasıyla gelince takiyeyi bıraktılar.

Önümüzdeki iki-üç sene içinde yargıyı tümüyle ele geçirecekler. Mahkemeler bitmişti, yüksek yargı da bitecek.

2005'te DGM'ler kaldırılıp yerine özel yetkili mahkemeler kurulurken Adalet Bakanlığı bu iş için özel olarak çalıştı.

O zaman HSYK daha sorumlu davransaydı burada ne tür bir kadrolaşma yapıldığını görürdü. Bugün ne yaşanıyorsa bu nedenle yaşanıyor."

* * *

Tekrar edeyim, hukukçu değilim, konunun inceliklerini bilmiyorum.

Acaba bu "Özel Yetkili Mahkemeler" konusunda, özellikle Çölaşan'ın sözleri üzerine, konunun uzmanları, Anayasa Profesörleri, DGM'lere karşı bir kampanya yürütmüş olan başta İHD olmak üzere sivil toplum kuruluşları ne diyor?

Doğrusu merak ediyorum!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 19 Ağustos 2019

Valid HTML 4.01 Transitional