Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

TIKANAN DEMOKRATİK REJİM VE KILIÇDAROĞLU'NUN KURULTAY KONUŞMASI
 

Türkiye'de Demokratik Rejim zaten zar zor işliyordu...

AKP'nin "İlerli demokrasi" yutturmacasıyla yaptığı uygulamalar bu rejimi iyice tıkadı...

Çünkü AKP iktidarı, rejimi değiştirmeyi ve demokratikleştirmeyi değil, kendi egemenliğini güçlendirmeyi hedefledi.

Genel yaklaşımları "Şimdiye kadar rejimden onlar nemalandı, bizi ezdi; şimdi de nemalanma ve ezme sırası bizde" biçiminde özetlenebilir.

Tabii genel anlayış bu olunca, alınan bütün önlemler "İleri Demokrasi" adı altında nemalanmayı ve denetimi arttırıcı nitelikte oldu...

Rejim iyice tıkandı!

* * *

Söz verdiği halde milletvekili dokunulmazlıklarını kaldırmadı...

Bilakis pek çok hukuksuzluk ve yolsuzluk iddialarını ört-bas edecek biçimde yasal ve idari değişikliklere, uygulamalara imza attı.

Yüzde on seçim barajını düşürmedi...

Seçimlerdeki adaletsizliği korudu.

Yargı bağımsızlığını geliştirmedi...

İktidara bağımlı bir yargının yapısal önlemlerini oluşturdu.

Anayasa'da, ceza yasalarında ve basın yasasında yapılan değişikliklerle medyayı özgürleştirmedi...

Tam tersine medyayı daha sıkı bir denetim altına aldı ve yaptığı uygulamalarla büyük bir baskı oluşturdu...

Bu bağlamda RTÜK'ü demokratikleştirmedi, tam anlamıyla kendi organı haline getirdi.

YÖK'ü ne kaldırdı ne de üniversite özerkliğini geliştirecek biçimde yeniden düzenledi...

YÖK'ü kendi egemenliğine aldı ve yandaş bir yönetim kurarak üniversitelerde daha sert ve müdahaleci uygulamalara imza attı...

Cinsiyetler arası eşitsizliği telafi etmedi...

Kadın özgürlüğünü sadece türbana indirgedi.

Eğitimi düzeltmedi...

Eğitim sorununu İmam-Hatip sorunu haline getirdi.

Adaletin işleyişini hızlandırmadı, demokratikleştirmedi...

Hapishaneleri ve sanık sandalyelerini aydınlarla, yazarlarla, öğretim üyeleriyle, sivil ve asker memurlarla doldurdu.

Çalışanların haklarını geliştirmedi...

İşçileri, emeklileri ezdi, işsizliği ve yoksulluğu arttırdı.

Sivil Toplum Kuruluşlarını geliştirmedi, onlarla işbirliği yapmadı...

Tarikat ve cemaatlerle ittifak kurdu.

Bütün bunlarla da yetinmedi...

Herkesi her an, her yerde izlemeye, kayıt altına almaya, kayıtları medyaya sızdırmaya, insanların özel yaşamlarını, haysiyetlerini zedelemeye başladı.

Sonuç olarak:

Demokratik Rejimi geliştirmedi...

Tam tersine, Demokratik Rejimi tıkadı!

* * *

İşte bütün bu nedenlerle, Kılıçdaroğlu'nun Kurultay konuşması çok doğru bir stratejiyle hazırlanmış, halka ümit veren, tıkanan demokratik rejimin önünü açacak önemleri vurgulayan bir umut oldu:

CHP'nin önündeki birinci görev tıkanan Demokratik Rejimin önünü açmak...

AKP'nin kurduğu "Korku İmparatorluğu"nu ortadan kaldırmaktır.

Kılıçdaroğlu, bu hedef için Anayasa değişikliği dahil her türlü önlemi alacaklarını vurguladı.

Türkiye'nin önündeki bütün sorunlar, Demokratik Rejimin işletilmesiyle çok daha kolay ve kalıcı çözümler üretilerek aşılabilecektir.

Kılıçdaroğlu Kurultay konuşmasıyla bunun bilincinde olduğunu göstermiştir!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 19 Ağustos 2019

Valid HTML 4.01 Transitional