Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

BİR KAÇ CILIZ SESE BİLE TAHAMMÜL KALMADI MI?
 

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Cuma günü AKP'nin genişletilmiş il başkanları toplantısında konuştu.

Konuşmasının bir yerinde üçlü zirveyi ve ekonomiyi eleştiren gazetecileri kastederek satır başlarıyla şöyle dedi:

"...Bunu yazan gazetecilerin patronlarına sesleniyorum. 'Ne yapayım, köşe yazarı, hakim olamıyorum' diyemezsin, sorumlusu sensin...

...O insanlara da o kalemleri teslim edenler der ki 'kusura bakma kardeşim bizim dükkanda sana yer yok'. Çünkü herkes vitrinine layık olanını koyar..."

* * *

Bu sözler beni korkutuyor.

Çünkü bu sözleri söyleyen, bütün güçleri elinde toplamış bir başbakan:

Herkesi her an her yerde dinliyorlar, izliyorlar, kaydediyorlar.

Meclis grubu yek vücut; yasama tam denetimde.

Yürütme, bürokrasi tek ses, tek nefes.

Cumhurbaşkanlığı kendilerinde; devlete de hakimler.

Sermayenin zaten eli mahkum.

Emekçi örgütleri güçsüz.

Adalet mekanizmasını çoğu zaman istedikleri gibi yönlendirebiliyorlar.

Medyanın yarısından çoğu, ya doğrudan ya dolaylı olarak kendilerinin.

Geri kalanı da korkmuş, susmuş, pusmuş, uzlaşmış durumda.

İktidar bugün, böyle yoğunlaşmış, yaygın ve derin, çağdaş teknolojinin tüm olanaklarını kullanan, yasamaya, yürütmeye tam egemen, yargıyı da etkileyen, tüm toplumu denetleyen merkezi bir güce sahip.

Profesörler, rektörler, gazeteciler, yazarlar, generaller, politikacılar hapiste.

Elinde bu denli büyük bir güç olan ve bunu hoyratça da kullanmaktan çekinmeyen bir başbakan böyle konuşunca insan ister istemez korkuyor.

Zaten ortada birkaç cılız sesten başka bir şey kalmadı.

Başbakan'ın artık bunlara da mı tahammülü yok?

* * *

Medyanın büyük bölümü zaten kendisine destek veren gazete ve televizyonlardan oluşuyor.

Oralarda çalışan arkadaşlarda bir rahatsızlık yok.

Onların bir bölümü zaten kendi meslektaşlarını ihbar eden kişiler.

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti bir bildiri yayınladı:

"...Köşe yazarlarını hizaya getirmek amacıyla onları patronlarına şikayet etmek ne yazık ki siyasetçilerin iktidarlarında çokça denedikleri ancak sonuçta başaramadıkları bir 'tek parti yönetimi' hevesidir...

...Umuyoruz ki Sayın Başbakan basının özgür olmadığı bir Türkiye düşlemiyor..."

Türkiye Gazeteciler Sendikası'nın bildirisinde de şu satırlar vardı:

"Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Hükümet icraatlarını eleştiren köşe yazarlarının işten çıkarılmasını ima eden açıklamalarıyla hukuk devleti ilkelerini bir kez daha ayaklar altını aldı...

...Bu tür müdahale, sansür ve otosansür girişimleri, basın ve ifade özgürlüğü konusunda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin verdiği ilke kararlarıyla asla bağdaşmaz..."

* * *

Türkiye değişiyor ve hızla bir yerlere doğru gidiyor.

Nereye doğru olduğunu kestirebiliyor musunuz!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 17 Haziran 2019

Valid HTML 4.01 Transitional