Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

ŞERİF MARDİN VE FRANKENŞTAYN
 

İnsan önce doğanın tutsağıdır...

Yemek...

İçmek...

Uyumak...

Üremek...

Hepimiz daha sonra kendimizin tutsağı oluruz:

Sevgilerimiz...

Korkularımız...

Özlemlerimiz...

Birbirimiz...

Bu iki tutsaklık yetmiyormuş gibi zalimler kimi zaman bizi dört duvar arasına da hapseder.

İşte bu yazı, özellikle dört duvar arasındaki özgürler, ya da dışarda yaşayan tutsaklar içindir.

* * *

Yasemin Arpa, Fazıl Hüsnü Dağlarca ile yaptığı konuşmaları kitaplaştırmış...

Bir büyük şairin, bir sanatçının iç dünyasını, felsefesini yansıtan bir kitap.

İnsanın içerdeki ya da dışarıdaki yalnızlığının ya da tutsaklığının en mükemmel ilacı, sanat, edebiyat, felsefedir.

Fazıl Hüsnü Dağlarca'nın aşağıdaki satırlarında bunları bulacaksınız.

* * *

Biri yalnızsa iki demektir. Böylece ikisi yalnızsa dört olurlar. Birisi olmadan ötekinin yalnız sayılması olanaksızdır.

* * *

Sevmenin büyük bir bakış olduğunu ya da büyük bakışların çok bakışlardan oluştuğunu sanıyorum. Tek sevgiliye çok gözle bakmak onu ikileyebilir, üçleyebilir.

* * *

Büyük sevgiler açıklanamıyor...

Herkes sevemez. Sevgi yetenek ister. Sevgi büyük bir yetenektir ve çok az kişi bu büyüklüğe erebilir.

* * *

Çok yazıyorsam, daha büyük bir yeryüzünün daha büyük bir gökyüzü altında olmasındandır. Bu duruma pek sevinmiyorum. Bir tür tutsaklık duyuyorum. Kocaman bir el, damlayan damlalara hep açık.

* * *

Yapıtlarımız basamaklara benzer. Kendimize inerlerken bir yükselmeyi yaşarlar. Bu yükselmenin adını koyabilirim: Evreni, evrendekilerin hepsini; hayvan, insan, bitki ayırt etmeden yaşamak.

* * *

Yeryüzü göründüğü kadar değildir, varlığımız göründüğü kadar değildir. Bu kadar kısa mesafeli değildir.

* * *
Çocuk kız benzerdi yıldıza
Çocuk kıza benzerdi yıldız
İkisi de sevdiklerinden uzaktılar.

* * *

Özgürlük deyince kişinin ta kendisini görürüm.

* * *

En özgür olduğumuz yer nedir biliyor musunuz? Sanat yaptığımız ya da bir sanatın içinde olduğumuz süredir.

* * *

Adalet diye bir şey yok. Adaletin zerresi yok...

Adalet ne doğada ne cemiyetlerde var. Çok uğraşılmış. Bundan sonra da olacağına inanmıyorum.

* * *

Aslında ben iki-üç ömürlüyüm. Ben kendimin binde birini gösterdim ancak. Bu kadarını bile anlamıyorlar bu herifler yahu!..

* * *

Sevgili okurlarım, Haberal'ın, Hilmioğlu'nun ve arkadaşlarının kurtardığı hayatlar, Balbay'ın, Özkan'ın, Perinçek'in ve arkadaşlarının yazdığı kitaplar, Dağlarca'nın yukardaki düşünceleriyle daha bir anlam kazanıyor.

Aşklar, yalnızlıklar, mutluluklar, düş kırıklıkları, kurtarılan hayatlar, yapılamayan ameliyatlar, yazılan kitaplar, yazılamayan yazılar...

Zedelenen adalet duygusu...

Şahlanan onur...

Bilenen ve olgunlaşan kişilik...

İnsanı kimi zaman dört duvar arasında özgür kılıyor, kimi zaman dışarda tutsak!

Yasemin Arpa'nın Dağlarca kitabını mutlaka okuyun.

Hayırlı Pazarlar!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 17 Haziran 2019

Valid HTML 4.01 Transitional