Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

ASSANGE, SPEELMAN, ANDAY: BİREYSEL SORUMLULUK ÜZERİNE
 

WikiLeaks belgeleri Amerika'yı ve dünyayı olduğu gibi Türkiye'yi de karıştıracak gibi görünüyor...

Özellikle Başbakan'ın banka hesapları ve İran'dan alınan patlayıcılar hakkındaki iddialar herhalde çok önemli...

Ama ben olayın başka bir yönü, demokrasileri ayakta tutan sorumluluk duygusu üzerinde durmak istiyorum bugün.

* * *

Julian Paul Assange...

Wim Speelman...

Melih Cevdet Anday...

Bize toplumsal olaylar karşısında bireyin sorumluluğunu anımsatan üç isim.

* * *

Julian Paul Assange'yi artık herkes tanıyor:

ABD'yi ve dünyayı alt-üst eden belgeleri yayınlayan kişi.

2006 yılında WikiLeaks İnternet sitesini kuran, sitenin editörlüğünü ve sözcülüğünü yapan, 1971 doğumlu bir Avustralyalı, eski bir bilgisayar korsanı.

Wim Speelman'ı hemen hemen kimse tanımıyor.

İkinci Dünya Savaşı sırasındaki trajik öyküsünü, 28 Kasım Pazar günü, Cumhuriyet Dergi'de yayınlanan Zülal Kalkandelen'in yazısından öğreniyoruz.

Melih Cevdet Anday'ı hemen hemen bütün Türkiye aydınları tanıyor.

Onun da bir siyasal-toplumsal olay karşısındaki sorumluluk duygusunu, Ali Sirmen'in yine aynı gün Cumhuriyet'te yayınlanan yazısından öğreniyoruz.

* * *

Önce Kalkandelen'in satırlarından, Nazi işgaline karşı direnirken hayatını yitiren Speelman'ın öyküsünü okuyalım:

"Wim Speelman adlı bir öğrenci, Vrij Nederland ve Trouw adlı iki gazetenin çıkarılmasını örgütleyenlerden biridir. Alman İstihbarat Servisi tarafından da kimliği bilinmektedir.

Almanlar, 1944 yılında Speelman'a bir teklif yapar. Trouw'un yayınını durdurursa, gazetenin ölüme mahkûm edilen 23 çalışanının hayatının bağışlanacağı söylenir. Ancak bunun için bir belge imzalayacaktır...

Speelman, bunun, Trouw'un direnişe teşvik ettiği Hollandalıların sırtına bıçak saplamak olacağını düşünür ve "Devam edeceğiz" der...

23 idam gerçekleşir; altı ay sonra da Speelman tutuklanıp öldürülür..."

Kalkandelen'in "Büyük laf mı, ufak eylem mi?" başlıklı yazısı ve bu yazıda irdelediği sorumluluk duygusu sorunu son derece önemli.

Felsefi açılımları da olan bu yazının tümü mutlaka okunmalı.

* * *

Şimdi bir de Sirmen'in yazısından Melih Cevdet Anday'la ilgili bölümü görelim:

"Yirmi beş yıl kadar önce, 2. Dünya Savaşı sırasında Stalin'in uydurma mahkemelerinde yargılanıp mahkûm olan sosyalistlerin itibarlarının iadesi için bir imza kampanyası açılmıştı.

Melih Cevdet Anday, o kampanyaya imza vermeyi reddetti. Gerekçesini de şöyle açıkladı:

- İtibarlarının iadesine karşı değilim, ama ben o sırada yargılamaları onaylamıştım. Şimdi nasıl olur da aksine imza verebilirim?

- O zaman koşulları bilmiyordunuz, bilemezdiniz ki,

yollu itirazları ise şiddetle reddetti.

- Bilmeliydim efendim, bilmek zorundaydım, sorumluluğum bunu gerektirirdi, dedi."

Sirmen'in "Sorumluluğun Sınırı" başlıklı yazısı da sorumluluk sorununu işliyor.

Somut olaylara da atıf yapan bu yazının tümü mutlaka okunmalı.

* * *

Gerek Kalkandelen, gerekse Sirmen, çok farklı bağlamlardan hareket etmekle birlikte, aynı noktada buluşuyor:

Bir bireyin, bir memurun, bir amirin, bir siyasal eylemcinin, bir aydının toplumsal ve siyasal sorumluluğu nerede başlar, nerede biter?

Assange, bu sorunun yanıtını kendi açısından vermiş bir kişi.

Haksız egemenlik kuranların bu egemenliklerini kamuoyundan bilgi ve haber saklayarak sürdürdüklerini düşünüyor ve her türlü gizli bilginin kamuoyu ile paylaşılmasını savunuyor...

"Radikal demokrasi" kavramını hayata geçiren, kendini dünyada olup bitenlerden sorumlu gören bir eylemci...

Peki ya biz...

İçinde yaşadığımız topluma karşı olan sorumluluklarımızın bilicinde miyiz?

WikiLeaks belgelerinin irdelenmesindeki tavrımız bu sorunun yanıtını vermekte yardımcı olacak!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 22 Nisan 2019

Valid HTML 4.01 Transitional