Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

AKP'NİN SÖZLÜĞÜNDE "AÇILIM" "KAPANMA" ANLAMINA MI GELİYOR?
 

AKP'nin, zaten engebeli ve virajlı bir yolda giden "Ermeni Açılımı" geldi, Türkiye'de kaçak olarak çalışan yüz bin Ermeni vatandaşının sınır dışı edilmesine dayandı.

Yüz bin sayısı ve sınır dışı edilme tehdidi doğrudan doğruya Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ifadesi.

Başbakan Türkiye'de yüz yetmiş bin Ermeni'nin yaşadığını, bunların yetmiş binin Türk vatandaşı, yüz bininin ise kaçak işçi olduğunu söylüyor.

Üstelik bunu BBC'nin yayınında belirtiyor.

Yani sadece içeriye değil, doğrudan doğruya uluslararası kamuoyuna da sesleniyor.

* * *

Başbakan'ın konuşmasına ilk itiraz, sayı konusunda:

Yapılan araştırmalara ve eldeki verilere göre yüz bin kaçak Ermeni sayısı abartılı görünüyor.

Bizzat hükümet geçen yıl bu sayıyı kırk bin olarak belirtmişti.

İkinci itiraz, kaçak olduğu bilinen Ermeni işçilere niçin müsamaha edildiği konusunda geliyor.

Her şeyden önce kaçaklara izin vermemek gerekir.

Hiçbir ciddi devlet, sınırlarının kevgire dönmesine izin veremez.

Üçüncü itiraz, eğer bu tavır Ermenistan'a ilişkin bir politika ise, niçin bu kaçak işçiler yasal çerçeve içine alınmaz, hukuk ve bürokrasi eğilip bükülerek izinsiz çalışmalarına göz yumulur biçiminde.

Üstelik işin yasallaştırılması, ülkemizin ciddiyetine uygun ve komşumuz Ermenistan'a gösterilen hoşgörünün resmi bir ifadesi olmaz mı!

* * *

Ama konunun asıl rahatsız edici yönü, zaten soykırım iddiaları ile kuşatılan bir Türkiye'de, Ermeni azınlık ile, bu kaçak işçilerin ırk bağlamında aynı kefeye konularak ele alınması.

Türkiye Cumhuriyeti, demokratik ve çağdaş niteliğini asıl, inanç ve ırk olarak çoğunluktan farklı kesimlere yaptığı muamele ile göstermek zorundadır.

Rumlar, Ermeniler, Yahudiler, hem Türkiye'deki azınlıklar hem de bölgemizdeki ülkelerle bağlantıları bulunan insanlar olarak, üzerlerinde hassasiyetle durmamız, hakları ve özgürlükleri konusunda titizlik göstermemiz gereken kişiler değil midir?

Asıl milliyetçilik böyle davranmayı gerektirmez mi!

* * *

AKP iktidarının her "Açılım" konusunda aynı tutarsızlıkları sergilediğine tanık oluyoruz:

Örneğin sonradan adı düzeltilerek "Demokratik Açılıma" dönüştürülen "Kürt Açılımı" sırasında da benzer sorunları yaşadık.

Önce Kandil dağından ve Mahmur kampından gelen Kürtlere, Habur sınır kapısında, hukuk eğilip bükülerek, garip ve özel bir muamele yapıldı.

Sonra da aralarında belediye başkanlarının da bulunduğu Kürt kökenli politikacılar ve parti yöneticileri tutuklandı.

Senaryo, iki "Açılımda" da aynıydı:

Önce "Açılım" adına hukuk eğilip büküldü.

Sonra, eskisinden daha şiddetle "Açılım" yapılan kitlenin üzerine gidildi.

Şimdi "Roman Açılımı" devrede.

Ötekilerle arasında sadece bir "takdim-tehir" farkı var:

Önce herkesin gözü önünde mahalleleri yerle bir edildi, yaşadıkları yerlerden sürüldüler...

Açılım sonra, arkadan geldi.

AKP iktidarı için "Açılım" sözcüğü galiba tam ters anlam ifade ediyor!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 19 Ağustos 2019

Valid HTML 4.01 Transitional