Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

TÜRKİYE'DE OTORİTERLİĞİN TEMELLERİ: AİLE VE EĞİTİM
 

Başbakan'ın 23 Nisan'da Başbakanlık koltuğuna oturan öğrenciye söylediği sözler tüylerimi ürpertti:

"Yetki artık senin. İster asarsın ister, kesersin. Her şey sende!"

İşin ilginci, Kadri Gürsel'in Milliyet'te yazdığı gibi yandaş medya bu haberi ya görmezden gelmiş, ya da okura göstermemek için her şeyi yapmıştı.

* * *

Kamuoyu, "Askeri darbe teşebbüsü iddialarına" kitlendiği için, "sivil darbeler", "sivil darbeciler" unutuluyor.

Hemen bir anımsatma yapalım:

Çok Partili Düzen'e geçildikten sonra askeri müdahalelerin önünü açan 27 Mayıs 1960 darbesi, Menderes'in "Tahkikat Komisyonu" kurarak yaptığı "sivil darbeye" tepki olarak uygulamaya konmuştu.

* * *

Bu sütunda defalarca, Demokrat Parti'nin, Tek Parti Dönemi'nden sonra serbest seçimlerle iktidara gelmesine karşın, demokrasiyi geliştirmek yerine sistemi otoriter bir çoğunluk diktatörlüğüne dönüştürdüğü için yol açtığı zincirleme reaksiyonlardan dolayı Türkiye'de demokrasinin bir türlü yerleşemediğini yazmıştım.

Menderes'in sivil darbesine karşı, askerler 27 Mayıs darbesini yaptı.

Ondan sonra hem yine askerler 27 Mayıs Anayasası'nı budamak istedikleri için, hem de Menderes, Zorlu ve Polatkan'ın asılmasının açtığı yaralar günümüze kadar gelen bir düşman kamplaşma yarattığından dolayı, Çok Partili Rejim bir türlü rayına oturmadı, oturtulamadı.

Meraklısı benim internet sitemdeki Aydınlanma sütununda yazdığım 606 sayılı "Sivil Darbe" ve 615 sayılı "Anayasa Mahkemesi" başlıklı yazılarıma bakabilir.

Daha da meraklısı sitemin arama motoruna "Tahkikat Komisyonu" yazarak önüne gelen bütün makaleleri okuyabilir.

* * *

Demokrasi, çağdaş sınıflar, sermaye sınıfı ve işçi sınıfı gelişmeden olamıyor.

Tamam, bunu artık öğrendik.

Ama acaba demokrasinin bir türlü Türkiye'de rayına oturamamasında ailenin ve eğitimin rolü nedir?

Aile feodalse...

Erkek egemen ve yaşlı egemense...

Çocuklar baskı altındaysa...

Bağımsız, demokratik kişilikleri gelişmiyorsa...

Otoriter bir kültürle büyüyorlarsa...

Eğitim dogmatikse...

Öğrenciler sorgulamayı öğrenmeden...

Ezberci bir kültür alıyorlarsa...

Din eğitimi yaygınlaşıyor ve dogmatizm artık bir "yaşam kültürü" halini alıyorsa...

Feodal bir aileden yetişmiş...

Dogmatik din eğitimi almış...

Bir politikacı Başbakan olursa...

Ondan hangi demokratik atılım veya açılım beklenebilir ki!

* * *

Türkiye'nin sorunu sadece sınıfsal azgelişmişlik değil, ailedeki ve eğitimdeki otoriterliktir.

Bu sorun, sadece ülke yönetiminde değil, şirket yönetiminde, medyada, gazete ve televizyon yönetiminde de egemendir.

Daha önce mazlumu oynarken...

Gücü eline geçirir geçirmez diktatörleşen...

Bağımsız kişiliği gelişmemiş...

Demokrasiyi özümlememiş...

Politikacıların, patronların, yazarların, yöneticilerin ülkemizi ve medyamızı getirdiği acıklı nokta ortadadır.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 19 Ağustos 2019

Valid HTML 4.01 Transitional