Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

YENİ CHP VE KILIÇDAROĞLU III: ALTI OK'TAN DEMOKRATİKLEŞEMEYE VE SOSYAL DEVLETE
 

CHP, parti olarak ilk şoku 1950 seçimlerinde iktidardan düşünce yaşadı.

Siz bugünlerde "Büyük Değişim" filan diye gürültü koparanlara bakmayın.

Asıl "Büyük Değişim" 1950'de yaşanmıştı.

CHP kendi yarattığı bu dönüşümün şaşkınlığını üzerinden atamadan, 1954 seçimlerinde bir darbe daha yedi, iyice küçüldü.

Bu arada Demokrat Parti demokrasiyi geliştireceğine, üst üste iki seçimi, üstelik oylarını da arttırarak kazanmanın getirdiği rahatlık ve sanki bir daha iktidardan gitmeyecekmiş gibi bir güven içinde "Milli irade benim" anlayışı ile hızla bir "Çoğunluk diktatörlüğüne" doğru yol alıyordu.

CHP'de tam bir panik ve dağılma havası egemendi.

Genel Sekreter Kasım Gülek demir asa demir çarık Anadolu'yu gezerek bu bozgun havasını engellemeye çalışıyordu.

1957 seçimlerinde Demokrat Parti yüzde 50'nin altına düştü ve iktidarı kaybedeceği korkusuna kapıldı.

Kendisine oy vermeyen Kırşehir ilini ilçe yaparak cezalandırmaktan tutun da muhalif gazetecileri ve muhalif politikacıları hapse atmaya kadar her türlü diktatörce davranışı hızlandırdı.

Güya "partiler üstü" bir "Vatan Cephesi" hareketi başlattı ve ülkeyi resmen böldü.

Bu bunalımda CHP demokrasiyi sahiplendi.

Böylece Türkiye'yi demokratikleştirme misyonunu tarihsel sorumluluğunu bir kez daha yüklendi:

İktidara geldiği takdirde uygulayacağı yapısal demokratik reformları açıklayan bir "İlk hedefler beyannamesi" yayınladı.

Bu aslında CHP'nin ikinci yenilenme hareketiydi.

Birinci yenilenme hareketi Çok Partili Rejime geçiş için alınan kararlarla yaşanmıştı.

Ne yazık ki Demokrat Parti'nin diktatörce gidişi 27 Mayıs 1960 askeri darbesine yol açtı ve maalesef, Demokrat Parti'nin Vatan Cephesi ile başlattığı "bölücü" hareket, üç Demokrat Parti liderinin idamı ile kana bulandı ve günümüze kadar gelen "kanayan bir siyasal yara" halini aldı.

Fakat 1961 Anayasası gerçekten çağdaş demokratik, laik ve sosyal hukuk devletini kuran bir anayasa niteliği taşıyordu...

Ve bu anayasanın arkasında CHP'nin ilan ettiği "İlk hedefler beyannamesi" vardı.

CHP'nin ilk yenilenme hareketi, Çok Partili Düzeni...

İkinci yenilenme hareketi de 1961'de kabul edilen çağdaş 1961 Anayasası'nı gerçekleştirmiş oldu.

CHP'nin değişimcilik geleneği devam etti...

Dünya ve Türkiye değişiyor, CHP de ona uygun yapısal değişiklerin peşinde koşuyordu...

Bülent Ecevit ve "Ortanın Solu" hareketi böyle doğdu.

Değişen Türkiye bu harekete tam destek verdi.

Bülent Ecevit önce tarihsel CHP lideri İsmet İnönü'yü kurultayda yendi, sonra da seçimleri kazanıp, MSP ile ortaklık kurarak iktidara geldi.

Böylece CHP, üçüncü yenilenme hareketi ile de Türkiye'yi dönüştürme misyonuna devam etti.

Ecevit, 1977 yılında seçimlerden önce dördüncü yenilenme hareketine girişti.

CHP programını, küçük bir grup bilim insanı ile yeniden yazdı.

Ben de, Cahit Kayra'nın bir araya topladığı o küçük grubun içinde olduğum için bugünkü CHP programının özünü iyi bilirim.

CHP'yi 1977 seçimlerinden sonra yeniden iktidara taşıyan o program klasik Altı Ok ilkesine eklenen altı tane daha çağdaş ilkeye dayanıyordu. Bu ilkeler şunlardı:

  1. Özgürlük. 
  2. Eşitlik. 
  3. Dayanışma. 
  4. Emeğin üstünlüğü ve bütünlüğü. 
  5. Gelişmenin bütünlüğü ve etkinliği. 
  6. Demokratikleşme.

İşte CHP'yi iktidara taşıyan yeni altı ilke bunlardı.

Bu ilkeler Küreselleşen dünyanın sorunlarıyla karşı karşıya olan bugünkü değişen Türkiye'de geçerlidir.

CHP'nin sorunu bu ilkeleri, enerjik bir çalışmayla, anlamlı projelerle, halka diyalog kurarak topluma mal edememesidir.

Bunun nedeni de CHP'nin örgüt ve gönül kapısını küçük bir grup dışında herkese kapatmış olmasıydı.

Kılıçdaroğlu gerek çalışkanlığı, gerek halkla diyalog kurma yeteneği ve gerekse oluşturduğu kadro ile CHP'nin örgüt ve gönül kapılarını geniş kitlelere yeniden açmış görünüyor.

Perşembe gününe "Korku imparatorluğu!".


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 19 Ağustos 2019

Valid HTML 4.01 Transitional