Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

"KUTLU YÜRÜYÜŞ" NEREYE: İKİ KONUŞMA BİR SAYI
 

Son günlerde adalet mekanizması içindeki olayları kalın hatlarıyla anımsayalım:

Özel Yetkili Erzurum Savcısı, tarikat ve cemaatleri soruşturan Erzincan Cumhuriyet Savcısı'nı, terör örgütü ile ilişkili olduğu gerekçesiyle tutuklattı.

HSYK, yetki aşımı gerekçesiyle Erzurum özel yetkili savcılarının yetkilerini kaldırdı.

Bunun üzerine Başbakan, AKP'nin hukuk kurmaylarıyla toplandı.

Toplantıdan sonra Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, bir açıklama yaptı:

Arınç şöyle diyordu:

"Bu ülkenin kutlu yürüyüşü asla ve asla durdurulamaz.

Vesayetçi anlayışlar, statükocu yaklaşımlar, değişime direnen tutucular, bürokratik oligarşi ve Orta Çağ zihniyetleri elinde bu ülkenin şahlanışı artık daha fazla ertelenemez."

Arınç'ın hedefinde yargıçlar vardı:

"Türkiye bir yargıçlar devleti değil, demokratik bir hukuk devletidir, öyle de kalacaktır." diye bitiriyordu konuşmasını.

* * *

Arınç'ın demokratik hukuk devleti adına, hukuk devletini savunan yargıçları suçlaması şaşırtıcı:

Demokratik hukuk devletinin güvencesi zaten hukukun üstünlüğü değil midir?

Bağımsız ve tarafsız yargıçlar demokratik hukuk devletinin koruyucusu değil midir?

Yargı bağımsızlığını, yargıçlar devleti diye niteleyebilir, hukuk devleti ve demokrasi adına eleştirebilir misiniz?

Öte yandan, Arınç'ın kastettiği "kutlu yürüyüş" deyiminin anlamı açıktı:

Deyim, her ne kadar konuşmanın tümü itibariyle demokrasiye doğru bir yürüyüş gibi kullanılmış izlenimi veriyorsa da, dinsel bir hedefe doğru gidiş, kitlelerin dini duygularına hitap eden demagojik bir anlam taşıdığı ortada.

* * *

Arkadan AKP Kahramanmaraş Milletvekili Avni Doğan konuştu:

"Türkiye'nin Ak Parti'ye 10 sene daha ihtiyacı var.

Bu memlekette kimin kızının başı örtülü, hepsini fişlemişler. Kimin çocuğu İmam Hatip'e gidiyor hepsini fişlemişler. Kim muhafazakar, kim Ramazan'da oruç tutuyor hepsini fişlemişler. Eee şimdi biz onları fişliyoruz. 40 sene onlar bu halka yaptı, inşallah sıra bizde. Yapmaya çalıştığımız bu arkadaşlar"

dedi.

Öyle anlaşılıyor ki, AKP milletvekili vatandaşları "Biz" ve "Onlar" diye ikiye ayırıyor ve intikam peşinde koşuyor.

Ayrıca bu işi bitirmek için de on yıl daha iktidarda kalmak istiyor.

AKP bu "fişleme" işine sahip çıkmadı.

Parti adına konuşan Çelik, Milletvekilinin sözlerinin sadece kendisini bağladığını ve bu konuda uyarıldığını söyledi.

Milletvekili ise kendisine bir uyarı gelmediğini belirtti.

Ama bu sözlerinin genel bir siyasal ve ideolojik yaklaşımı yansıttığı yadsınabilir mi?

* * *

Şimdi bu iki konuşmanın ardından bir de sayı anımsayalım:

Son yıllarda Türkiye'de içki satan yerlerin ruhsat sayısında 17.000 (yazı ile onyedibin) azalma olmuş.

AKP iktidarı "İnsanları fişleyerek, on yıl daha 'Kutlu Yürüyüşüne' " devam ederse on yıl sonraki Türkiye ne olur, düşünebiliyor musunuz?


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 9 Aralık 2019

Valid HTML 4.01 Transitional